Ergenlik döneminde adet düzensizlikleri 1
14 Eylül 2009 admin
Kategori: Cinsel Sağlık
->
Ergenlik dönemlerinde genç kızların âdetini düzenleyen beyin merkezi, olgunlaşma sürecini henüz tamamlamadığından stres, hastalık ve çevre gibi birçok etkenden etkilenir. Bu da adet düzensizliklerine ve adet gecikmelerine neden olur.
Ergenlik dönemleri, duyguların çok hızlı değişim geçirdiği dönemdir. Âdeti düzenleyen merkez, her tür strese açıktır. Öğrencilikte sınav stresi dâhil pek çok duygusal değişim yaşanır. Bu da adet düzenini kolaylıkla etkiler. Genellikle bu durum, adetlerde 2-3 aya varan gecikmeler şeklinde olur. Ergenlik döneminde adet düzensizliğinin uzun sürmesi halinde bu durum, ilaç tedavisi ile düzenlenmelidir.
Kadın Doğum Uzmanı Dr. Hakan Kozinoğlu, kadın sağlığı konusunda merak edilen soruları cevaplandırdı.
- Bazı genç kızlarda, bu dönemde, özellikle yüzde aşırı sivilce, tüylenme olabiliyor. Bu hormonal midir?
Kesinlikle. İlaçla tedavisi vardır. Vakit kaybetmeden başlamak gerekir. Tabii öncelikle tetkik gerektirir. Polikistik over olup olmadığı araştırılmalıdır.
- Polikistik over nedir?
Ne yazık ki, Türkçe karşılığı olmayan bir terimdir. Bu hormonal bir rahatsızlık ve genetik, yani ilaçla tamamen yok edilemiyor. Ama sonuçlarını tedavi etmek mümkün. Yani erkek tipi tüylenme, sivilcelenme, yağlı cilt, adetlerin gecikmeli olması.
- Şişmanlığın bu duruma etkisi var mıdır?
Evet kesinlikle, polikistik overlilerde bir grupta insülin kullanımı ile ilgili direnç nedeniyle kilo alımı kontrol edilemez, diyete iyi cevap alınmaz.
Ergenlik döneminde akıntılı bir rahatsızlık yaşanırsa…
Mikrobik enfeksiyonlardan şüphelenmek gerekir, bakteri, mantar, virüs. Viral enfeksiyonlar daha ziyade cinsel olarak aktif bir hayat ile olur. Mantar ise zaten ortamda var olan doğal floranın bir üyesidir, sanıldığı gibi havuzdan, denizden, cinsel ilişkiden geçmez. Ama bir grip enfeksiyonu sonrası bünyenin zayıf düşmesi veya bir antibiyotik kullanımı sonrası oluşabilir.
- Neden antibiyotik kullanımı sonrası?
Çünkü antibiyotikler vajende yaşayan ve ortamı zararlı bakterilere karşı koruyan doğal bakterileri öldürür, ortamda bulunan ve son derece fırsatçı olan mantar da hızla çoğalır, dengeler bozulur, kaşıntıya sebep olan da mantarın liflerine karşı vücudun alerjik reaksiyonudur.
Viral enfeksiyonlar
- Kadın sağlığını etkilediğini bildiğimiz viral enfeksiyonlar tehlikeli mi?
Evet, bazıları ciddi tehlike. Siğil diye bildiğimiz cilt lezyonlarına yol açan virüs, genital bölgeye çoğunlukla cinsel ilişki ile bulaşır ve hayat boyu da orada yaşar. Malum henüz virüsleri tam olarak yok eden ilaçlar yok.
Hayat boyu yaşaması zaman zaman çıkan siğillerle sınırlı kalmayıp bazıları, kanser yapıcı özelliğe sahip olabiliyor. Yani bir anlamda cinsel ilişki ile geçen kanser de diyebiliriz. Tabii bu yakın takip ile önlenebilir ve tedavi edilebilir, yeter ki ihmal edilmesin.
Umutsuzluk ya da çaresizliğe kapılmamak lazım. Bilinçli davranmalıyız. Öncelikle korunmak konusunda yani kondom kullanmak konusunda kararlı olmak lazım. Ancak bu tek başına yeterli değil, özellikle siğillerde, tedavi edilmedikleri dönemde çok daha fazla bulaşıcı oluyor. Önce tedavi. Kişilerin partnerlerini uyarmaları da bu bilince dahil. Üstelik artık kansere sebep olan tipleri ayırt eden testler de var.
- Üşütmek ile enfeksiyon olunur mu?
Islak mayo ile dolaşmak ya da çıplak ayakla yürüyüp yumurtalıkları üşütmek diye bir durum yok aslında. Bu toplumsal hafızaya her nasılsa yerleşmiş bir kara mizah. Ama bu konuda kızını uyarmayan anneye rastlamak zordur herhalde.
Ergenlik döneminde adet düzensizlikleri 2
14 Eylül 2009 admin
Kategori: Cinsel Sağlık
Ergenlik döneminde adet düzensizlikleri 1 başlıklı yazımızda ergenlik dönemlerinde genç kızların sıklıkla karşılaştıkları âdet düzensizlikleri ile ilgili açıklamalara yer verdik. Bu yazımızda da ergenlik dönemi sonrasında karşılaşılan adet (regl) sorunları ve düzensizliklerine yer vereceğiz.
Kadın Doğum Uzmanı Dr. Hakan Kozinoğlu, adet düzensizliği hakkında merak edilen konularla ilgili sorularımızı yanıtladı…
- 20′li yaşlarda her şey iyi giderken birden adet araları kısaldı ya da ara kanamalar oldu, kanama miktarı arttı. Bunun sebepleri ne olabilir?
Pek çok sebebi olabilir. Cinsel hayatı olanlarda öncelikle gebelik testi yaptırılmalı. Eğer hamilelik söz konusu değilse; düşük tehdidi, dış gebelik, vs. ihtimaller için, rahim içi polip, myom, hormonal düzensizlikler gibi sebepleri aranmalı.
Sorunlar rahim ağzından da kaynaklanabilir. Ayrıca bu yaşlarda en az görülen bir sebep de -ki biz bunu hiç gözden kaçırmak istemeyiz- çok nadiren kanserdir.
Tiroid bezinin az çalışması halinde ya da beyindeki merkezin süt hormonunu fazla salgılaması durumunda ve polikistik over vakalarında, genelde adet aralarında uzama görürüz.
- Adet aralıkları ne olmalı, ne zaman endişe duyup doktorumuzu aramalıyız?
Normal olan 23 gün alt sınır, 34 gün üst sınırdır. Mesela eğer adet araları 20 güne geldiyse bunu tekrar en az 26-27 güne çıkartmaya çalışırız, üstelik genelde kanama miktarları da artmıştır ve kanama süresi de bir hayli uzamıştır. Bu, kabul edilebilirden fazla kan kaybı demektir. Sosyal yaşantıyı da huzursuz hale getirir. Halsizlik yapar, yani uzun dönemde anemi sebebidir.
Normalde kanama ilk gün en fazladır, ikinci günü de buna katabiliriz. Sonra 2-3 günde giderek azalır ve biter. Bu şekilde değilse, 3-4 gün çok kanıyor, sonra 7-8 gün de sürüyorsa buna tahammül etmeye çalışmak hata olur, ciddi bir ihmal olur.
- Yumurtalık kistlerinin tedavisi, her zaman ameliyat mıdır?
Bu karar, kistin büyüklüğüne ve yapısına bağlıdır. Basit kist görüntüsünde ise 9-10 cm’ye kadar ameliyata alınmadan izlenebilir. Bazen kist duvarı yırtılır (patlamaz), bu basit kist ise ve kanamıyorsa sorun yoktur.
- Myomlar için de ameliyat şart mıdır?
Hayır, myomlar her 5 kadından 1′inde vardır. Nadiren ameliyat gerektirir. Rahim iç duvarını iterek şiddetli adet kanamasına sebep oluyorsa ya da 8-10 cm’lik büyüklüklere ulaştı ise ameliyat gereği doğabilir. Çok nadiren kanserleşirler, bu ihtimal de, tek başına ameliyat kararı verdirmez.
- Dış gebelikler ameliyat gerektirir mi?
Rahim içinde olması gereken gebelik rahim dışındadır ki bu genelde tüplerde olur. Tüp duvarı gebelik sonlandırılmazsa yırtılır ve çok şiddetli iç kanama olur, bu ölümcül bir tehlikedir. Eğer gebelik hormonu miktarı uygunsa, bazen sadece izleyerek ya da genelde ilaçla gebeliğin sonlanmasını sağlıyoruz.
İlaca rağmen sonlanmazsa, ya da ilaç verilecek düzeyi geçti ise, karnı açmadan Laparoskopi ile tüpten gebeliği alıyoruz.

