Sertleşme Sorunu
09 Temmuz 2009 admin
Kategori: Cinsel Sağlık
->
Erkekte cinsel aktivite nasıl gerçekleşir?
Erkekte testisler (yumurtalıklar) görevlerini yerine getirdiği zaman normal libido (cinsel arzu), cinsel aktivite vardır ve/veya kendiliğinden gün içinde veya gece sertleşme görülür. Ereksiyon (sertleşme) erkek cinsel organının kasları, sinirleri ve damarları arasındaki uyum sonucu gelişir. Diyabetli erkeklerde ereksiyon bozukluğuna neden olan iki ana faktör vardır: diyabetik damar ve sinir hastalıkları.
Erektil disfonksiyon ne anlama gelmektedir?
Erkek cinsil organında (penis) ereksiyon olmaması veya olan ereksiyonun korunamaması durumuna erektil disfonksiyon denir. Erektil disfonksiyon gelişmekte olan diyabetin habercisi olabilir.
Diyabet erkekte nasıl erektil disfonksiyona sebep olur?
Diyabet beyinden çıkan sinyallerin erkek cinsel organına ulaşmasını etkiler ve ereksiyon için gerekli kan akımını kontrol eden sinirlerin görevini bozar.
Erektil disfonksiyon neden önemli bir durumdur?
Erektil disfonksiyon diyabetli erkeklerin %50-70′inde görülür. 20-29 yaş aralığında %9 iken 70 yaşında %95′e yükselmektedir. Diyabet tanısı konduktan sonra ilk on yıl içinde erkeklerde açık olarak erektil disfonksiyon gelişir. Erektil disfonksiyon diyabetlide damar sertliği varlığının bir göstergesi ve hatta kalp krizi riskinin belirleyicisi olabilir.
Erektil disfonksiyon değerlendirilmesi nasıl olmalıdır?
Erektil disfonksiyonu bulunan erkek ilk muayenesine eğer mümkünse eşiyle birlikte alınmalıdır. Böylelikle eşlerin ilişkisi ve bu bozukluğun düzelmesi halinde bu ilişkiyi nasıl katkıda bulunabileceğinin değerlendirilmesi yapılabilir.
Erektil disfonksiyon için hekime başvuran hastada sırasıyla aşağıdaki değerlendirme yapılmalıdır:
1. Öykü, özellikle tıbbi ve cinsel özgeçmiş
2. Fizik muayene ve pisikolojik değerlendirme
3. Hemoglobin A1c, testosteron, prolaktin ve tiroid fonksiyon testleri
4. Gece ereksiyon testleri (uykuda ereksiyon olmaması fiziksel bir nedenin varlığına işarat eder)
5. Sinir sistemini ve damarları değerlendiren testler
Gerçek neden nedir?
Erektil disfonksiyonu bulunan erkeklerin en önemli sorununu onlar için mahrem bir konuyu herkese açamamaları, doğru ve yeterli hikayeyi verememeleri oluşturmaktadır. Böyle bir yaklaşım doktoru doğru teşhisten uzaklaştırmaktadır. Ne tür bir problemin olduğunu belirlemek işin püf noktasıdır. Sorun kısmi sertleşme kaybı mı yoksa hiç sertleşme kaybı mı yoksa hiç sertleşme olmaması mıdır? Diyabetteki doğal seyir yavaş ilerleyen ve genellikle yıllar sonra tam bir kayıpla sonlanan bir ereksiyon bozukluğudur. Libido, yani cinsel arzu kaybı genelde yoktur. Psikojenik erektil disfonksiyonda olduğu gibi kayıp ani değildir; sabah, gece ve refleks ereksiyonlar kaybolmuştur ve zamanla ağırlaşan bir tablo çizilir.
Erektil disfonksiyonu olan diyabetli erkeklar için tedavi seçenekleri nelerdir?
Erektil disfonksiyonu olan diyabetli erkekler için üç belli başlı tedavi seçeneği bulunmaktadır:
1. Erektil disfonksiyona neden olabilecek ilaçların kesilmesi ve/veya psikolojik destek
2. İlaç tedavisi
3. Cerrahi tedavi
1. Herhangi bir tedaviye başlamadan önce erektil disfonksiyona neden olacak her türlü ilacı kesmek gerekmektedir. Sigara ve alkol bunların başında gelmektedir. Bazı tansiyon ilaçları, merkezi sinir sistemi üzerine etki yapan ve hormonal dengeyi bozan ilaçlar erektil disfonksiyondan sorumlu tutulabilir. Depresyon diyabetlilerde sık rastlanan bir hastalıktır ve psikojenik destek tedavisi veya ilaç tedavisi kişinin cinsel performansını arttırabilir.
2. Transuretral (penis içine) yerleştirme ile veya kendi kendine penise enjeksiyon yaparak ilaç verme uygulamaları yanısıra bugün ağızdan alınan, sildenafil denen bir maddeyi içeren ilaç kullanıma girmiştir. Hayati yan etki taşıma riski sebebiyle hiç bir ilaç doktor tavsiyesi dışında alınmamalı ve uygulanmamalıdır. İlaçların etki etmediği durumlarda vaküm yaratarak penisin kanla dolmasını sağlayıp ereksiyon sağlayan araçlar kullanılabilir.
3. İlaç tedavisi başarısız olanlarda penis protezi uygulanabilir. Genel anestezi altında cerrahi işlem gerektirir. Protezin çalışmaması, enfeksiyon ve erozyon sıklıkla karşılaşılan problemlerdir ve protezin çıkarılmasıyla sonuçlanır. Vaküm tedavisi ve diğer ilaç tedavilerinin varlığında protez uygulaması pek başvurulan bir tedavi şekli değildir. Bir diğer cerrahi girişim ise genç, diyabeti yeni ortaya çıkmış ve ileri derecede bölgesel damar tıkanıklığı olanlarda revaskülarizasyon (yeniden damarlandırma) tedavisidir.
Diyabetli kadınlarda cinsel fonksiyon bozukluğu neden gelişir?
Diyabetli kadınlarda cinsel fonksiyon bozukluğu sık görülen bir durumdur. Erkeklerde olduğu gibi onlar da bu problemlerini hekimlere açmaktan çekinirler ve çoğu zaman da kadındaki bu bozukluk ruhsal durumundaki dalgalanmalar, vajinit belirtileri ile karışabilmektedir. Kadınlarda depresyon erkeklerden daha fazla görülür ve bu da cinsel fonksiyon bozukluğunun bir sebebidir ve tedavi edilmelidir. Vajinal enfeksiyon cinsel fonksiyon bozukluğuna neden olur. Sistit ise cinsel birleşme sırasında rahatsızlık kaynağıdır. Pre-menstrual sendrom sırasında kan şekeri ayarında bozuklukların olması bu dönemde cinsel fonksiyon bozukluğuna sebep olabilir. Kadın diyabetlilerin kullandığı tansiyon ilaçları gözden geçirilmelidir. Menopoz döneminde hormon tedavisi görmeyen kadınlarda cinsel arzu kaybı görülecektir.
Cinsel fonksiyon bozukluğu olan kadında değerlendirme nasıl yapılmalıdır?
1. Öykü, özellikle tıbbi ve cinsel özgeçmiş
2. Fizik muayene ve pisikolojik değerlendirme
3. Hemoglobin A1c, tiroid fonksiyon testleri
Tedavi prensipleri nelerdir?
Bazı tansiyon ilaçları, merkezi sinir sistemi üzerine etki yapan ve hormonal dengeyi bozan ilaçları kesmek gerekir. Depresyon diyabetlilerde sık rastlanan bir hastalıktır ve psikojenik destek tedavisi veya ilaç tedavisi kişinin cinsel performansını arttırabilir. Vajinit ve sistit tedavi edilmelidir. Menstruasyon öncesi ve menopoz öncesi dönemlerde kan şekeri ayarının bozulacağını bilerek önlem almalıdır. İyi bir diyabet ayarı sağlamak hedefimiz olmalıdır. Menopoz sonrası hormon tedavisi uygulamasına başvurulabilir.
Görüldüğü gibi problemin altında yatan neden ve tedavi şekli herkes için farklıdır. Siz sorununuzu doktorunuza her yönüyle açmadıkça dermana ulaşamazsınız. “Sükutun” değil de sözün altın olduğu bir tıbbi durum içinde bulunduğunuzu her zaman hatırlamalısınız
Sperm bankası nedir ?
06 Temmuz 2009 admin
Kategori: Cinsel Sağlık
Sperm bankası, spermleri toplayıp soğutarak saklayan bir kurumdur.
Bu işleme İngilizce’de “kriyoprezervasyon” denir.Ülkemizde özel bazı işlemler için spermlerin uzun süre saklanabildiği bu tür kurumlar bildiğimiz kadarıyla henüz yok. Ancak bazı hayvan spermlerinin saklandığı bankalar var.
İnsanlar spermlerini neden saklasınlar ?
Bunun için değişik nedenler akla gelebilir.
1.Ağır bir hastalık nedeniyle uygulanacak olan tedaviden ötürü spermlerin ciddi zarar görebileceği durumlar. Örneğin kanserde ilaç veya ışın tedavisi gibi.
2.Herhangi bir rahatsızlıkta uzun süre kullanılacak ilacın spermlere zarar vermesi durumlarında.
3.Spermlere veya testislere veya ejakülasyon olayına zarar verebilecek ameliyatlar söz konusu olduğu zamanlar.
4.Şeker hastalığı, multiple skleroz gibi ejakülasyona zarar veren rahatsızlık durumlarında.
5.Vazektomi yapılacaksa.
6.Toksinlere maruz kalma olasılığı durumlarında.
7.Tedavi amacıyla testis biyopsisi yapmak zorunluluğu vb durumlarında.
8.Kaza, ani ölüm vb gibi beklenmedik bir riske karşı olay sonrası çocuğunun olmasını isteyenler için
Sperm ne kadar süre dondurulabilir ?
Her bireyin spermi soğutmaya ayrı bir yanıt verir. Spermler çok uzun süre soğutularak saklanabildikleri halde 12 yıl üzeri için randıman alınıp alınmayacağı sorsunun henüz açık ve net bir yanıtı yoktur.
Çözülmüş Spermlerin Hepsi Sağlıklı mıdır?
Hayır! Bugünkü teknolojiyle dondurulan spermler çözüldüğü zaman bunların çok azı dölleme yapabilecek özelliklerini korumaktadır.
Soğutma olayı nasıl gerçekleştirilir?
Her şeyden önce alınan spermin bir analizinin yapılması gerekmektedir. Böylece spermin nitelik ve niceliksel özellikleri belirlenmiş olur. Her alınan sperm dondurulmadan önce analiz edilir. Sperm alındıktan sonra küçük miktarlara ayrılır ve soğutma işlemi sırasında donmasını engellemek için içine soğuk koruyucu katılır. Soğutma derecesi -196 Fahrenhayt’tır. Test tüpleri sıvı nitrojen gazında soğutulur. Yarım ile bir saat sonra sürekli soğutma için sıvı nitrojen tanklarına taşınır. Burada “soğutma” diye ifade ettiğimiz olay aslında dokunun yapısını koruyarak bir dondurma olayıdır.
Asgari 48 saat geçtikten sonra soğutulmuş örnekten alınarak yeniden özelliklerini koruyup korumadığına bakılır ve bir rapor hazırlanarak sperm sahibine sunulur.
Sıvı nitrojen tankları her gün kontrolden geçirilir, ısılara bakılır. Bazı bankalar alınan bir sperm örneğini herhangi bir arızaya karşı ikiye bölerek farklı sıvı nitrojen tanklarında saklarlar
Alınışı
Bazen dondurma işleminden önce hemen sperm analizi yapılmakta, bazen de birinci randevuda analiz yapılmakta, ikinci randevuda ise dondurmak üzere sperm alınmaktadır. Bir iki veya üç boşalım kadar sperm alan bankalar vardır. Birden fazla boşalım için sperm alındığı takdirde en az iki boşalım arasına iki gün ara olmalıdır.
Sperm evde veya laboratuvarda alınabilir. Verili sürelerde işleme başlanması gerekmektedir. Laboratuvarda masaj yoluyla alınacak sperm için hazırlanmış odalarda göze hitap edecek malzeme de bulunmaktadır.
Dondurulmuş sperm sakat çocuk olasılığını yükseltir mi ?
Hayır! Bu sonucu veren bir çalışmadan söz edilmemektddir.
Spermler karışabilir mi ?
Hayır! Her sperm bankasının alınan her örneği numaralayarak ve şahsın adına kaydederek ciddi bir takibi vardır. Böyle bir olasılık söz konusu olmadığı gibi, Hepatit B vb gibi hastalıkların taşınması riski de yoktur. Ayrıca hukuki bir durumda DNA analizi yapılarak spermin o kişiye ait olup olmadığı konusu açıklığa kavuşturulabilir.

