Ağız sağlığımıza dikkat ediyor muyuz?
17 Haziran 2010 zifiri
Kategori: Çocuk, Diş, Göz, Kadın Sağlığı ve Sağlık Haberleri
->

Ağız ve diş sağlığı , genel sağlığımızın, vücut fonksiyonlarımızın ve yaşam kalitemizin önemli bir parçasıdır.Gelişmekte olan ülkelerin çoğunda olduğu gibi, ülkemizde de sigorta sistemleri dolgu ve protez benzeri tedavi yöntemlerine ödeme yaparken koruyucu hekimlik hizmetlerine yaptığı ödemeleri sınırlı tutmaktadır. Devamını oku
Soğuk İçecek Tüketirken Dişleriniz Sızlıyorsa
09 Haziran 2010 zifiri
Kategori: Çocuk, Diş, Göz, Kadın Sağlığı ve Sağlık Haberleri

Yaz mevsiminin gelmesiyle sıcak ve soğuk farkına yol açangıdaların tüketilme sıklığı artar. Kışın belki de çok dikkatimizi yoğunlaştıramadığımız dişhassasiyetinden, yazın soğukiçecek ve yiyeceklerin tüketilmesinin artmasıyla kaçamaz hale geliriz ve böylecediş hassasiyeti, gündemimizdeki sırasını belirler. Devamını oku
Dişlerimiz sağlıklı ve estetik ise daha güzel konuşuyoruz
03 Haziran 2010 zifiri
Kategori: Çocuk, Diş, Göz, Kadın Sağlığı ve Sağlık Haberleri
->
Kişinin davranışlarında özgüven kaybından kaynaklanan bu tutukluk, çoğu zaman konuşmaya ve iletişime yansır. Özgüvenini tekrar kazanmak isteyenler yüzünde veya vücudunda değişiklik yaratmak için, çoğu zaman estetik yöntemlere başvururlar. Devamını oku
Dumansız hava dişleri koruyor
27 Aralık 2009 admin
Kategori: Çocuk, Diş, Göz, Kadın Sağlığı ve Sağlık Haberleri
Bir taraftan sigara yasağının sınırları, kişileri ne kadar zorlayacağı konuşulurken diğer taraftan uzmanlar her geçen gün sigarasız bir yaşamın sağlığa olan katkılarını sıralamaktadırlar .
Başta kalp ve damar hastalıkları, akciğer kanseri gibi ciddi hastalıklara neden olan sigaranın, içerisinde bulundurduğu nikotin ile diş sağlığını da olumsuz yönde etkilediğini belirten Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı sigara içen kişilerin diş ve diş etlerinde çeşitli hastalıklarının gözlenebildiğini kaydediyor.
“Sigara kullanmak ağız kanseri, dişeti çekilmesi, doku bozuklukları, kötü ağız kokusu, dişeti hastalığına yatkınlık, damakta kırmızı renkli iltihabı oluşumu, dişlerin üzerinde katran artıkları veya koyu kahverengi leke gibi birçok rahatsızlığa neden olmaktadır. Bunun yanında ağız kanseri riskini de arttırdığını belirten Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı “ağız kanserinin özellikle son yıllarda çok yaygın bir şekilde görüldüğünü ve bu hastalığa yakalanmış kişilerin büyük bir çoğunun uzun yıllar sigara kullandığını belirtiyor ve sigara kullanımını bırakma ile bu hastalığa yakalanma riskini azaltabilirsiniz” diyor.
Estetiği de kaybettiriyor;
Sigara kullanmak diş kaybına ve gülüşünüzün etkisini kaybetmesine neden olur.
“ Sigara içerisindeki nikotin diş yüzeylerine çökerek bir tabaka oluşturur. Bu tabaka diş estetiğini bozduğu gibi ağızda bakteri oluşumunu hızlandırıp dişlerin çürüğe karşı direncini azaltır. Bunun yanı sıra ağzında diş çürüğü olan birinin sigara içmesi çürüğünün daha hızlı bir şekilde yayılmasına neden olur.”
İçmek kadar solumak da zararlı
Sigara içmek kadar dumanı soluyan kişilerin de dişlerinde büyük bir zarar oluşur. Yapılan birçok çalışma sigara içilen ortamlarda bulunan kişilerin sigara içmeseler bile, içen kişiler kadar sigaradan etkilendikleri ortaya koymuştur.Her yıl binlerce pasif içici sadece sigara dumanını soluduğu için çeşitli hastalıklara yakalanmaktadır ve hatta hayatlarını kaybetmektedirler.”
Dumansız hava sayesinde kişiler sigarayı bırakırlar mı bilinmez ama sigara içmeyenlerin dişlerinin rahat edeceği kesin.
Bembeyaz ve Sağlıklı Dişlere Sahip Olabilirsiniz
18 Aralık 2009 admin
Kategori: Çocuk, Diş, Göz, Kadın Sağlığı ve Sağlık Haberleri
Dişlerinizin hem sağlıklı hem de bembeyaz olmasını kim istemez. Bu konuda derlediğimiz bilgileri okumanızı öneririz.
Dişlerinizi leke oluşumuna neden olan besinler ve gıdalar tükettiğinizde hemen fırçalamalısınız.
Diş fırçanızı üç ayda bir kesinlikle değiştirin.
Dişlerinizi fırçalarken sert olmamak kaydıyla, dairesel hareketlerle yavaş yavaş fırçalayın
Dilinizin üzerinde de bakteri olşabildiğinden, her sabah diş fırçasıyla dilinizi fırçalamalısınız.
Sabah ilk işiniz dişlerinizi fırçalamak oluyorsa önce elma sirkesiyle gargara yapmalısınız.
Dişlerinizin beyaz olmasını istiyorsanız, haftada bir kez karbonatla fırçalamalısınız.
Diş aralarını her zaman diş ipiyle temizleyiniz.
Doğal diş temizleyicileri sebze ve meyvelerdir. Siz de bol bol çiğ meyve ve sebzeler tükemeye gayret etmelisiniz. Örn; Havuç,kereviz,elma
Dişlerinizi sabah ilk iş olarak ve gece yatmadan önce fırçalayınız.
Dişlerinizi Fırçalarken Dikkat Etmelisiniz
18 Aralık 2009 admin
Kategori: Çocuk, Diş, Göz, Kadın Sağlığı ve Sağlık Haberleri
- Dişler florürlü macunlar ile fırçalanmalı,
- Diş ipi ile diş araları temizlenmeli,
- Diş hekiminizi en az altı ayda bir ziyaret ederek komple ağız muayenesi yaptırılmalı,
- Dengeli beslenmeye önem verilmeli.
Diş fırçası, diş macunu ve ağız temzliyicileri almadan önce mutlaka doktorunuza danışmalı, doktorunuzun tavsiye edeceği ürünleri kullanmalısınız. Her insanın ağız ve diş yapısı birbirinden farklı olması nedeniyle tüm ürünler herkses uygun olmayabiliyor.
Diş fırçası seçiminde sert kıllı fırçalar dişlere zarar verir, bu yüzden çok fazla tercih edilmemelidir. Diş fırçanızı üç-dört ay süreyle rahatlıkla kullanabilirsiniz. Diş fırçası üzerindeki kıllar birbirinden ayrılmaya başladığında fırçanızın değiştirilmesi gerektiğini anlayabilirsiniz.
Yanlış diş fırçalama teknikleri minelere ve diş etlerine zarar vereceğinden zamanla diş çürümelerine ve diş eti çekilmelerine sebep olmaktadır. Bunun için dişlerinizi fırçalarken fırçayı dişlerinize 45 derecelik bir açı ile yaklaştırmalı, dişlerinizin eni doğrultusunda ileri – geri uygulamayla fırçalamalısınız.
Diş fırçalama işleminden sonra diş etleri süpürme tekniği denilen biçimde fırçalanarak temizlenmelidir. Dişlerimizin iç kısımları daha dar olduğundan fırçalar dik şekilde tutularak yukarı – aşağı usulde fırçalanarak temizlenebilir.
Peynir, diş çürümesine engel
26 Ağustos 2009 admin
Kategori: Çocuk, Diş, Göz, Kadın Sağlığı ve Sağlık Haberleri
Toplumda aydın kesimlerin bile diş sağlığını ihmal ettiklerini belirten uzmanlar, ülkemizde 20 – 24 yaş grubundaki insanlarda tedavi edilmemiş veya edilmesi gereken çürük diş sayısının ortalama 6 olduğunu kaydediyor.
Diş ve ağız sağlığına gerekli önemin verilmediğini belirten Atatürk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muzaffer Gülyurt, insanların bu sebeple çeşitli hastalıklara yakalandığını söyledi.
Türkiye’de diş ve ağız hastalıklarının çok oluşunun koruyucu diş hekimliğine gerekli önemin verilmemesinden kaynaklandığını işaret etti.
Durumun ciddi sağlık problemlerine sebep olabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Gülyurt, “Problemin çözümü insanların eğitimine bağlıdır. Enfeksiyonel hastalıklar ağız yoluyla bulaşır. Üniversitemize bağlı diş hekimliğimiz sadece Erzurum’a değil tüm Doğu ve Karadeniz Bölgesi’ne hizmet vermektedir” dedi.
Çocuklar eğitilmeli
Çocuklara diş sağlığı konusunda gerekli eğitimin verilmesi gerektiğini vurgulayan Gülyurt, küçük yaşlarda çocuklara diş fırçalamanın öğretilmesi gerektiğini ifade etti.
Çocukların şekerli yiyeceklere karşı sempatileri olduğu için tatlı yiyeceklerin çocuklar tarafından fazla miktarlarda tüketildiğine işaret eden Prof. Dr. Gülyurt, annelerin bu konuda dikkatli olmalarını istedi.
Çocuklara süt ürünleri verilmesi alışkanlığının kazandırılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Gülyurt, süt ürünlerinden peynir gibi yiyeceklerin diş çürümelerini önlediğini söyledi.
Türkiye’de diş hekimliğinin sadece tedavi edici hizmetleri yürütmesinin, ciddi ekonomik kayıplara sebep olacağını vurgulayan Prof. Dr. Gülyurt, diş ve ağız hastalıklarının kadınlara oranla erkeklerde daha az olduğunu belirtti.
Diş çürüklerini önlemek için 10 basit yöntem
25 Ağustos 2009 admin
Kategori: Çocuk, Diş, Göz, Kadın Sağlığı ve Sağlık Haberleri
Her insanın yaşamında en az bir kez yaşadığı diş çürümesini aslında çok kolay yöntemlerle önlemek mümkün olabiliyor. Diş çürüğü hemen herkes için tam bir kabus oluyor. Dişlerin çürümesinin engellenmesiyle; kişi hem çürük bir dişin vereceği ağrıdan kurtuluyor; hem beslenmesinde de sıkıntı yaşamıyor.
Diş Hekimi Altuğ Serçe, diş çürüklerini koyu renklenmelerle birlikte görülen oyuklar olarak tanımlıyor. Ağızda bulunan bakterilerden oluşan bakteri plağı, şekerli ve unlu yiyeceklerin ağızda kalan artıklarından asit oluşturuyor. Bu asitler, dişlerin mineral dokusunu çözerek dişin minesinin bozulmasına ve sonucunda da diş çürüğünün başlamasına neden oluyor. Beslenmelerinde karbonhidratlı ve şekerli yiyeceklerin oranı yüksek olan kişilerin de kullandıkları suların florür oranı da düşükse çok daha fazla çürük tehlikesi beliriyor. Bakteri plağı tarafından oluşturulan aside karşı tükürük doğal bir savunma mekanizması oluşturuyor. Tükürük akışını ve miktarını azaltan hastalıklar ya da ilaçlarda çürük oluşumunu hızlandırıyor. Bu nedenle de diş hekimleri şekersiz sakız çiğnemenizi öneriyor. Özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde diş çürüğüne eskiye oranla daha sık rastlanıyor. Bisküvi, şeker, çikolata, kola gibi her an elimizin altında olan bu besinler diş çürüğü artışının başlıca sorumluları olarak kabul ediliyorlar.
Çürükleri önleyen 10 basit yöntem
- Sabah kahvaltısından sonra ve akşam yatmadan önce dişlerinizi fırçalayın ve her gün düzenli olarak diş ipi kullanın
- Diş fırçanızı küçük başlı seçin
- Dişlerinizin iç yüzeylerini, dış yüzeylerini, çiğneyici yüzlerini ve dilinizin üstünü fırçalayın, ara yüzlerde diş ipliği kullanın.
- Orta derecede sert yada yumuşak kıllı diş fırçası kullanın, fırçanızı belirli aralıklarda değiştirin.
- Asla başkasının diş fırçasını kullanmayın.
- Dengeli beslenmeye dikkat edin.
- Dişlerinizi çürüğe karşı daha dayanıklı hale getiren uygulamalarla ilgili (florlama ve fissür örtücüler) bir diş hekimine başvurun
- Florürlü bir diş macunu kullanın.
- Şekerli yiyecekleri ana öğünlerde tüketin, yemek aralarında bir şey yememeye özen gösterin.
- Çürüklerin erken yakalanması için belirli periyotlarla diş hekimine başvurun.
Belirli periyotlarla diş hekimine görünmek diş çürüklerinin erken teşhisini sağlıyor.
Elma bağırsak kanserinden koruyor
17 Ağustos 2009 admin
Kategori: Genel sağlık
Uzmanlar, elmanın sağlıklı beslenmede sanılandan daha faydalı olup, bağırsak kanserine yakalanma riskini de azalttığını belirttiler. Bu sebeple uzmanlar, her öğünden sonra elma yenmesini tavsiye ediyorlar.
İçerisinde birçok mineral ve vitamin bulunduran elmanın diğer faydaları şöyle sıralanıyor…
Zayıflamak için
Elmada sadece 50 kalori bulunuyor ve içinde bulunan petkinden dolayı doyurucudur. Zayıflamak için mükemmel bir meyvedir. Düşük kalorili olduğu için şişmanlığı önler, kan şekeri düzeyini ve yüksek tansiyonu olumlu bir şekilde etkiler.
Kabızlık için
Yemekten önce yenen bir elma, bağırsakta bakterilerin çoğalıp azalmasını ayarlamada rol oynar ve bu sayede kabızlığı önler.
Bağışıklık için
Elmadaki C vitamini vücudun savunma sistemini kuvvetlendirir. Bunun sonucu olarak soğuk algınlığı virüsleri vücuda giremezler.
Dişler için
Yemeklerden sonra yenen elma, çoğu zaman diş fırçalamaktan daha iyi etki yapar. Çünkü elma çiğnenirken dişlerin arası çok iyi bir şekilde temizlenir.
Kolesterol için
Elmadaki petkin maddesi, zararlı kolesterolü (LDL) düşürür; atardamarları koruyan faydalı kolesterolü (HDL) yükseltir.
Kalp için
Elmadaki etkili maddelere yeni keşfedilen ‘Phenylalanin’ de eklendi. Bu madde, vücutta bulunan ve kalbin çalışmasında destek olan Q enzimini faaliyete geçirir.
Demir eksikliği
Demir, C vitamini ile birleştiğinde organizma tarafından mümkün olduğunca iyi şekilde alınır. Elmada her ikisi de vardır.
Kusursuz gülüşlerin sırrı
05 Ağustos 2009 admin
Kategori: Çocuk, Diş, Göz, Kadın Sağlığı ve Sağlık Haberleri
Kırmızı halı üzerinde yürüyen birbirinden güzel ve yakışıklı Hollywood yıldızlarının ortak özelliği tabi ki mükemmel gülüşleriydi. Uzmanlar, kırmızı halı üzerinde doğal ve kusursuz gülüşleriyle objektiflere poz veren Hollywood yıldızları gibi gülmek için doktorların kullandığı tedavi yöntemleri hakkında önemli ipuçları veriyor.
İste Plusdent Diş Kliniği’nden Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı’nın yorumlarıyla starların gülüşüne sahip olmak için uygulanabilecek tedaviler ve kusursuz dişlerin sırları…
Porselen Vener
Hemen hemen hepimizin aklına bu kadar kusursuz gülüşlere nasıl sahip oldukları, doğal dişlerinin nasıl bu kadar güzel olabildiği gelir. Oysaki onların bu kadar çarpıcı gülüşlerinin arkasında estetik diş hekimliği vardır.
Starların birçoğunun sıralı olmayan, çarpık, ayrık, renkleşmiş dişleri için tercih ettiği yöntemin venerler olduğunu belirten Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı, porselen venerlerin dişinizin yüzeyinin çok az bir miktarda aşındırılmasıyla diş yüzeyine yapıştırılan tırnak kalınlığında ince porselenler olduğunu, bu uygulamayla bireylerin 4-7 gün gibi kısa bir süre de Hollywood starları gibi mükemmel gülüşlere sahip olunabileceğini söylüyor.
Venerlerin en önemli özelliğinin ise gerçek dişler kadar doğal görünmeleri olduğunu belirten Kazandı, bu tedavi yönteminde bireylerin gülüşlerini seçmelerinin de mümkün olduğunu belirtiyor ve açıklıyor:
“Estetik diş hekimliğine başvurmadan önce her halde hemen hemen herkes sonucun nasıl olacağını merak eder? Acaba doğal olacak mı, çevremdekiler ne tepki verecekler diye herkes merak eder. İşte tüm bu sorulardan artık bilgisayar destekli gülüş tasarımı programları sayesinde kurtulmak kolay. Geliştirilen bu teknoloji sayesinde dişlerinize hiçbir işlem yapılmadan işlemin sonucunda yeni gülüşünüzün yüzünüzde nasıl duracağının tahmini sonuçlarını verilebiliyor. Bununla da kalmıyor; yeni dişleriniz ve yeni gülüşünüzün olduğu portre fotoğrafınızın bir adet çıktısını alıp yanınızda götürebiliyor ve sevdiklerinizin de fikrini alarak tedaviye karar verebiliyorsunuz.”
Diş beyazlatma
Holywood starlarının gülüşlerinin en önemli özelliği hiç kuşkusuz bembeyaz dişlerdir. Hepimiz onların sahip oldukları gibi bembeyaz dişlere sahip olmak isteriz. Hatta bunun için kulaktan dolma bir sürü yöntemi kullanırız. Oysa bembeyaz dişlere sahip olmak, sigara ve kahvenin ağzımızda bıraktığı lekelerden kurtulmak çok da zor değil. Ofis tipi veya ev tipi diş beyazlatma yöntemlerini kullanarak Hollywood starlarının sahip olduğu gibi bembeyaz dişlere sahip olabilirsiniz. İşte diş hekimlerinin kullandığı yöntemler;
Öğle arasında bembeyaz dişler; klinikte diş beyazlatma yöntemiyle bir saate bembeyaz dişlere sahip olabilirsiniz. Son günlerdeki trend kişilerin öğle aralarında diş hekimlerini ziyaret edip dişlerini beyazlatmak oldu. Bir saat gibi kısa bir sürede yapılan işlem birçok ünlü ismin tercihi oldu.
Diş hekiminin ilk önce gerekliyse dişleri plaktan arındırmak için yapacağı diş taşı temizliği ve parlatmadan sonra dişler hazır hale getirilir. Beyazlatma jelinin dişe uygulandıktan sonra bu jelin halojen/led ışık kaynakları ya da lazerle aktive edilmesi sonucu dişin içindeki renkli sıvının dişten uzaklaştırılmasıyla elde edilir. Lazer veya diğer ışık kaynakları dişi beyazlatmaz, sadece beyazlatma jelinin aktive olmasını sağlayarak gerekli kimyasal reaksiyonu başlatır.
Evde diş beyazlatma
Ev tipi beyazlamada ise hastanın ağzının ölçülerine göre yapılan diş kılıflarına jeller konulup, bu şekilde ağızda 2-3 saat tutulmasıyla uygulanır. Ancak ofis tipi diş beyazlatma işleminde kullanılan solüsyonların içeriği ofis tipinde uygulanana göre daha düşüktür. Bu işlemle elde edilen beyazlık da ofis tipine göre daha uzun sürede elde edilir.
Hangi yöntem daha iyi?
Bu tamamen sizin seçiminize kalmış. Kısacası her iki yöntemde etkin olmasına rağmen tercih, renkleşmenin derecesine, tedavinin ne kadar çabuk sonlandırılmak istendiğine ve hekimin görüşüne bağlıdır. Dişlerin beyazlamaları öncelikle başlangıç renkleri ile de ilgilidir.
Sarı ton dişler kolaylıkla 3-4 ton beyazlayabilirken, yeşil-gri tonundaki dişlerin beyazlaması daha zor olmaktadır. Kısacası beyazlama miktarı kişiden kişiye değişmektedir. Ancak diş renginiz çok koyu ise en uygun yöntem ofis tipi ve ev tipi beyazlatma işlemi beraber kombine uygulanmasıdır. Bu şekilde hiç beyazlamayacağını düşündüğünüz dişleriniz bile inci beyazlığına kavuşur.
İmplant
Yıldızlarında çeşitli nedenlerden dolayı diş kaybı yaşadıklarında en çok tercih ettikleri yöntemin implant tedavi yöntemini olduğunu belirten Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı bu şekilde kusursuz gülüşlerini koruduklarını belirtiyor.
İmplant geleneksel köprü ve protezlere göre daha iyi konuşma ve çiğneme fonksiyonu sağlarken, yüzünüzde doğal bir görünümü de beraberinde getirir. Bu yöntemle eksik dişlerinizin yerlerini dolduklarını ve doğal dişler kadar sağlam ve doğal bir görüntü elde ettiklerini de ekliyor:
“İmplant tedavisinde her hangi bir yaş sınırlaması bulunmamaktadır. Her yaştaki hastalar için uygundur. Sadece gençler için kemik gelişiminin tamamlanmasını beklemek gerekmektedir. Kemik gelişimide 18 yaşına kadar gerçekleşmektedir. Erişkinlerde ise herhangi bir üst yaş sınırı yoktur. Sadece yaş sebebiyle oluşabilecek riskler mevcut ise yapılmayabilir.”

