Düzenli Fiziksel Aktivite Alışkanlığı
05 Haziran 2010 zifiri
Kategori: Genel sağlık
->
Sağlık; bireyin bedensel, ruhsal ve sosyal anlamda tam bir iyilik halinde olması olarak tanımlanmaktadır. Sağlık kaliteli yaşamın vazgeçilmez koşulu olarak kabul edilmektedir. Teknolojik gelişmelerle günlük aktivite yoğunluğunu azaltmak her ne kadar yaşamı kolaylaştırsa da uzun vadede hareketsiz bireylerin sayısını arttırmakta ve sağlığı olumsuz etkilemektedir. Devamını oku
Sağlıklı Yasam ve Beslenme
25 Kasım 2009 admin
Kategori: Saglikli Yasam
Sağlıklı beslenme, vücudun büyüme, gelişme ve günlük işlevlerinin sürekliliğinin sağlanması için gerekli olan besin öğelerinin yeterli miktarlarda alınmasıdır. Gıdalar içerdikleri besin öğelerinin benzerlikleri açısından dört gruba ayrılırlar.
1) Süt, yoğurt, peynir grubu: Süt ve sütlü gıdaların oluşturduğu bu gruptaki besinler protein, hayvansal yağlar, kalsiyum, fosfor, B2 , B12, A vitaminleri açısından zengindir.
2) Et, yumurta ve kuru baklagiller grubu: Kırmızı et, tavuk, balık, yumurta, kuru fasulye, nohut, mercimek gibi gıdaların oluşturduğu bu gruptaki besinler başlıca protein kaynağıdır, ayrıca yağ, B vitaminleri, demir ve çinko da içerir.
3) Taze sebze ve meyve grubu: Bu gruptaki gıdalar vücut için kalsiyum, demir,
magnezyum ve diğer bazı minerallerin, A, B, C, E, folik asit gibi vitaminlerin kaynağıdır.
4) Tahıl grubu: İçerdikleri karbonhidratla başlıca enerji kaynağıdır, ayrıca B grubu vitaminleri içerir
Yaşam boyu geçilen bebeklik, çocukluk, ergenlik, gebelik, emzirme, menapoz, iyileşme gibi dönemler ve yapılan işlere uygun olarak bu dört ana gruptan alınması gereken miktarlar değişebilir. Ancak az ve sık yemek, güne mutlaka kahvaltı ile başlamak, öğün atlamamak, abur cubur yememek, günde en az 4 – 6 bardak su içmek, kolalı içecekler, çay, kahve, kızartma, kavurmalar, aşırı yağlı, tuzlu ya da şekerli gıdalar ve açıkta satılan yiyeceklerden kaçınmak, yağ seçiminde doymamış yağları tercih etmek, yiyecekleri hazırlarken içlerindeki besin öğelerinin korunmasına dikkat etmek ve uygun koşullarda saklamak, çiğ yenen meyve ve sebzeleri bol ve temiz suyla iyice yıkamak her yaş ve dönem için geçerli temel sağlıklı beslenme kurallarıdır.
Günümüzde beslenme ile ilgili sorunların başında, modern yaşamda günlük enerji tüketiminin azalmasına rağmen rafine gıdalardan alınan enerjinin artması sonucunda oluşan şişmanlık gelmektedir. Şişmanlık şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kalp ve damar hastalıkları başta olmak üzere pek çok hastalık açısından risk oluşturur. Bu nedenle ideal kilonun korunması sağlık risklerini azaltmak açısından özellikle önem taşır. İdeal kilo beden kitle endeksi (BKİ) olarak adlandırılan bir formülle hesaplanır. Buna göre bireyin kilogram cinsinden tartısının metre cinsinden boyunun karesine bölünmesi ile bireyin vücut kitle endeksi hesaplanır (kg/m2). BKİ 20’nin altında zayıf, 20 – 24 arası normal, 25 – 29 arası hafif şişman, 30 – 40 arası şişman ve 40’ın üzerinde ise çok şişman olarak kabul edilir.
Gıdalarla ilgili bir diğer tehlikeli durum ise bazı hazır gıdaların içerdiği katkı maddeleridir. Bu katkı maddeleri çoğunlukla gıdaların görüntüsünü, kokusunu daha çekici hale getirmek, dayanıklılığını, kıvamını ve lezzetini artırmak üzere kullanılan kimyasal maddelerdir ve bunların bir bölümünün kanser yapıcı etkisinin olduğu kanıtlanmıştır. Bu nedenle tüketilen gıdaların bu tür maddeler içermemesine dikkat edilmelidir.
Gıdaların temini sırasında da dikkat edilmesi gereken bazı kurallar vardır. Alınanların mutlaka taze olmasına dikkat edilmelidir. Ambalajlı gıdalarda paket üzerinde yer alan son kullanma tarihlerine dikkat edilmeli, zedelenmiş ambalajlarda ya da kötü saklama koşullarında bekletilmiş mallar kesinlikle alınmamalıdır. Konserveler paslanmamış ve özellikle dışa doğru bombeleşmemiş olmalıdır. Sıcaktan etkilenecek gıdalar alışverişten eve getirilirken ya buz çantaları kullanılmalı ve/veya en kısa yoldan ulaştırılmalıdır.
Grip İçin Alınabilecek Önlemler
05 Temmuz 2009 admin
Kategori: Genel sağlık
->
Bazen öldürücü bile olabilen gripten korunmanın tek yolu aşı olmaktır. Uzmanlar grip aşısının mutlaka salgın başlamadan önce yaptırılması gerektiğini söylüyorlar…
Yaz mevsiminin son günlerini yaşadığımızı şu dönemde, hava sıcaklıklarının değişmeye başlamasıyla birlikte artık grip de kapımızı çalmak üzere. Akut bir solunum sistemi hastalığı olan gribin bazı durumlarda ölümlere yol açtığını belirten uzmanlar, sağlıklı yaşam için mutlaka önlem alınmasını istiyor.
Kimler aşı olmalıdırlar
Grip; hasta kişilerin bulunduğu ortamda, hapşırma ve öksürme yoluyla ve virüs bulaşmış ellerle temas sırasında bulaşır. Virüsü alan kişiler hastalanmadan 2 gün öncesinden başlayarak 7 gün sonrasına kadar çevrelerine virüs yayarlar.
Risk grupları
Küçük çocuklar ve 65 yaş üstü kişiler
Şeker hastaları
Astım ve kronik akciğer hastalığı olanlar
Böbrek hastalığı
Organ nakli yapılmış hastalar
Bakımevlerinde ve huzurevlerinde kalanlar
Bağışıklık sistemini baskılayıcı tedavi gören-
Anne adayları (gebeliğin 3 ayından sonra) . 6 aylık veya daha büyük bebekler
Sağlık sorunları Olanlar
Grip belirtileri şnulardır:
Ateş, titreme
Baş sırt, kol ve bacaklarda ağrı. Boğaz ağrısı ve kuru öksürük.Halsizlik, iştah kaybı . Kas ve eklem ağrısı . Bulantı, gözlerde yanma, burun akıntı
Saglikliol.Net | Sağlıklı Yaşam
Genç Kızlar ve Sigara
16 Haziran 2009 admin
Kategori: Saglikli Yasam
Gençler arasında tütün mamullerinin tüketiminin, batının aksine en çok Doğu Avrupa’da arttığına dikkat çekildi.
Avrupa’da genç kızların, yetişkin hemcinslerine göre daha çok sigara içtiği saptandı. Dünya Sağlık Örgütü’nün raporunda, ayrıca Avrupa ülkelerinde sigara reklamlarının yasaklanması ve bu ürünler üzerindeki vergilerin artırılması önerisinde bulunuldu.
Dünya Sağlık Örgütü’nün raporunda, 15-16 yaşları arasındaki genç kızlarda sigara içme oranının yüzde 25.5, 16-17 yaşları arasındakilerde ise yüzde 28.3’e yükseldiğine dikkat çekilirken, yetişkin kadınlarda bu oranın yüzde 21.5 düzeyinde olduğu belirtildi.
Raporda, gençler arasında tütün mamullerinin tüketiminin, batının aksine en çok Doğu Avrupa’da arttığına dikkat çekildi. Doğu Avrupa’da 15-16 yaş arasındaki gençler arasında sigara içme oranının yüzde 29, tüm Avrupa’da 15-18 yaşları arasında sigara içme oranının ise yüzde 30 olduğu kaydedildi. Tütün mamullerine karşı mevcut önlemlerin de gözden geçirildiği örgütün raporunda, bu ürünlerin tüketiminin etkili bir biçimde azaltılmasının sağlanması için Avrupa ülkelerine, sigara reklamlarının yasaklanması ve bu ürünler üzerindeki vergilerin artırılması önerileri getirildi.
Depresyon
15 Haziran 2009 admin
Kategori: Saglikli Yasam
Depresyon nedir?
Depresyon ruhsal durumunuzda büyük bir değişikliktir. Kendinizi acınacak halde ve üzgün, ve hatta ümitsiz hissedersiniz. Daha önce hoşunuza giden şeylerden zevk alamazsınız. Ayrıca yemek yerken, bir şeye konsantre olurken ve işlerinizi yaparken sıkıntı yaşayabilirsiniz.
Eğer bu hisler 2 hafta ve daha fazla sürüyorsa, depresyonda olabilirsiniz ve tedaviye ihtiyacınız var demektir. Eğer tedavi olmazsanız, depresyon daha uzun süre devam edebilir veya daha ciddi boyutlara ulaşabilir.
Nedenleri
Depresyonun sebebini hiç kimse bilmemektedir. Beyindeki bazı kimyasalların dengesini kaybetmesi depresyonun nedeni olabilir. Bazı ailelerde daha sık görülür.
Ayrıca şu durumlar depresif hislere neden olabilir:
• Sevdiğiniz birini kaybetmeniz
• Sağlık problemi
• Depresyona neden olan ilaç veya uyşturucu kullanmak
• Ameliyat olmak veya doğum
• Alkol almak veya uyuşturucu kullanmak
• Kontrol edemediğiniz çok fazla stres
• Hayatınızda büyük bir değişiklik yaşamanız
Semptomları nelerdir?
Eğer aşağıda yer alan semptomlardan bir veya ikisi 2 haftadan fazla süredir günün büyük kısmında, ve her gün görülüyorsa, depresyonda olabilirsiniz:
• Kendini acınacak halde ve üzgün hissedersiniz. Ağlayabilirsiniz, gergin ve sinirli olabilirsiniz, ve kolayca sinirlenebilirsiniz.
• Normalde hoşlandığınız şeylere karşı ilgisiz kalırsınız.
Majör depresyonun görüldüğü insanlarda, aşağıdaki semptomların en az dördüne rastlanır:
• Kilo kaybı ve iştahsızlık. Veya sık sık yemek isteği ve kilo almak.
• Uyku problemleri ve çok fazla uyumak.
• Halsizlik ve enerji azlığı.
• Sinirli ve huzursuz olmak.
• Cinsel soğukluk.
• Kendileri hakkında kötü hisler veya suçluluk hissi.
• Olumsuz düşüncelere sahip olmak.
• Hatırlama güçlüğü.
• Ölüm veya kendine zarar verme düşünceleri. Bir suikast planlayabilirler.
Arkadaşlarınızla veya ailenizle zaman geçirmek güç olabilir. Depresyonda olduğunuzda, kendinizle ve çevrenizdekilerle ilgili olumlu hislere sahip olmak zordur.
Nasıl teşhis edilir?
Sağlık uzmanınız:
• Kendinizi nasıl hissettiğinizi dinleyecektir. Ayrıca yakınlarınızdan biriyle görüşmek isteyebilir.
• Sizi muayene edecektir.
• Tıbbi geçmişinizle ilgili sorular yöneltecektir ve alkol veya uyuşturucu kullanıp kullanmadığınızı soracaktır.
Doktorunuz ayrıca bazı kan testleri yaptırmanızı isteyebilir.
İyileşme süresi ne kadardır?
Eğer tedavi görmezseniz, uzun süre depresyonda kalabilirsiniz. Depresyon geri dönebilir ve daha kötü olabilir. Eğer gerekli yardımı alırsanız, birkaç hafta içinde iyileşebilirsiniz. Yeniden depresyona girerseniz, doktorunuzla görüşmelisiniz.
İlaçların bazı yan etkileri olabilir. İlaçlarla ilgili problemlerinizi doktorunuza bildirmelisiniz.
Kendime nasıl dikkat etmeliyim?
İlaçlarınızı alın ve doktorunuzla görüşmeye devam edin.
Ayrıca:
• Hangi aktivitelerin sizi rahatlattığını keşfedin. Bu aktiviteleri yapın.
• Bir destek grubu bulun. Çok fazla yalnız zaman geçirmeyin.
• Aile bireylerinizle ve arkadaşlarınızla sohbet edin.
• İşinizle ilgili sorununuz olduğunda yardım isteyin.
• Eğer insanlar sizden çok fazla şey beklerlerse, onlarla aranıza mesafe koyun.
Ve şunlarda yardımcı olabilir:
• Sağlıklı yiyecekler yiyin ve daha az kafein alın.
• Alkolden ve uyuşturucudan uzak durun.
• Haftada en az 3 defa egzersizlere devam edin.
• Gece 6-8 saat uyuyun.
• Hergün rahatlamak için zaman ayırın.
• Stresli durumlarda, derin derin nefes alın.
• Sık sık hayatınızdaki iyi şeyleri düşünün. Olayların sizin lehinize olduğuna inanın.
• Problemlerle başa çıkmak için yeni ve daha iyi yollar öğrenin.
Doğum kontrol hapları veya diğer tür ilaçları kullanmadan önce:
• Eğer depresyon için ilaç kullanıyorsanız, doktorunuza haber verin.
• Daha önce depresyon tedavisi görmüşseniz, doktorunuza haber verin.
• Kullanacağınız ilacın depresyonu daha kötü yapmayacağından emin olun.
Eğer depresyona girmişseniz ve kendinize veya başka birine zarar vereceğinizden korkuyorsanız, hemen doktorunuzla görüşmelisiniz.
Mucize Diyetler ile Haftada 4-5-7 kilo Verme
30 Mayıs 2009 admin
Kategori: Saglikli Yasam, Çocuk, Diş, Göz, Kadın Sağlığı ve Sağlık Haberleri
Kilo vermek
Kilo vermek sağlık için istenebilir. Hareketli olmak yani fit olmak için istenebilir. Ancakelin kendimizi aldatmayalım; çoğunlukla görünüm için istenir( Hatta herkez bunun için ister)… Kilo verme arzusunun kaynağı ne olursa olsun, vermek istediğimiz şey, vücuttaki yağdır her zaman. Kas veya kemik değil. Görünüm, Sğalık ve hareketliliğe de etki eden şey yağ fazlalığıdır.
Bu noktayı belirledikten sonra ‘ HAftada Kaç Kilo Verebilirim ?‘ Sorusunun cevabını daartık bulabiliriz. 1 kilo yağ: 7600 kalori enerji sağlar.Mesela siz, hiç ama hiç bir şey yememeğe karar verdiniz. Bu imkansızdır tabiiki ama mesela diyoruz
… Hiç bir şey yemiyorsunuz ve vücudunuzun enerji ihtiyacının tamamı vücut yağlarını yakarak karşılanıyor. Haftada kaç kalori harcıyorsunuz? Bu sorunun cevabı da “Tahminî Enerji İhtiyacı” yazımızda var. Yaşa ve cinsiyete göre sonuç biraz oynuyor ama hareketsiz bir kadının bir günde harcadığı kalori 1800, bir erkeğin ise 2400 civarında. Bu sayıları 7 ile çarparsak, kadının haftada 12 600, erkeğin 16 800 kalori harcayacağını buluruz.
Kaç kalori kaç kilodur ?
Gelin bu harcamayı kalori değil de kilo yağ cinsinden ifade etmek gerekir. Kadınlar 1 650 gram, erkekler ise 2 200 gram yağ yakmaktadır. Bulduğumuz bu fantezi rakamlar bile bir şeyi açıkça gösteriyor: 4 kilo, 5 kilo, 7 kilo reklamları kesinlikle doğru olamaz. Eğer kaybedilen yağ ise ki öyle olmak zorunda …
Aslında yukarıdaki hesabımız da yanlıştır. Çünkü muhteşem verimli bir makine olan insan vücudu ölüm orucu gibi bir ‘kıtlık’ sinyalini alır almaz, dinlenme halindeki enerji sarfiyatını %40′a kadar düşürür. Dolayısıyla yukarıdaki yağ kayıp miktarları 1 kilo civarına inmiş olur.
Ben daha ilk gün 2 kilo vermiştim!
Bu sorunun cevabı yukarıda yazdığımız kısa bir cümlede saklı: “ Eğer kaybedilen yağ ise. ”
Yaptığınız O rejimde ( diyette ) verdiğiniz yağ değildi. O halde geri aldığınıza da o kadar üzülmeyin. Çünkü zaten vermediğinizi geri aldınız.
Şok diyetlerden birine başlayan önce sindirim sisteminde bulunanları kaybeder. Bu basit bir olaydır. Dün toplam 3 kg besin tüketmiş, bugün de tüketimi 1 kg’a düşürmüşseniz aradaki fark, sindirim sisteminden, üriner sistemden ve hatta deriden katı veya sıvı olarak atılacaktır. İlk iki kilo buradan.
Maalesef, kaslarımız enerjiye ihtiyaç duyduklarında ilk katkı yağlardan gelmiyor. Kasların içinde, glikojen dediğimiz ve bol miktarda suyla birlikte bulunan hazır enerji depoları vardır. Enerji dengesi açık verdiğinde, ilk başvurulan kaynak bu glikojendir yağ değildir… Glikojen harcandığında yan ürün olarak bol su çıkar ve bu dışarı atılır. İşte size birkaç kilo daha. Sonra sıra kasın kendisine ve yağa gelir.
Fakat ilk ölçtüğünüz kayıp sindirim sisteminin ve glikojenin kaybıdır.
Hafta bitti veya vücudunuzun haklı isyanına kulak verdiniz. O harika rejimi bıraktınız. Tabiki önce sindirim sistemi dolmaya başlar ve 1-2 kg alırsınız. Sonra vücut kaybettiği suyu ve kaslar glikojeni yerine koymaya başlar. Fakat vücudunuz da kıtlık sinyalini almıştır ve eskinin altında enerji harcamaktadır. O zaman fazla gelen besin yağ dokusunda depolanır. Öyleki tekrar kıtlık çıktığında yedeğiniz bulunsun. Ve tur tamamlanır. Eski kiloda veya üzerindesinizdir. Ama biraz daha az kas ve biraz daha fazla yağla…
Alıntıdır. Gayet güzel ve biraz da eğlenceli bir metin olmuş… Umarız yararlı olur…
SAğllıklı Yaşam’a DAir her şeyi sitemizde bulabilirsiniz…
Hamilelikte Aşırı Bulantı ve Kusma
30 Mayıs 2009 admin
Kategori: Çocuk, Diş, Göz, Kadın Sağlığı ve Sağlık Haberleri
Hamilelik süresi boyunca anne adaylarına rahatsızlık verecek pek çok yakınmalık olay ortaya çıkabilir. Bunlardan biri bulantı ve kusmadır. En sık rastlanılan bu yakınma bazı durumlarda normalden daha ağır olabilir. Hamileye veya bebeğe zarar olmayan ancak tedavi edilmesi gereken aşırı bulantı ve kusma hiperemezis gravidarum olarakta adlandırılır.
Anne adaylarının yaklaşık olarak yarısı hamileliğin özellikle ilk aylarında bulantı ve kusma yakınmalarından şikayetçi olur. Bu durum hamilelerin %0,5-1′inde çok şiddetli boyutlarda olabilir ve kilo kaybına yol açabilir. Hiperemezis gravidarum olarak adlandırılan bu yakınma tedavi gerektirir. Aşırı bulantı ve kusmanın bebeğe zarar olmaz ki Sanılan aksine hiperemezis gravidarum bebekte gelişme geriliğine ve bebeğin düşük kilo ile dünyaya gelmesine yol açmaz. Aynı şekilde hamilelerde de aşırı bulantı ve kusma nedeniyle yüksek tansiyon, gebelik zehirlenmesi, düşük veya erken doğum gibi durumlar gelişmez.
Hiperemezis gravidarumun tedavisi
Hamileliğinde aşırı bulantı ile kusma şikayeti olan anne adaylarına günde 6 öğün yemek yemeleri önerilmektedir. Ayrıca hafif ve kuru besinler tercih edilmelidir ve Sıvı alımı çok önemlidir. Özellikle yemek yedikten bir saat sonra sıvı alınmalıdır. Hiperemezis gravidarumden yakınan anne adayları stresten uzak durmalı ve mümkün olduğunca dinlenmeli. Yatak istirahatı hatta gerekli olduğu takdirde hastanede damar yolu ile beslenme verilebilir. Aşırı bulantı ve kusmanın önüne geçebilmek için bulantı giderici ilaçlarda alınabilir.
Sağlıklı Yaşam – Saglikliol.Net
Erken Boşalma Tedavileri – Öneriler
29 Mayıs 2009 admin
Kategori: Kategorilenmemiş
Erken boşalmayı önlemek aslında kolaydır. Yeterki denilenleri yapın ve düşüncelerinizi kontrol etmeyi bilin. Bu konu hakkında güzel bir makale paylaşıyorum. Buyrun;
Erken Boşalma Tedavi yöntemleri
-Öncelikle sebebin açığa çıkarılması gerekir
-endişelerin giderilmesi gerekir.
-sık cinsel ilişkide bulunarak cinsel gerilimin azaltılması
-cinsel birliktelikte birden fazla ilişki sayısı
-ilişki öncesi mastürbasyon yapılması
-erkeklerin boşalma olmaksızın en az bir saat süreyle sevişmeye motive edildiği carezza yöntemi
-cinsel ilişki sırasında prezervatif kullanılması
-soluk almanın kontrol edilmesi esasına dayanan pranayama tekniği
-lokal anestezikli kremlerin penis başına sürülmesi bazen işe yarayabilir
Erken boşalmayı Engelleyici Pozisyonlar
Cinsel birleşme anında erkeğin pozisyonunun boşalma üzerine etkisi vardır. Bu yüzden bazı pozisyonlarda boşalma daha hızlı olmaktadır. Erkeğin üstte olduğu klasik cinsel birleşme pozisyonu yani misyoner pozisyonu boşalmanın geciktirilmesi için elverişli bir pozisyon değildir. Erkeğin daha rahat olduğu ve kolay gevşeyebildiği ayrıca efor harcamadığı kadını kucağına aldığı veya sırt üstü yerde yattığı pozisyonda erkek boşalmasını daha rahat kontrol edebilir. Ayrıca bu pozisyonlarda kadınlar daha hızlı ve rahat orgazma ulaşabilirler.
DÜşÜNCELERİ KULLANMA
Zamansız bir boşalmayı engellemek için o anda başka şeyler düşünmeye çalışılmalıdır. Örneğin ona kadar sayın, o gün kahvaltıda ne yediğinizi düşünün ya da günlerden hangisi olduğunu hatırlamaya çalışın. Fakat şunu da eklemek doğru olur: Boşalmayı geciktirmek için düşünceleri başka konulara yöneltmek ve tamamıyla önemsiz şeylerle yormak, erkeğin cinsel gücü üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğinden pek tavsiye edilmez. Çünkü cinsel ilişki sırasında başka şeyler düşünmek, gerektiği anda boşalmanın oluşmasını da engelleyebilir ve zamanla iktidarsızlık da ortaya çıkabilir.
Cinsel Terapi
Partnerinizle birbirinize önce cinsel olmayan beden masajı yapın. Daha sonra cinsel masaj yapın.
-Ön sevişme, cinsel birleşme yada kendi kendini uyarma gibi istediğiniz cinsel aktiviteyi yapmakla başlayın.
-Ön sevişmeyi uzun tutun.
-Cinselliğin bir başlangıcı, ortası veya sonu olduğu düşüncesinden uzak durun.
-Yavaşça soluk alıp verin.
-Telaş Duygusundan kesinlikle kurtulmalısınız.
-Öpüşme ve sevişme gibi cinsel aktivitelerin ve hareketlerinizin yavaş olmasına çok dikkat edin.
-Düşük uyarım ve heyecan düzeyinde cinsel aktiviteye devam edin.
-Aşırı heyecanlandığında kontrolünü yitirmemek için gerektiğinde sakinleşene kadar bekleyin ya da yavaşlayın.
-Rahatlayıp gevşedikten ve sakinleştikten sonra, daha fazla yavaş olmaya özen göstererek yeniden cinsel aktiviteye başlayın.
-Sevişme pozisyonu, cinsel uyarım şekli vebedenlerin birbirine dokunuş şekli ile sevişme deviniminin ritmi gibi uyguladığınız hareketleri değiştirin.
-Bedeninizi partnerinizle uyum içinde hareket ettirmeye çalışın.
-Duyumsadığınız cinsel heyecanın tamamıyla kontrolünüz altında olduğuna eminseniz, hızınızı kademeli olarak yavaşça arttırın.
-Eğer yeniden çok fazla heyecanlandığınızı hissederseniz, tereddüt etmeden durun. Gerektiğinde durup yeniden başlayın.
-Hiç durmanızı gerektirmeyecek bir hız yakalamaya çalışın ve durmayın. Ama dönüşü olmayn boşalma noktasına yaklaştığınızı hissettiğiniz anda durmaktan kaçınmayın.
-Cinsel heyecanı arttırıp azaltma becerisini kazanıp, istemeden doruğa ulaşılan o noktadan uzak durmayı öğrenin.
-Boşalmayı kontrol etmeyi öğrenirken “sabırsız” olmayın. Çünkü zamanla sezgileriniz ile bunu otomatik olarak yapmaya başlayacaksınız. Örneğin futbol maçında her atakta bir gol atılsa, bu durum, ne denli eğlenceli ve heyecan verici olurdu ki? Benzer bir şekilde cinsel deneyimlerimizi de kusursuz bir şekilde kontrol edebilseydik, cinsellik, var olan bütün doğallığını ve heyecanını yitirirdi. Kontrol hiçbir zaman kusursuz olmayacaktır. Unutmayın cinsel heyecanı kontrol etme becerisi bir sanattır.
-Boşalmayı kontrol etmeyi değil, boşalmanın istem dışı bir şekilde gerçekleştiği kaçınılmazlık noktasına ulaşmamak için heyecan düzeyimizi kontrol etmeyi öğrenmeliyiz.
Umarız Açıklayıcı bir makale olmuştur. Yorumlarınızı esirgemeyiniz
Sağlıklı yaşam sitesi
15 Mayıs 2009 admin
Kategori: Çocuk, Diş, Göz, Kadın Sağlığı ve Sağlık Haberleri
Sağlıklı Yaşam Sitemiz bir süreliğine kapalı kalacaktır.
Yaklaşık 1 hafta sonra tekrar En doğru şekilde sizlere saglikli yasama dair tüm haberleri vermeye başlayacağız…
1 Ayda 10 kilo alma
15 Mayıs 2009 admin
Kategori: Saglikli Yasam
İran İksiri Sayesinde 1 ayda 10 kilo alabilirsiniz. Ne kadar yararlı ya da zararlı bilinmiyor ancak ileriki günlerde belli olacaktır

