Domuz gribinin çaresi aşı olmak
05 Ocak 2010 admin
Kategori: Genel sağlık
->
Tüm dünyayı etkisi altına alan virüs için tek korunma yolunun aşı olmaktan geçtiğini yineleyen uzmanlar, virüsün yayılma hızının aşı olan insanların sayısıyla ters orantılı olduğunu vurguladı.
Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Recep Öztürk, domuz gribi ile ilgili olarak “30 milyon kişi aşı olsun, bu virüs Türkiye’de 1 yılda biter” açıklamasında bulundu.
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Enfeksiyon Kontrol Komitesi Başkanı Prof. Dr. Recep Öztürk, Pendik Belediyesi Bülteni’ne domuz gribi ile ilgili açıklamalarda bulundu.
H1N1 aşısı olan her insanın ‘virüs taşıyıcı’ konumdan çıkıp ‘zinciri’ bozduğunu ifade eden Öztürk, “İnanın Türkiye’de 30 milyon kişi aşı olsa bu virüs ülkemizde yaklaşık bir yılda sona erer.”şeklinde konuştu.
Geçtiğimiz aylarda domuz gribi virüsünün laboratuar ortamında geliştirildiği yönündeki bir soruyu da cevaplayan Prof. Dr. Recep Öztürk şunları söyledi:
“Bunların hepsi komplo teorilerinden. Hiçbirinin gerçekle ilgisi yok. Şu anda kesinliği olmayan sansasyonel değerlendirmeler değil ‘ben bu hastalıktan nasıl korunurum’ ele alınmalı.”dedi.
aşı olmak, domuz gribi, domuz gribi aşısı, domuz gribi aşısının yararları, domuz gribi aşısının zararları, domuz gribi virüsü, domuz gribinin çaresi, domuz gribinin ilacı, enfeksiyon hastalıkları, H1N1, H1N1 aşısı, İnfluenza A, virüs taşıyıcısı, virüsün yayılma hızı
03 Ocak 2010 Pazar günü, saat 02:02′de yayınlandı.
Bu yazı 33 defa okundu.
TAVSİYE YAZILAR
BENZER YAZILAR
Dünyada domuz gribi vakası iki kat arttı
Domuz gribi ile kuş gribi karışımı yeni virüs uyarısı
Domuz gribinin belirtileri ve domuz gribinden korunma yolları
Domuz gribinde ikinci dalga tehlikesi
Domuz gribine karşı alınan önlemler
Grip mevsimine hazırlıklı olun
Domuz gribi hakkında merak edilen sorular
Domuz gribi tehdidi artıyor
İki domuz gribi aşısına lisans tavsiyesi
Domuz gribiyle ilgili komplo teorileri
Domuz gribinden nasıl korunmalı?
Domuz gribi tehlikesi kapımıza dayandı
Domuz gribinin yayılma hızı artacak uyarısı
Domuz gribinde Aspirin komaya sokuyor
Dünyada at gribi alarmı
Grip aşısı domuz gribi riskini artırıyor mu?
Sorularla domuz gribi
Domuz gribi tedbirlerinde obezite riski
Kanada’da domuz gribi aşısı alerjik reaksiyona neden oldu
Domuz gribine ozon tedavili çözüm
YORUMLAR
Siz de bu konu hakkındaki görüş, düşünce ve sorularınızı bize iletebilirsiniz.
İsim (zorunlu)
E-posta (yayınlanmaz) (zorunlu)
Reklam
E-posta Aboneliği
Güncel haberlerimizin günlük olarak e-posta adresinize gelmesin istiyorsanız lütfen abone olun.
Bu hizmetimiz FeedBurner altyapısını kullanmaktadır.
Uzman Gözüyle
Dünya Sağlık Örgütü domuz gribi aşısı hakkında ne diyor?
18 Kasım 2009 admin
Kategori: Genel sağlık
Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) danışmanlık yapan Stratejik Uzmanlar Danışma Grubu (SAGE) pandemi ile ilgili son gelişmeleri değerlendirdi.
13 ülkeden 15 bilim adamının oluşturduğu ve domuz gribi olarak bilinen Influenza A (H1N1) virüsünün yol açtığı pandemiye karşı Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) danışmanlık yapan Stratejik Uzmanlar Danışma Grubu (SAGE) pandemi ile ilgili son gelişmeleri değerlendirdi. Görüşlerini DSÖ’ye ileten grup, dünyadaki Influenza A (H1N1) virüsünün neden olduğu domuz gribi vakalarının çoğunluğunun ergenlik çağındaki gençlerden ve genç erişkinlerden oluştuğunu, çok genç yaştaki çocuklarda ise hastaneye yatış oranlarının yüksek olduğunu bildirdi. Uzmanlar ayrıca, pandemi aşılarının güvenliliğinin mevsimsel grip aşısından farklı olmadığını ve şimdiye kadar alışılmadık bir yan etkiye rastlanmadığını kaydettiler.
18 Kasım 2009, Farklı ülkelerden 15 uzmandan oluşan ve pandemiyle ilgili konularda Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) bilimsel danışmanlık hizmeti veren Stratejik Uzmanlar Danışma Grubu (SAGE) pandemi ile ilgili son verileri değerlendirerek görüşlerini DSÖ’ye sundu. Uzmanlar halen dünyadaki vakaların çoğunluğunun ergenlik çağındaki gençler ve genç yetişkinler olduğunu, 10 yaş ve üzerindeki adolesan ve yetişkinlere tek doz aşının yeterli olacağını ve pandemik aşıların yan etkiler bakımından mevsimsel grip aşıları kadar güvenli olduğunu bildirdiler.
En çok gençler etkileniyor
Tüm dünyada, Influenza A (H1N1) virüsünün neden olduğu domuz gribinden en çok ergenlik çağında olanlar ve genç erişkinler etkileniyor. Çok genç yaşlardaki çocuklar ise en yüksek hastaneye yatış oranına sahipler. Farklı ülkelerden alınan verilere göre, hastalığa yakalananların %1 ile % 10’u hastaneye yatış gerektiriyor. Hastaneye yatanların %10 ile %25’i yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alınırken, bu vakaların %2 ile % 9’u ciddi ölümcül olabilecek sonuçlar doğuruyor.
Genel değerlendirmede hastaneye yatması gereken hastaların % 7 ile %10’unu hamileliğinin ikinci veya üçüncü üç aylık döneminde bulunan kadınlar oluşturuyor. Hastalığa yakalanan hamile kadınların yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alınmaları olasılığı, genel nüfustan hastalananlara oranla on misli daha yüksek.
Uzmanlar inaktive adjuvanlı ve/veya adjuvansız pandemi aşılarıyla ilgili olarak hamile hayvanlarda yapılan araştırmalarda doğurganlık, gebelik, embriyo ve fetusün gelişimini bozacak doğum ve doğum sonrası gelişimi etkileyecek herhangi bir etkiye rastlanmadığına dikkat çektiler. SAGE uzmanları, hamile kadınlarda pandemik gribin yaratacağı ciddi sonuçlar da dikkate alındığında, ruhsatlı herhangi bir aşının hamilelerde kullanılmasını önermektedirler.
Pandemi aşısının güvenliliği
Uzmanlar şimdiye kadar dünyada yapılan Influenza A (H1N1) aşısı uygulamalarında beklenmedik veya alışılmadık ciddi bir yan etkinin görülmediğine dikkat çekerek, görülen yan etkilerin de güvenli olduğu bilinen mevsimsel grip aşısının yan etkileri ile aynı olduğunu belirttiler.
SAGE uzmanları ayrıca mevsimsel grip (inaktive) ve pandemik grip aşılarının (inaktive) birlikte uygulanmasında herhangi bir sakınca olmadığını açıkladılar. Güvenlilik profili açısından da herhangi bir sakınca bulunmadığını, bu şekilde uygulanan aşılar sonrasında herhangi bir yan etki artışı gözlemlenmediğini ifade ettiler.
Piyasada zatürre ve grip aşısı kalmadı
14 Kasım 2009 admin
Kategori: Genel sağlık
->
TEB Genel Sekreteri Özgür Özel yaptığı açıklamada, piyasada yoğun talep gören zatürre ve grip aşılarının tükendiğini bildirdi.
Türkiye’de 5 yaş üzeri çocuklarla yetişkinler için “Pneumo 23” ve 0-5 yaş için “Prevenar” isimli 2 farklı zatürre, Fluarix, Vaxigrip ve İnfluuvac isimli de 3 farklı grip aşısı bulunduğunu belirten Özel, “Çok büyük talep olan zatürre aşısı piyasada bulunmuyor. Sırada bekleyen çok hasta var. Mevsimsel grip aşısı talebinde de artış var ancak piyasada aşı yok” dedi.
Özel, uluslararası sağlık kuruluşu IMS’nin verilerine göre, Türkiye’de bu yıl 2 milyon kutu grip aşısı satıldığını, geçen yılki toplam satışla bu yılın 10 aylık dönemi arasında kutu bazında yüzde 4, Türk lirası bazında ise yüzde 10′luk bir artış tespit edildiğini bildirdi.
ANTİVİRAL SATIŞLARI
Antiviral satışlarında da patlama yaşandığını belirten Özel, geçen yıl 122 bin, bu yıl ise sadece kasıma kadar 260 bin Tamiflu satıldığını, kutu bazındaki artışın yüzde 113, Türk lirası bazındaki artışın ise yüzde 120 olduğunu söyledi.
Grip tedavisinde kullanılan bir diğer antiviral olan Relenza Rotadisk’ten de geçen yıl 6 bin kutu, bu yıl 10 aylık dönemde ise 10 bin kutu satış kaydedildiğini anlatan Özel, bu ilaçta da kutu bazında yüzde 71, Türk lirası bazında ise yüzde 78′lik artışın söz konusu olduğunu bildirdi.
Steril el temizleyicilerine, son aylarda, özellikle de ekim ayında büyük talep olduğunu ve yüksek miktarda satış kaydedildiğini ifade eden Özel, bu yılın 8 aylık dönemindeki toplam satış miktarına göre, sadece ekim ayında yaklaşık yüzde 900′lük bir artış yaşandığını belirtti.
Özel, “Üretici firmalar siparişleri karşılayamıyor. Yeterince ürün temin edilebilse, eczanelerden gelen talepler doğrultusunda satışların şu anki değerlerin 10 katına kadar ulaşacağını tahmin ediyoruz” diye konuştu.
Steril cerrahi maske satışlarında da son aylarda büyük artış olduğunu ifade eden Özel, üretici firmalar tarafından bu ürünlerin siparişlerinin de karşılanamadığını, bunun mümkün olması halinde satışların 10 kat artabileceğini söyledi.
H1N1’in tarihi
05 Kasım 2009 admin
Kategori: Genel sağlık
11 haziran 2009 A(H1N1) virüsünün salgın olarak (pandemic) tanımlandığı tarih. Dünya Sağlık Örgütü 1968’de ortaya çıkan Hong Kong gribinden bu yana ilk kez alarm seviyesini 6’ya yükseltti…
|

A (H1N1) nedir?
H1N1 insanlarda görülen en yaygın grip virüsü. Bazı A(H1N1) ve mevsimsel grip virüsleri insanlar arasında endemik olurken bazı türleri domuz ve kuş gibi canlılar arasında görülüyor. H1N1 virüslerinin ortak özelliği, yapılarında H ve N tipli protein içermesi. Bu proteinler kuş gribinde 16’ya 9 iken, insanlarda görülen mevsimsel gripte 1’e 3 olup farklılaşıyor.
İlk salgın ne zaman ortaya çıktı?
İlk evrensel salgın H1N1 türü olan kuş gribiydi. 1920’li yıllarda ortaya çıkan salgın ilk İspanya’da görüldüğü için değil, sadece İspanyollar tarafından hastalık hakkında rapor yazıldığı için ‘İspanyol gribi’ olarak adlandırılmıştı. İspanyol gribi dünya genelinde 50-100 milyon insanın ölümüne sebep olmuştu.
Bu kadar çok ölüm ise, savunma hücrelerinin akciğerlerde virüse karşı aşırı tepki vermesiyle insanların zatürre olmasından kaynaklanmaktaydı. İlk olarak akciğer hücrelerine saldıran virüs, bağışıklık sisteminin aşırı sitokin pompalamasına sebep oluyordu. Sitokin, hayvan ve bitki hücreleri tarafından üretilen, hücrelerin birbirleriyle iletişimini sağlayan protein ve peptidlerin bir grubudur. Akyuvar ve alyuvar hücrelerinin akciğerde yoğunlaşması, bir taraftan organın dokusuna zarar verirken diğer taraftan fazla sıvı salgılanmasına ve sonrasında da hastanın solunum zorluğu sonucu hayatını kaybetmesine yol açıyordu.
2009 grip salgını
2009 salgınındaki H1N1 çalışmalarında, virüsün ABD’de görülen domuz gribiyle benzer olduğu görüldü. Avrupa çalışmalarında ise Amerikan domuz gribi virüsünün, kuş, domuz ve insan griplerine benzer özelliklere sahip olan bir karışım olduğu ortaya çıktı.
İleriyi görmek
Nasıl kuş gribinden domuz gribine geçişi geçmiş yıllarda görebildiysek, gelecek yıllarda da farklı türde grip salgınlarıyla karşılaşacağımızı öngörebiliriz. Bununla birlikte bilim adamlarının bu türe tamamıyla son verecek bir yol bulmalarını da dört gözle bekliyoruz.
Domuz Gribinden Korunma
30 Ekim 2009 admin
Kategori: Genel sağlık
Domuz Gribinden 6 basit öneriyle korunun!
Sağlığınız yerinde ve H1N1 hastalık belirtileri göstermiyorken virüsün vücutta üremesini, belirtilerin daha da şiddetlenmesini ve ikincil enfeksiyonların gelişmesini önlemek için dikkatimizi N95 veya tamiflu gibi ilaçları stoklamaya vermek yerine çoğu bildirgelerde bahsedilmeyen bazı çok basit önlemleri uygulayabiliriz.
Ellerinizi sık sık yıkayın.
Ellerinizle yüzünüze dokunmayın. Yemek, banyo ve yara bakımı gibi zorunluluklar dışında yüzünüzün herhangi bir yerine dokunmaktan kaçınınız.
Ilık tuzlu suyla günde iki kere gargara yapınız ( tuza güvenmiyorsanız listerin kullanınız). H1N1 ‘in boğaz ve burun boşluklarında çoğalıp Enfeksiyona sebep olarak karakteristik belirtileri göstermesi için 2 -3 güne ihtiyacı vardır. Sağlıklı bir kişinin ılık, tuzlu suyla gargara yapmasının etkisi hastalığa yakalanmış olan bir kişinin tamiflu kullanması ile aynıdır. Bu basit ucuz fakat güçlü önleyici yöntemi küçümsemeyiniz.
3. önleme benzer olarak; Burnunuzun içini en az günde bir kere ılık tuzlu suyla temizleyiniz. *Günde bir kere burnunuzu sümkürün ve sonra ılık tuzlu suya batırılmış pamuk tamponlarla silerek temizleyiniz. Bu yolla burnunuzda bulunak virüs sayısını etkili bir şekilde azaltmış olursunuz.
Narenciye suları gibi C vitamin bakımından zengin olan yiyecekler kullanarak doğal bağışıklığınızı güçlendiriniz. Eğer ilave olarak C vitamin kullanmak zorunda iseniz emilimi artırmak için mutlaka Çinko ile birlikte alınız.
Bitkisel çaylar, çay, kahve gibi sıcak veya ılık içeceklerden içebildiğiniz kadar çok içiniz. * Sıcak içecekler içmek gargara yapmakla aynı etkiye sahiptir fakat ters yöne doğru. Sıcak içecekler virüsleri yaşamaları mümkün olmayan ortama sahip olan mideye doğru yıkayarak götürürler. H1 N1 virüsü mide’de çoğalamaz, herhangi bir zarar veremez ve hayatiyetını devam ettiremez.

