Aşırısı kurşun gözleri etkiliyor
09 Ocak 2010 admin
Kategori: Çocuk, Diş, Göz, Kadın Sağlığı ve Sağlık Haberleri
->
Yaşam boyunca, eski evlerdeki duvar boyaları, içme suyu ve diğer besin kaynaklarında bulunan ve fark etmeden tükettiğimiz kurşunun aşırı olması halinde, erkeklerde katarakt riskini artırdığı belirlendi.
“Kurşun maddesi ile ne ilgimiz olabilir ki?” diye düşünmeyin! Biz farkına varmasak da eski yapılar ve binalardaki duvarların boyalarında, eski metal maddelerin parlatılması ve kaplamalarında, içme suyu ve daha bazı besin kaynaklarında kurşun bulunuyor.
ABD’li bilim adamı Debra Schaumberg’in, Amerikan Tıp Derneği dergisinde yayınlanan araştırması kapsamında, 60 yaş ve üstü 795 kişinin, 1991-1999 yılları arasında kemiklerindeki kurşun miktarının ölçülmesiyle elde edilen verilerin incelendiği bildirildi.
Araştırma, yaşamları boyunca yüksek seviyede kurşuna maruz kalan erkeklerde katarakt riskinin, düşük seviyede maruz kalanlara oranla iki buçuk kat fazla olduğunu ortaya çıkardı.
Kemiklerde biriken kurşunun, düşük seviyelerde kan plazmasında dolaştığı belirtilen araştırmada, kurşunun katarakt oluşumunu tetiklemesinin nedeninin henüz kesinleştirilemediği kaydedildi.
Göz Tansiyonuna Dikkat
01 Ocak 2010 admin
Kategori: Çocuk, Diş, Göz, Kadın Sağlığı ve Sağlık Haberleri
Halk arasında ”Karasu” olarak bilinen Glokom’un (göz tansiyonu) milyonlarca insanı etkileyen yaygın bir göz hastalığı olduğunu belirten uzmanlar, erken teşhisin önemine dikkat çekiyor
Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Ahmet Necdet Sezer Uygulama Hastanesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Faruk Öztürk, Glokom’un birçok hasta tarafından ancak ileri dönemde, belirgin görme kaybı ortaya çıktığında fark edilebildiğini belirterek doktor tarafından düzenli aralıklarla yapılan muayenelerin Glokom’un erken tanı ve tedavisi için en iyi yol olduğunu ifade etti.
Doç. Dr. Öztürk, Glokom hastalığı ile ilgili olarak şu bilgiyi verdi:
”Glokom’a bağlı görme kaybını engellemenin tek yolu erken tanıdır. Görme alanında glokoma bağlı belirgin hasar olmadıkça hasta bu kaybın farkına varamaz. Bu nedenle düzenli aralıklarla göz muayenelerinin ve gereğinde görme alanı gibi ileri tetkiklerin yapılması önemlidir. Glokom dünyada milyonlarca kişide görülen ve her insanda ortaya çıkabilecek bir hastalıktır. Bununla birlikte bazı faktörler hastalığın ortaya çıkma riskini artırabilir. Glokom riskini arttıran faktörlerin başında da ilerleyen yaş gelmektedir. 60 yaşın üzerindekilerde risk, 60 yaşın altındakilere göre 6 kat fazladır.”
Çocukların da bu hastalığa yakalanabileceklerini ifade eden Öztürk, çocukların göz tansiyonlarının normal olduğu sürece okula başlamadan önce ve sonrasında 2 senede bir göz muayenesi yaptırılması gerektiğini söyledi.
Öztürk, Glokom hastalığının düzenli kontrol altında tutulmasıyla tedavinin başarılı olacağını sözlerine ekledi.
İleri yaşta kırmızı et gözü bozuyor
23 Ağustos 2009 admin
Kategori: Çocuk, Diş, Göz, Kadın Sağlığı ve Sağlık Haberleri
->
Demir bakımından en önemli besin maddelerinden biri olan kırmızı et ileri yaşlarda fazla tüketildiğinde görme kayıplarına neden oluyor.
Avustralya’da bulunan Melbourne Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre haftada 10 porsiyon kırmızı et tüketenlerin kör olma riskleri yüzde 50 oranında artıyor.
Et tüketiminde yaş önemli
Yaşın ilerlemesiyle birlikte kırmızı et tüketiminin de azaltılması gerektiğini belirten uzmanlar yaşları 58 ila 69 arasında değişen 6 bin 700 kişi üzerinde yapılan araştırmanın sonuçlarını açıkladı. Araştırmaya göre haftada 10 porsiyon et tüketen yetişkinlerin yüzde 47’sinde AMD (Yaşlılığa bağlı kataraktlar ve yaşla ilgili macuların canlılığını kaybetmesi) hastalığına yakalanıyor.
Tavuk eti tüketin
Kırmızı etin tersine haftada 3 kez tavuk yiyen kişilerin gözlerinin haftada bir kez bu gıdayı tüketenlere oranla daha sağlıklı oldukları saptandı. Uzmanlar yapılan araştırmalara göre tavuk tüketen kişilerin göz rahatsızlıklarına yakalanma riskinin azaldığını vurguladı. Kırmızı et yüksek kolesterol, yağ ve kalori içeriyor. Bu yüzden de tansiyon ve kalp hastalarının bu besini dikkatli tüketmeleri gerekiyor.
Göz tansiyonu görme sinirlerini tahrip ediyor
22 Ağustos 2009 admin
Kategori: Çocuk, Diş, Göz, Kadın Sağlığı ve Sağlık Haberleri
Uzmanlar, göz tansiyonu yüksekliğinin görme sinirinin tahribine yol açan sinsi bir hastalık olduğunu belirtip, ailesinde göz tansiyonu olan kişilerin mutlaka düzenli göz muayenesi olması gerektiği bildiriyor.
Dünyada körlüğe neden olan en önemli ilk üç hastalık arasında gösterilen göz tansiyonu yüksekliğinin körlük oluştuktan sonra tedavisinin mümkün olamadığını vurgulayan İnönü Üniversitesi (İÜ) Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Selim Doğanay şöyle konuştu:
“Bu nedenle diğer adı glokom hastalığı olan bu hastalığın erken teşhis edilmesi göz sağlığı açısından hayatidir. Her yıl özellikle ailesinde göz tansiyonu olan kişiler, düzenli göz muayenesi olmalı.”
Glokom nedeniyle dünyada 3 milyon kişinin göremediğine dikkati çeken Doğanay, şunları kaydetti:
“Hastalık, zaman zaman bulanık görme, sabahları belirginleşen baş ağrıları, geceleri ışıkların etrafında ışıklı halkalar görülmesi, göz etrafında ağrı, bulantı kusma gibi belirtilerle ortaya çıkıyor.
35 yaşın üzerinde, ailede göz tansiyonu yüksekliği olan, şeker hastası, kansızlığı bulunan, yüksek veya düşük vücut tansiyonu olan, yüksek miyop, yüksek hipermetrop ve migren hastalarında ortaya çıkma riski normalden daha yüksektir. Bunun için bu kişilerin görme sinirindeki hasarın erken tespiti amacıyla düzenli göz muayenelerini yaptırmaları gereklidir.”
Göz tansiyonu en fazla körlük yapan hastalık
22 Ağustos 2009 admin
Kategori: Çocuk, Diş, Göz, Kadın Sağlığı ve Sağlık Haberleri
Glokom yani göz tansiyonu hiçbir belirti vermeyen sinsi bir hastalık olarak biliniyor. Ancak düzenli göz muayenesi sırasında yapılan ölçümler ile tespit edilebiliyor. Zamanında teşhis edilip kontrol altına alınmadığı durumlarda körlüğe kadar varabilen görme kayıplarına yol açıyor.
Glokom, halk adında bilinen ismiyle göz tansiyonu hayatın her döneminde görülebiliyor. Kısaca göz içi basıncının yükselmesiyle görme sinirinde oluşan tahribat olarak tanımlanıyor.
Glokom hastalığı hiçbir belirti vermiyor ancak düzenli göz muayenesi sırasında yapılan ölçümler ile tespit ediliyor. Bu nedenle de gözün sinsi hastalığı olarak nitelendiriliyor. Zamanında teşhis edilip kontrol altına alınmadığı durumlarda ise körlüğe kadar varabilen görme kayıplarına yol açıyor.
Glokom dünyada en fazla körlük yapan ancak tedavisi mümkün olan bir hastalıktır. Glokomda erken teşhis çok önemlidir. Çünkü glokom, erken dönemde tedavisi yapılabilen, geciktiğinde ise tedavisi mümkün olmayan bir göz rahatsızlığıdır.
Sinsi ilerleyen bu hastalık, hastaların yüzde 90ında hastanın herhangi bir şikâyeti olmadan ancak göz hekimi tarafından muayene sonucu ortaya çıkarılabilmektedir. Geriye kalan yüzde 10 glokom hastası şikâyeti nedeniyle göz hekimine başvurmaktadır.
Risk grupları
Genellikle 45 yaş sonrasında, ailesinde glokom hastalığı olanlarda, şeker hastalarında, yüksek miyopisi olan hastalarda, düzenli tedavi edilmeyen hipertansiyonlu hastalarda, uzun süre kortizon tedavisi altında olanlarda glokomun görülme riski daha yüksek olmaktadır.
Normal bir insanda gözün içindeki göz içi basıncının 10-20 mm Hg’dir. Ancak göz içi basıncı 20nin üzeri olan her hastada glokom olmayabilir. Örneğin; oküler hipertansiyon dediğimiz hastalar vardır ki, bunların göz içi basınçları 20nin üzerindedir. Ama göz sinirinde problem yoktur.
Yalnız bilinmelidir ki, oküler hipertansiyon hastalarının yüzde 25i daha sonra glokom hastalığına yakalanabilmektedir. Bu nedenle bu hastaların 6 ayda bir göz hekimine başvurmaları gerekmektedir.
Göz tansiyonu teşhisi ve tedavisi
Glokom hastalığının erken teşhisi, teknolojik imkânlar sayesinde günümüzde kolaylıkla yapılmaktadır. En etkili teşhis, normal yıllık göz muayeneleri sırasında göz içi basıncının ölçülmesi ile olmaktadır. Diğer teşhis yöntemleri arasında; göz dibi muayenesi, bilgisayarlı görme alanı, NFA ve TopSS yer almaktadır.
Tedavi; hastalığın teşhis edildiği andaki göz içi basıncı değeri ve görme sinirindeki hasar derecesine göre düzenlenir. Tedavinin esas amacı göz içi basıncını normal değerlerde tutarken, görme siniri ve dolayısıyla görme derecesini korumaktır. Glokomun bulunduğu devreye göre düzenlenecek tedavi sırasıyla; medikal tedavi, lazer tedavisi ve cerrahi tedavidir.

