Dumansız hava dişleri koruyor

Bir taraftan sigara yasağının sınırları, kişileri ne kadar zorlayacağı konuşulurken diğer taraftan uzmanlar her geçen gün sigarasız bir yaşamın sağlığa olan katkılarını sıralamaktadırlar .

Başta kalp ve damar hastalıkları, akciğer kanseri gibi ciddi hastalıklara neden olan sigaranın, içerisinde bulundurduğu nikotin ile diş sağlığını da olumsuz yönde etkilediğini belirten Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı sigara içen kişilerin diş ve diş etlerinde çeşitli hastalıklarının gözlenebildiğini kaydediyor.

“Sigara kullanmak ağız kanseri, dişeti çekilmesi, doku bozuklukları, kötü ağız kokusu, dişeti hastalığına yatkınlık, damakta kırmızı renkli iltihabı oluşumu, dişlerin üzerinde katran artıkları veya koyu kahverengi leke gibi birçok rahatsızlığa neden olmaktadır. Bunun yanında ağız kanseri riskini de arttırdığını belirten Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı “ağız kanserinin özellikle son yıllarda çok yaygın bir şekilde görüldüğünü ve bu hastalığa yakalanmış kişilerin büyük bir çoğunun uzun yıllar sigara kullandığını belirtiyor ve sigara kullanımını bırakma ile bu hastalığa yakalanma riskini azaltabilirsiniz” diyor.
Estetiği de kaybettiriyor;

Sigara kullanmak diş kaybına ve gülüşünüzün etkisini kaybetmesine neden olur.

“ Sigara içerisindeki nikotin diş yüzeylerine çökerek bir tabaka oluşturur. Bu tabaka diş estetiğini bozduğu gibi ağızda bakteri oluşumunu hızlandırıp dişlerin çürüğe karşı direncini azaltır. Bunun yanı sıra ağzında diş çürüğü olan birinin sigara içmesi çürüğünün daha hızlı bir şekilde yayılmasına neden olur.”

İçmek kadar solumak da zararlı
Sigara içmek kadar dumanı soluyan kişilerin de dişlerinde büyük bir zarar oluşur. Yapılan birçok çalışma sigara içilen ortamlarda bulunan kişilerin sigara içmeseler bile, içen kişiler kadar sigaradan etkilendikleri ortaya koymuştur.Her yıl binlerce pasif içici sadece sigara dumanını soluduğu için çeşitli hastalıklara yakalanmaktadır ve hatta hayatlarını kaybetmektedirler.”
Dumansız hava sayesinde kişiler sigarayı bırakırlar mı bilinmez ama sigara içmeyenlerin dişlerinin rahat edeceği kesin.

Bembeyaz ve Sağlıklı Dişlere Sahip Olabilirsiniz

Dişlerinizin hem sağlıklı hem de bembeyaz olmasını kim istemez. Bu konuda derlediğimiz bilgileri okumanızı öneririz.

Dişlerinizi leke oluşumuna neden olan besinler ve gıdalar tükettiğinizde hemen fırçalamalısınız.

Diş fırçanızı üç ayda bir kesinlikle değiştirin.

Dişlerinizi fırçalarken sert olmamak kaydıyla, dairesel hareketlerle yavaş yavaş fırçalayın

Dilinizin üzerinde de bakteri olşabildiğinden, her sabah diş fırçasıyla dilinizi fırçalamalısınız.

Sabah ilk işiniz dişlerinizi fırçalamak oluyorsa önce elma sirkesiyle gargara yapmalısınız.

Dişlerinizin beyaz olmasını istiyorsanız, haftada bir kez karbonatla fırçalamalısınız.

Diş aralarını her zaman diş ipiyle temizleyiniz.

Doğal diş temizleyicileri sebze ve meyvelerdir. Siz de bol bol çiğ meyve ve sebzeler tükemeye gayret etmelisiniz. Örn; Havuç,kereviz,elma

Dişlerinizi sabah ilk iş olarak ve gece yatmadan önce fırçalayınız.

Dişlerinizi Fırçalarken Dikkat Etmelisiniz

- Dişler florürlü macunlar ile fırçalanmalı,
- Diş ipi ile diş araları temizlenmeli,
- Diş hekiminizi en az altı ayda bir ziyaret ederek komple ağız muayenesi yaptırılmalı,
- Dengeli beslenmeye önem verilmeli.

Diş fırçası, diş macunu ve ağız temzliyicileri almadan önce mutlaka doktorunuza danışmalı, doktorunuzun tavsiye edeceği ürünleri kullanmalısınız. Her insanın ağız ve diş yapısı birbirinden farklı olması nedeniyle tüm ürünler herkses uygun olmayabiliyor.

Diş fırçası seçiminde sert kıllı fırçalar dişlere zarar verir, bu yüzden çok fazla tercih edilmemelidir. Diş fırçanızı üç-dört ay süreyle rahatlıkla kullanabilirsiniz. Diş fırçası üzerindeki kıllar birbirinden ayrılmaya başladığında fırçanızın değiştirilmesi gerektiğini anlayabilirsiniz.

Yanlış diş fırçalama teknikleri minelere ve diş etlerine zarar vereceğinden zamanla diş çürümelerine ve diş eti çekilmelerine sebep olmaktadır. Bunun için dişlerinizi fırçalarken fırçayı dişlerinize 45 derecelik bir açı ile yaklaştırmalı, dişlerinizin eni doğrultusunda ileri – geri uygulamayla fırçalamalısınız.

Diş fırçalama işleminden sonra diş etleri süpürme tekniği denilen biçimde fırçalanarak temizlenmelidir. Dişlerimizin iç kısımları daha dar olduğundan fırçalar dik şekilde tutularak yukarı – aşağı usulde fırçalanarak temizlenebilir.

Peynir, diş çürümesine engel

Toplumda aydın kesimlerin bile diş sağlığını ihmal ettiklerini belirten uzmanlar, ülkemizde 20 – 24 yaş grubundaki insanlarda tedavi edilmemiş veya edilmesi gereken çürük diş sayısının ortalama 6 olduğunu kaydediyor.

Diş ve ağız sağlığına gerekli önemin verilmediğini belirten Atatürk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muzaffer Gülyurt, insanların bu sebeple çeşitli hastalıklara yakalandığını söyledi.

Türkiye’de diş ve ağız hastalıklarının çok oluşunun koruyucu diş hekimliğine gerekli önemin verilmemesinden kaynaklandığını işaret etti.

Durumun ciddi sağlık problemlerine sebep olabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Gülyurt, “Problemin çözümü insanların eğitimine bağlıdır. Enfeksiyonel hastalıklar ağız yoluyla bulaşır. Üniversitemize bağlı diş hekimliğimiz sadece Erzurum’a değil tüm Doğu ve Karadeniz Bölgesi’ne hizmet vermektedir” dedi.

Çocuklar eğitilmeli

Çocuklara diş sağlığı konusunda gerekli eğitimin verilmesi gerektiğini vurgulayan Gülyurt, küçük yaşlarda çocuklara diş fırçalamanın öğretilmesi gerektiğini ifade etti.

Çocukların şekerli yiyeceklere karşı sempatileri olduğu için tatlı yiyeceklerin çocuklar tarafından fazla miktarlarda tüketildiğine işaret eden Prof. Dr. Gülyurt, annelerin bu konuda dikkatli olmalarını istedi.

Çocuklara süt ürünleri verilmesi alışkanlığının kazandırılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Gülyurt, süt ürünlerinden peynir gibi yiyeceklerin diş çürümelerini önlediğini söyledi.

Türkiye’de diş hekimliğinin sadece tedavi edici hizmetleri yürütmesinin, ciddi ekonomik kayıplara sebep olacağını vurgulayan Prof. Dr. Gülyurt, diş ve ağız hastalıklarının kadınlara oranla erkeklerde daha az olduğunu belirtti.

Diş çürüklerini önlemek için 10 basit yöntem

Her insanın yaşamında en az bir kez yaşadığı diş çürümesini aslında çok kolay yöntemlerle önlemek mümkün olabiliyor. Diş çürüğü hemen herkes için tam bir kabus oluyor. Dişlerin çürümesinin engellenmesiyle; kişi hem çürük bir dişin vereceği ağrıdan kurtuluyor; hem beslenmesinde de sıkıntı yaşamıyor.

Diş Hekimi Altuğ Serçe, diş çürüklerini koyu renklenmelerle birlikte görülen oyuklar olarak tanımlıyor. Ağızda bulunan bakterilerden oluşan bakteri plağı, şekerli ve unlu yiyeceklerin ağızda kalan artıklarından asit oluşturuyor. Bu asitler, dişlerin mineral dokusunu çözerek dişin minesinin bozulmasına ve sonucunda da diş çürüğünün başlamasına neden oluyor. Beslenmelerinde karbonhidratlı ve şekerli yiyeceklerin oranı yüksek olan kişilerin de kullandıkları suların florür oranı da düşükse çok daha fazla çürük tehlikesi beliriyor. Bakteri plağı tarafından oluşturulan aside karşı tükürük doğal bir savunma mekanizması oluşturuyor. Tükürük akışını ve miktarını azaltan hastalıklar ya da ilaçlarda çürük oluşumunu hızlandırıyor. Bu nedenle de diş hekimleri şekersiz sakız çiğnemenizi öneriyor. Özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde diş çürüğüne eskiye oranla daha sık rastlanıyor. Bisküvi, şeker, çikolata, kola gibi her an elimizin altında olan bu besinler diş çürüğü artışının başlıca sorumluları olarak kabul ediliyorlar.

Çürükleri önleyen 10 basit yöntem
- Sabah kahvaltısından sonra ve akşam yatmadan önce dişlerinizi fırçalayın ve her gün düzenli olarak diş ipi kullanın
- Diş fırçanızı küçük başlı seçin
- Dişlerinizin iç yüzeylerini, dış yüzeylerini, çiğneyici yüzlerini ve dilinizin üstünü fırçalayın, ara yüzlerde diş ipliği kullanın.
- Orta derecede sert yada yumuşak kıllı diş fırçası kullanın, fırçanızı belirli aralıklarda değiştirin.
- Asla başkasının diş fırçasını kullanmayın.
- Dengeli beslenmeye dikkat edin.
- Dişlerinizi çürüğe karşı daha dayanıklı hale getiren uygulamalarla ilgili (florlama ve fissür örtücüler) bir diş hekimine başvurun
- Florürlü bir diş macunu kullanın.
- Şekerli yiyecekleri ana öğünlerde tüketin, yemek aralarında bir şey yememeye özen gösterin.
- Çürüklerin erken yakalanması için belirli periyotlarla diş hekimine başvurun.

Belirli periyotlarla diş hekimine görünmek diş çürüklerinin erken teşhisini sağlıyor.

Elma bağırsak kanserinden koruyor

17 Ağustos 2009 admin  
Kategori: Genel sağlık

Uzmanlar, elmanın sağlıklı beslenmede sanılandan daha faydalı olup, bağırsak kanserine yakalanma riskini de azalttığını belirttiler. Bu sebeple uzmanlar, her öğünden sonra elma yenmesini tavsiye ediyorlar.

İçerisinde birçok mineral ve vitamin bulunduran elmanın diğer faydaları şöyle sıralanıyor…

Zayıflamak için

Elmada sadece 50 kalori bulunuyor ve içinde bulunan petkinden dolayı doyurucudur. Zayıflamak için mükemmel bir meyvedir. Düşük kalorili olduğu için şişmanlığı önler, kan şekeri düzeyini ve yüksek tansiyonu olumlu bir şekilde etkiler.

Kabızlık için

Yemekten önce yenen bir elma, bağırsakta bakterilerin çoğalıp azalmasını ayarlamada rol oynar ve bu sayede kabızlığı önler.

Bağışıklık için

Elmadaki C vitamini vücudun savunma sistemini kuvvetlendirir. Bunun sonucu olarak soğuk algınlığı virüsleri vücuda giremezler.

Dişler için

Yemeklerden sonra yenen elma, çoğu zaman diş fırçalamaktan daha iyi etki yapar. Çünkü elma çiğnenirken dişlerin arası çok iyi bir şekilde temizlenir.

Kolesterol için

Elmadaki petkin maddesi, zararlı kolesterolü (LDL) düşürür; atardamarları koruyan faydalı kolesterolü (HDL) yükseltir.

Kalp için

Elmadaki etkili maddelere yeni keşfedilen ‘Phenylalanin’ de eklendi. Bu madde, vücutta bulunan ve kalbin çalışmasında destek olan Q enzimini faaliyete geçirir.

Demir eksikliği

Demir, C vitamini ile birleştiğinde organizma tarafından mümkün olduğunca iyi şekilde alınır. Elmada her ikisi de vardır.

Kusursuz gülüşlerin sırrı

Kırmızı halı üzerinde yürüyen birbirinden güzel ve yakışıklı Hollywood yıldızlarının ortak özelliği tabi ki mükemmel gülüşleriydi. Uzmanlar, kırmızı halı üzerinde doğal ve kusursuz gülüşleriyle objektiflere poz veren Hollywood yıldızları gibi gülmek için doktorların kullandığı tedavi yöntemleri hakkında önemli ipuçları veriyor.

İste Plusdent Diş Kliniği’nden Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı’nın yorumlarıyla starların gülüşüne sahip olmak için uygulanabilecek tedaviler ve kusursuz dişlerin sırları…

Porselen Vener
Hemen hemen hepimizin aklına bu kadar kusursuz gülüşlere nasıl sahip oldukları, doğal dişlerinin nasıl bu kadar güzel olabildiği gelir. Oysaki onların bu kadar çarpıcı gülüşlerinin arkasında estetik diş hekimliği vardır.

Starların birçoğunun sıralı olmayan, çarpık, ayrık, renkleşmiş dişleri için tercih ettiği yöntemin venerler olduğunu belirten Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı, porselen venerlerin dişinizin yüzeyinin çok az bir miktarda aşındırılmasıyla diş yüzeyine yapıştırılan tırnak kalınlığında ince porselenler olduğunu, bu uygulamayla bireylerin 4-7 gün gibi kısa bir süre de Hollywood starları gibi mükemmel gülüşlere sahip olunabileceğini söylüyor.

Venerlerin en önemli özelliğinin ise gerçek dişler kadar doğal görünmeleri olduğunu belirten Kazandı, bu tedavi yönteminde bireylerin gülüşlerini seçmelerinin de mümkün olduğunu belirtiyor ve açıklıyor:
“Estetik diş hekimliğine başvurmadan önce her halde hemen hemen herkes sonucun nasıl olacağını merak eder? Acaba doğal olacak mı, çevremdekiler ne tepki verecekler diye herkes merak eder. İşte tüm bu sorulardan artık bilgisayar destekli gülüş tasarımı programları sayesinde kurtulmak kolay. Geliştirilen bu teknoloji sayesinde dişlerinize hiçbir işlem yapılmadan işlemin sonucunda yeni gülüşünüzün yüzünüzde nasıl duracağının tahmini sonuçlarını verilebiliyor. Bununla da kalmıyor; yeni dişleriniz ve yeni gülüşünüzün olduğu portre fotoğrafınızın bir adet çıktısını alıp yanınızda götürebiliyor ve sevdiklerinizin de fikrini alarak tedaviye karar verebiliyorsunuz.”

Diş beyazlatma
Holywood starlarının gülüşlerinin en önemli özelliği hiç kuşkusuz bembeyaz dişlerdir. Hepimiz onların sahip oldukları gibi bembeyaz dişlere sahip olmak isteriz. Hatta bunun için kulaktan dolma bir sürü yöntemi kullanırız. Oysa bembeyaz dişlere sahip olmak, sigara ve kahvenin ağzımızda bıraktığı lekelerden kurtulmak çok da zor değil. Ofis tipi veya ev tipi diş beyazlatma yöntemlerini kullanarak Hollywood starlarının sahip olduğu gibi bembeyaz dişlere sahip olabilirsiniz. İşte diş hekimlerinin kullandığı yöntemler;

Öğle arasında bembeyaz dişler; klinikte diş beyazlatma yöntemiyle bir saate bembeyaz dişlere sahip olabilirsiniz. Son günlerdeki trend kişilerin öğle aralarında diş hekimlerini ziyaret edip dişlerini beyazlatmak oldu. Bir saat gibi kısa bir sürede yapılan işlem birçok ünlü ismin tercihi oldu.

Diş hekiminin ilk önce gerekliyse dişleri plaktan arındırmak için yapacağı diş taşı temizliği ve parlatmadan sonra dişler hazır hale getirilir. Beyazlatma jelinin dişe uygulandıktan sonra bu jelin halojen/led ışık kaynakları ya da lazerle aktive edilmesi sonucu dişin içindeki renkli sıvının dişten uzaklaştırılmasıyla elde edilir. Lazer veya diğer ışık kaynakları dişi beyazlatmaz, sadece beyazlatma jelinin aktive olmasını sağlayarak gerekli kimyasal reaksiyonu başlatır.

Evde diş beyazlatma
Ev tipi beyazlamada ise hastanın ağzının ölçülerine göre yapılan diş kılıflarına jeller konulup, bu şekilde ağızda 2-3 saat tutulmasıyla uygulanır. Ancak ofis tipi diş beyazlatma işleminde kullanılan solüsyonların içeriği ofis tipinde uygulanana göre daha düşüktür. Bu işlemle elde edilen beyazlık da ofis tipine göre daha uzun sürede elde edilir.

Hangi yöntem daha iyi?
Bu tamamen sizin seçiminize kalmış. Kısacası her iki yöntemde etkin olmasına rağmen tercih, renkleşmenin derecesine, tedavinin ne kadar çabuk sonlandırılmak istendiğine ve hekimin görüşüne bağlıdır. Dişlerin beyazlamaları öncelikle başlangıç renkleri ile de ilgilidir.

Sarı ton dişler kolaylıkla 3-4 ton beyazlayabilirken, yeşil-gri tonundaki dişlerin beyazlaması daha zor olmaktadır. Kısacası beyazlama miktarı kişiden kişiye değişmektedir. Ancak diş renginiz çok koyu ise en uygun yöntem ofis tipi ve ev tipi beyazlatma işlemi beraber kombine uygulanmasıdır. Bu şekilde hiç beyazlamayacağını düşündüğünüz dişleriniz bile inci beyazlığına kavuşur.

İmplant
Yıldızlarında çeşitli nedenlerden dolayı diş kaybı yaşadıklarında en çok tercih ettikleri yöntemin implant tedavi yöntemini olduğunu belirten Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı bu şekilde kusursuz gülüşlerini koruduklarını belirtiyor.

İmplant geleneksel köprü ve protezlere göre daha iyi konuşma ve çiğneme fonksiyonu sağlarken, yüzünüzde doğal bir görünümü de beraberinde getirir. Bu yöntemle eksik dişlerinizin yerlerini dolduklarını ve doğal dişler kadar sağlam ve doğal bir görüntü elde ettiklerini de ekliyor:
“İmplant tedavisinde her hangi bir yaş sınırlaması bulunmamaktadır. Her yaştaki hastalar için uygundur. Sadece gençler için kemik gelişiminin tamamlanmasını beklemek gerekmektedir. Kemik gelişimide 18 yaşına kadar gerçekleşmektedir. Erişkinlerde ise herhangi bir üst yaş sınırı yoktur. Sadece yaş sebebiyle oluşabilecek riskler mevcut ise yapılmayabilir.”

Siyah çay, diş çürümelerini önlüyor

Çay içmenin dişleri sağlıklı tutmak için iyi bir yöntem olduğu ortaya koydu. Uzmanlar, yapılan son araştırmalara göre çayın ağız hijyenini bozan zararlı bakterilerle savaşarak dişeti hastalıkları ve çürüğün oluşumunu azalttığını belirtiyor.

Plusdent Diş Kliniği Diş Hekimi Onur Öztürk, konuyla ilgili olarak şu açıklamaları yaptı:
“Siyah çayın içinde bulunan bileşenler diş üzerindeki gıda artıklarında asit üretimini ve bakterilerin çoğalmasını yavaşlatırlar. Aynı zamanda gıda artıklarının dişin üzerine yapışmasına sebep olan bakteriyel enzim glukosiltransferaz’ın etkisini yavaşlatıp, ağız hijyeninin korunması kolaylaştırırlar. Ancak daha sağlıklı olduğu düşünüldüğü için tercih edilen bitki çayları fazla asit içermesinden dolayı diş minesine zarar verebilir. Bunun için bitki çayı alırken pH seviyesine dikkat edilmesi gerekir. Bitki çayı alırken pH değeri yüksek olan çaylar tercih edilmeli.”

Şeker ve asit içeren içeceklerin diş minesinde tahribata ve çürüklere neden olduğunu belirten Diş Hekimi Onur Öztürk bu tür içeceklerden mümkün oldukça uzak durmanın ağız ve diş sağlığı açısından yararlı olduğunu belirtiyor ve dişler için en mükemmel içeceğin ise su olduğunun altını çiziyor. Bütün bunların yanı sıra ağız hijyenini sağlamak ve plak oluşumunu önlemenin asıl yolunun düzenli diş fırçalamak ve diş ipi kullanımı olduğunu belirten Öztürk bunların sadece yan etkenler olduğunun da altını çiziyor.

Ayrıca şekersiz olarak içilen sütün de dişler için oldukça yararlı olduğunu belirten Öztürk sütte bulunan kalsiyum maddesinin ayrıca kemikleri ve dişleri güçlendirdiğini ve özellikle çocukların içmesi gerektiğini vurguluyor.

Yaşlılar için ağız bakımı tüyoları

Akıp giden yıllar dişlerimizde bazı değişikliklere neden olsa da ağız sağlığının bozulması, aslında yaşlanmanın doğal bir sonucu değil. Yaşlılıkta diş bakımı yaparken doğru yöntemleri uygularsanız uzun yıllar ağız sağlığınızı koruyabilirsiniz. Bu nedenle; akşam uyumadan önce protezlerinizi çıkarıp soğuk suya bırakmayı, protez temizleme tabletleri ve dişi ipi kullanmayı ama en önemlisi de diş hekiminize altı ayda bir uğramayı ihmal etmeyin…

Akıp giden yıllar dişlerimizde bazı değişikliklere neden olsa da, ağız sağlığının bozulması, aslında yaşlanmanın doğal bir sonucu değil. Örneğin; diş bakımına özen gösteren, diş hekimine düzenli olarak giden yaşlı birinin dişleri, yarı yaşındaki bir gencinkinden çok daha sağlam ve sağlıklı olabilir.

Medical Park Bahçelievler Hastanesi Ağız ve Diş Sağlığı Uzmanı Dr. Ahmet Mihmanlı, yaşlılıkta dişlerde meydana gelebilecek değişimleri ve ilerleyen yıllarda dişlere uygulanması gereken bakım yöntemlerini anlattı:

“Ağız sağlığının bozulması, aslında yaşlanmanın doğal bir sonucu değildir. Bu durum; koruyucu diş hekimliği hizmetlerinin yetersizliğine, sistemik hastalıklara, ilaç kullanımına, yanlış ve yetersiz beslenmeye ve uygun yapılmayan ağız bakımına bağlı olarak gelişir. Hatta çoğu zaman ağız hijyenine dikkat eden yaşlı bireylerin ağız sağlığı, ağız hijyenine dikkat etmeyen genç bireylerden daha iyi olabiliyor.”

Dünya yaşlanıyor, dişler gençleşiyor

Yakın bir gelecekte; dünya nüfusunun yüzde 20’sinin 65 yaşın üstünde olacağı öngörülüyor. Diğer sağlık sorunlarında olduğu gibi, diş ve ağız sağlığı bakımından da eğitim ve bilinç düzeyinin artmasının olumlu yansımaları oluyor. Örneğin; diş sağlığı konusundaki bilincin artması, doğru beslenme yöntemlerinin uygulanması sayesinde, ileri yaş nüfusunun artışına rağmen, günümüzde dişler daha uzun süreler ağızda kalabiliyor. Özellikle de düzenli diş hekimi kontrolleri, yaşam kalitesini olumlu yönde etkileyebiliyor.

Düzenli diş bakımıyla ağız sağlığını koruyabilsek de; yaşlanmaya paralel olarak minede meydana gelen aşınma sonucu dişlerde şekilsel değişiklikler görülebilir. Bu durum basit yüzeysel aşınmalardan, önemli madde kaybına kadar ilerleyebilir. Genel olarak, yaşlanma ile ilgili olduğu düşünülen ağız içi değişiklikler; diş kaybı, dişlerin renginde koyulaşma, dişetlerinde çekilmeler, tükürük miktarının azalması, ağız dokusunda ve kaslarda zayıflama ve tat duyusunun azalmasıdır.

Yaşla birlikte tükürük akışkanlığı azaldığı için bakteriyel plak birikimi dolayısıyla çürük ve dişeti hastalık riski artar.

Protezlerinizi gece çıkarın

Yaşlanma ile ilgili olarak ağız içi ve çevre dokularda şekil ve fonksiyon açısından birtakım değişiklikler meydana gelebilir. Bu değişikliklerin ağız sağlığının bozulmasına neden olmaması için; kişisel bakımın ve düzenli diş hekimi kontrollerinin çok önemli olduğu unutulmamalı.

Yaş ilerledikçe en sık karşılaşılan sorun, dişeti çekilmeleri ve dişlerde aşınmalardır. Ancak dişler, evde yapılan düzenli bakım ve düzenli diş muayeneleri ile bir ömür boyu sağlıklı kalabilir.

Yaşlılıkta sistemik hastalıklarda artış olduğu için daha özenli ağız bakımı ve 6 ayda bir diş hekimi kontrolü gerekir. Ancak, ağız bakımı iyi olmayan ve ağız dokularını etkileyen sistemik hastalığı olanlar, daha kısa (1-3 ay gibi) aralıklarla doktora gitmelidir.

Her zaman olduğu gibi yaşlılıkta da dişler günde en az iki kere florürlü bir macunla fırçalanmalı.

Dişeti dokusunun kaybı sonucu oluşan dişler arası boşluklar, besin birikimine neden olacağı için, bu alanların temizliğinde özellikle de gece ağız bakımı sonrasında ara yüz fırçası ve diş ipi ile yapılmalıdır. Ağız gargaraları da önerilir.

Yaşlılarda dişeti mekanik kuvvetlere karşı dirençli olmadığı için, bu hastalara yumuşak kıllardan oluşan diş fırçaları tavsiye edilir.

Flor uygulaması yapılmalı

- Dişlere yapılan flor uygulamaları ile kök çürüklerinin oluşumu veya başlangıç halindeki çürüklerin ilerlemesi önlenebilmektedir.

- Protez diş kullanan yaşlılar ise yemeklerden sonra protezlerini mutlaka fırçalamalıdır. Ayrıca kullanılan protezlerin yılda bir kez diş hekimine gidilerek profesyonel olarak temizliği yapılmalı, cilalanmalı ve gerekli görüldüğünde yenilenmeli.

- Protezler gece mutlaka çıkarılmalıdır; çünkü dişetlerinizin de dinlenmeye ve havalanmaya ihtiyacı vardır. Çıkarılan protezler temizlenmeli ve soğuk su içinde tutulmalıdır.

Yumuşak fırça ve diş ipi kullanın

- Protez temizleme tabletleri de protezlerin mikroplardan arınmasına yardımcı olur.

- Tüm bunların yanında yumuşak dokular düzenli kontrol edilmeli, olası değişiklikler kanser yönünden mutlaka incelenmelidir.

- Yaşlıda diş kaybı fazla olduğu için, kalan dişler sabit veya hareketli protezlerin tutuculuğunda önemli rol oynarlar. Bu yüzden, çürük dişlerin tedavisi gereklidir.

- Sürekli alınan bazı ilaçlar ağız kuruluğuna neden olabilirler. Tükürük, dişleri çürüğe karşı koruyan doğal bir salgıdır, bu nedenle tükürük salgısında azalma varsa diş hekimine danışılmalı.

- Ağız bakımını gerçekleştiremeyen yatağa bağımlı hastalarda bu işlemler, hasta yakınları ve yardımcı sağlık personeli tarafından yapılır.

Hamilelikte diş sağlığının önemi artıyor

Uzmanlar, hamilelerin diş eti iltihaplanmalarına yatkın olduğunu belirterek, anne olmayı planlayan kadınların gebe kalmadan önce mutlaka ağız ve diş kontrolünden geçmeleri gerektiği konusunda uyarılarda bulunuyor.

Ağız ve Diş Sağlığı Uzmanı Erhan Palamutçu, diş eti iltihaplanmalarının özellikle hamileleri normalden fazla oranda etkilediğini belirterek şu bilgileri verdi:

- Eğer dişler üzerinde biriken yiyecek artıkları tamamen temizlenmezse, ‘gingivitis’ adlı basit dişeti iltihabı gelişir. Diş etleri şişer, kırmızı ve kanamalı bir hal alır. Bunu engellemek için etkili fırçalama ve diş ipi gerekir.

İlk üç ay önemlidir

- Sık kusan gebelerde ağızdaki asit seviyesi yüksek olduğu için dişlerde aşınma ve çürüme oranı artar. Bu da yine iyi bakımla önlenebilir. Kusmadan hemen sonra ağzı bol su ile çalkalamak ve yarım saat sonra diş fırçalamak uygundur.

- Gebeliğin ilk üç ayı bebeğin oluşumunun başladığı ve en hızlı gerçekleştiği evrelerdir. Bu dönemde mecbur kalmadıkça diş uygulaması yaptırmaktan kaçınmak gerekir. Bu yüzden gebelik öncesi kontrolden geçmediyseniz bile ilk üç aylık dönemde mutlaka diş hekimine görünmeniz gerekir.

Ağrı bebeğe zarar

- İlk üç aylık dönemde oluşabilecek sorunlarda, daha çok geçici tedaviler uygulanıp, kalıcı tedaviler 3 ile 6 ay arasındaki döneme veya gebelik sonrasına bırakılır.

- Düşük, erken doğum riski, aşırı korku, panik gibi faktörlerin elenmesi ile her dönemde diş çekilebilir, dolgu yapılabilir, apse tedavi edilebilir. Çünkü ağrının yaptığı stres bebek için daha zararlı olabilir.