<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kadin Sagligi, Cinsel Saglik &#187; Çocuk, Diş, Göz, Kadın Sağlığı ve Sağlık Haberleri</title>
	<atom:link href="http://saglikliol.net/category/cocuk-dis-goz-kadin-sagligi-ve-saglik-haberleri/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://saglikliol.net</link>
	<description>Saglikli Yasam</description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Sep 2010 08:03:21 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Botoks ile ilgili bilgi ve yorumlar</title>
		<link>http://saglikliol.net/botoks-ile-ilgili-bilgi-ve-yorumlar.html</link>
		<comments>http://saglikliol.net/botoks-ile-ilgili-bilgi-ve-yorumlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Sep 2010 21:53:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk, Diş, Göz, Kadın Sağlığı ve Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Botoks ile ilgili bilgi ve yorumlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglikliol.net/?p=2007</guid>
		<description><![CDATA[


 Tüm gazete manşetleri ve televizyonlardaki şov programlan­ılın  şimdilerde vazgeçilmez konusu botokstur. Bu gözde uygula­mayla  yüzünüzdeki tüm yaşlılık belirtilerinin en hızlı ve kolay şe­kilde yok  edileceği vurgulanıyor. Ne var ki, Botoks son derece cid­di bir tıbbi uygulama olup doktora danışılmadan  yapılmamalı, gü­venilir ve işin ehli kişiler tarafından  gerçekleştirilmelidir.
Bu yeni akım [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tüm gazete manşetleri ve televizyonlardaki şov programlan­ılın  şimdilerde vazgeçilmez konusu botokstur. Bu gözde uygula­mayla  yüzünüzdeki tüm yaşlılık belirtilerinin en hızlı ve kolay şe­kilde yok  edileceği vurgulanıyor. Ne var ki, Botoks son derece cid­di bir tıbbi uygulama olup doktora danışılmadan  yapılmamalı, gü­venilir ve işin ehli kişiler tarafından  gerçekleştirilmelidir.</p>
<p>Bu yeni akım yani Botoks uygulaması ameliyatsız gerçekleş­tirilen kozmetik uygulamasını yeğleyen kişilerce masum bir eğlen­ce olarak  değerlendirilmektedir. Ama Dallas’taki Teksas Üniversi­tesine bağlı  Güneybatı Tıp Merkezi’nin estetik cerrahi bölüm baş­kanına göre bu  uygulamanın istenmeyen sonuçlar doğurabileceği gerçeği bir kenara  atılmamalıdır.</p>
<p>Dr. Rod Rohrich bu uygulamaya sıcak bakan herkesi şu sözlerle uyarıyor: “Bu  uygulamalara katılmayı düşünen kişilerin işlemi uy­gulayacak kişinin  işin ehli olup olmadığı araştırmaları çok önemli­dir. Botoks yalnızca yetkili ve eğitimli bir doktor tarafından uygu­lanmalıdır. Bu  uygulama kırışıklığı önleyen bir kremin kullanılma­sına benzemez. Botoks sonuçta bir ilaçtır ve onun da bazı yan etki­leri vardır.</p>
<p>“Küçük dozlarda Botoks adeleye enjekte edildiğinde ilaç ade-lenin kasılmasına neden olan hareketi bloke eder. İşte Botoks bu şe­kilde gözlerin, alnın ve dudakların kenarındaki kırışıklıkları  yumu­şatır. Uyguladığımız tedavi üç ile dört ay süresince geçerlidir.</p>
<p>“Öte yandan bazı insanlar Botoks uygulaması için uygun aday değildirler. Bu yüzden de her hastanın teker  teker değerlendirilmesi ve uygulama işleminden önce doktor tarafından  söz konusu olabilecek riskler konusunda bilgilendirilmesi  gerekmektedir,” diyor Dr. Rohrich.</p>
<p>Dr. Rohrich aynı zamanda hastaların Botoks ilacının bazı yer­lerde 100 dolara değin düşen fiyatlarda satıldıklannı  ve bu ucuz ilaçlara kesinlikle rağbet etmemeleri gerektiğini ileri  sürüyor. Bo­toks adı altında satılan bu ucuz ilaçların içinde yalnızca  su olduğu da kanıtlanmıştır. “Eğer biri size bu uygulama için hiç de  gerçekçi olmayan ucuz bir fiyat önerdiğinde serumun içinde yalnızca su  ola­bileceğini ve uygulamanın hiçbir işe yaramayacağını göz önünde  bulundurmalısınız.” Dr. Rohrich bazı doktorların hastalarına  uygu­lama sırasında alkol ikram ettiklerini de belirtip, “Alkol ve  tıbbi uygulamalar asla birbirine karıştırılmamalıdır,” diye sözlerine  ekliyor.</p>
<p>Amerikan Estetik Cerrahları Birliği her yıl 1.6 milyondan daha fazla Botoks uygulamasının yapıldığını ve bu uygulamanın Bir­leşik Devletlerde yapılan ameliyatsız estetik ameliyatları ara­sında en yaygını olduğunu açıklamıştır. Botoks bakteri içeren bir protein olan Clostridium botulinum’tan yapılmış olup  gözkapaklarının düşmesine ve yüz hatlarında asimetriye neden olabilir.</p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-1139353219024191";
/* 300x250, oluşturulma 11.06.2009 */
google_ad_slot = "7279534168";
google_ad_width = 300;
google_ad_height = 250;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p> ]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://saglikliol.net/botoks-ile-ilgili-bilgi-ve-yorumlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gülümsemeniz ışıltısını kaybetmesin</title>
		<link>http://saglikliol.net/gulumsemeniz-isiltisini-kaybetmesin-2.html</link>
		<comments>http://saglikliol.net/gulumsemeniz-isiltisini-kaybetmesin-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Aug 2010 07:02:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk, Diş, Göz, Kadın Sağlığı ve Sağlık Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglikliol.net/?p=787</guid>
		<description><![CDATA[


 Yanlış diş fırçası seçimi, çay-kahve alışkanlıkları, ağız kokusu gibi etkenler dişlerinizin hastalanmasına, kötü görünmesine ve hatta dökülmesine neden olabilir. Uzmanlar, yüzünden gülümsemenizin ışıltısını kaybetmemesi için dikkat etmeniz gerekenleri sıralıyor…
Dişlerinizin şekli, kendinize duyduğunuz güvene katkıda bulunan fiziki şartlardan biridir. Kendi hakkınızdaki düşünceleriniz de iş ve özel hayatınızı doğrudan etkiler. Nasıl mı? Daha güzel ve rahat [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yanlış diş fırçası seçimi, çay-kahve alışkanlıkları, ağız kokusu gibi etkenler dişlerinizin hastalanmasına, kötü görünmesine ve hatta dökülmesine neden olabilir. Uzmanlar, yüzünden gülümsemenizin ışıltısını kaybetmemesi için dikkat etmeniz gerekenleri sıralıyor…</p>
<p>Dişlerinizin şekli, kendinize duyduğunuz güvene katkıda bulunan fiziki şartlardan biridir. Kendi hakkınızdaki düşünceleriniz de iş ve özel hayatınızı doğrudan etkiler. Nasıl mı? Daha güzel ve rahat gülümseyen kişiler kendileriyle barışık, özgüveni yüksek ve sosyal kişilerdir. Bu da çevrelerine pozitif enerji verir ve sempati kazandırır. Yapılan araştırmalar bu sonucu doğruluyor.</p>
<p>Unutmayın, yüz güzelliğinde dişlerin görüntüsü en önemli etkenlerden biridir. Aynı zamanda (küçük düzeltmelerin de en çabuk fark yarattığı bölgedir. Bu sebeple yüzünüzün görünüşü ile ilgili endişe re problemleriniz varsa, önce dişlerinize bir göz atmanızda fayda var. O halde, güzel bir gülümseme ve daha estetik görünen dişler için bilgilerinizi tazelemenin zamanı geldi! Creadenta Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nden Diş Hekimi Elif Özcan, bu konularda bizleri bilgilendirdi, doğru ve yanlışları anlattı.</p>
<p>Elle fırçalamak, otomatik diş fırçalarıyla fırçalamaktan daha mı sağlıklı?<br />
Büyük yanılgı! Yeni nesil elektrikli diş fırçaları geleneksel elle fırçalama yöntemlerinden kesinlikle çok daha sağlıklı sonuçlar veriyor. Çünkü bu son model fırçalar, dakikada binlerce titreşimle çok daha derinlere nüfuz ederek plak oluşumunu önlüyor ve zamanlama özellikleri sayesinde ilci dakikalık ideal süreyi aşmanıza da engel oluyor.</p>
<p>Peki ne zaman normal diş fırçasından vazgeçip, elektrikli diş fırçalarını tercih etmek gerek?<br />
Diş fırçalama süreniz hakkında kuşkularınız var ise, çocuğunuza diş fırçalamayı sevdirmeye çalışıyorsanız, dişlerinizi normal fırçalar ile çok sert fırçalıyorsanız, dişeti hastalığınız ya da artıkları dişlerinizden uzaklaştırmayla ilgili problemlerinize karşı diş hekiminiz tarafından önerildiyse, normal fırçalar ile en arka dişlerinize ulaşamayıp, o bölgeyi temizleyemiyorsanız, diş fırçalamanızı zorlaştıracak bir engeliniz veya ellerinizi kullanmada bir zorluğunuz varsa, sabit ortodontik tedavi görüyorsanız, yeni teknolojileri kullanmayı seviyorsanız, elektrikli diş fırçalarını tercih etmeniz gerekir.</p>
<p>Diş macununu sık sık değiştirmek gerekir mi?<br />
Tam aksine. Diş macununu seçerken özel ihtiyaçlarınız olmadığı sürece (aşırı diş taşı, dişeti hastalığı, hassasiyet vb.) alacağınız macunun florid içerip içermediği ne bakmanız yeterlidir. Çoğunluğun bu ekstralara ihtiyacı yoktur.</p>
<p>Dişleri hızlı ve kısa sürede fırçalamak iyi sonuç verir mi?<br />
Kesinlikle hayır. Dişler fırçalandığında amaç dişlerin mekanik olarak temizlenmesidir. Yapılan hesaplamalar, dişin her yüzeyinin yeterli derecede fırçalanması için 2-3 dakika gerektiğini göstermiştir. Dişlerin, bu sürenin altında doğru olarak fırçalanması mümkün değildir. Yani 30 saniyelik bir diş fırçalama sadece ağzınızın tadını değiştirir, fırçalama olarak bir şey ifade etmez.</p>
<p>İnsanların yaptığı en önemli hatalardan bin, bu kadar (tısa fırçalayarak dişlerini temiz tuttuklarına inanmalarıdır. Oysa düzgün olmayan bir fırçalama, dişleri çürüklerden korumaz. Diş fırçalamada önemli olan, fırçalama işlemidir. Diş macununa çok az görev düşer. Ayrıca yoğun baskı uygulayarak, hızlı ve kısa sürede diş fırçalamak, diş yüzeyinin zedelenmesine ve bir süre sonra çatlamalara yol açar. 0u yüzden şunu aklınızdan çıkarmayın: Küçük hareketlerle kırmızıdan beyaza, yani diş etinden dişlere doğru fırçalamayı deneyin.</p>
<p>Diş ipi gerekli mi?<br />
Evet. Fırçalama sadece dişlerin ön, arka ve çiğneyici yüzeylerini temizler. Oysa çürüklerin çok büyük bir bölümü ara yüz dediğimiz dişlerin birbirine temas ettiği yan yüzeylerinden başlar Sadece fırçalama ile bu ara yüz çürüklerinden korunmak mümkün değildir. Bu sebeple her gün l kez diş ipi kullanılması çürüklerin önlenmesi açısından önemlidir. Pek çok yemek artığı ve bakteri diş aralarına öyle bir yerleşir ki, sıradan bir diş fırçasının onu bulması neredeyse imkânsızdır. Bu yüzden diş ipi imdada yetişir. Hiç değilse günde bir kere diş ipiyle temizlik yapmakta fayda var. Bunun için de ideal saat, gün sonundaki fırçalama operasyonu olacaktır. Gece boyunca uykuda hiçbir şey yiyip içmeyeceğiniz için, dişleriniz de daha rahat bir uyku çekecektir.</p>
<p>“Bir parça peynir diş temizliğine katkıda bulunur” diyorlar, doğru mu?<br />
Kısmen doğru. Peynir, özellikle de eski kaşar tükürük akışının artışını uyarır ve tükürüğün uyarımıyla diş minesindeki başlangıç çürükleri bile tamir edebilir. Yemeklerden sonra bir parça peynir yemek diş sağlığınız için iyidir.</p>
<p>Çay, kahve ve nikotin dişlerin rengini değiştirir mi?<br />
Evet. Siz de güne bir bardak çay veya kahve ile başlayanlardansanız, şunu bilmelisiniz ki bu içeceklerdeki ‘tannik asit’ lekelenmelerin başlamasının en önemli sebebidir. Sabah keyfinizi bir pipet yardımıyla içmek bu taninlerin ağzınıza ve dişlerinize bulaşmadan direkt yutulmasını sağlayacaktır. Çay ve kahve aynı zamanda sıcak olmaları sebebiyle dişlerde önce bir genişleme sonra da bir büzülmeye sebep olur. Bu hareket lekelerin tamamen dişin içine yerleşmesine yol açar. Çok sıcak veya çok soğuk içeceklerden kaçınmak bu genişleme-büzülmeyi engelleyerek, lekelerin dişinizle bütünleşmesini önler. Sigara dumanı dişler üzerinde, gıda artıklarının birikeceği yapışkan bir yüzey yaratır. Bu hem dişeti hastalığına yakalanmanızı kolaylaştırır hem de dişlerinizi tamamen temizlemenizi imkansızlaştırır. Böylece dişleriniz daha sağlıksız olur ve hızla sararır.</p>
<p>Parlatma işlemi dişleri zedeler mi?<br />
Doğru yapılırsa, hayır. Diş hekimlerinin kullandığı pastalar özel malzemelerdir. Ciddi bir temizlik sağlamalarına rağmen dişleri aşındırıp çizmezler. Fakat eczanelerde satılan ve özellikle sigara içenler için özel olduğu iddia edilen bazı macunlar dişleri temizlerken çizer ve uzun vadede hem dişleri aşındırarak renklerinin mat ve daha koyu olmasına sebep olur, hem de bu çizikler daha kolay lekeleneceğinden kişiyi bu malzemeyi kullanmaya bağımlı hale getirir. Çünkü kullanmadığında dişlerinin kısa sürede lekelendiğini gören kişi, bu malzemeyi kullanmadığında lekeli dişlerle gezmek zorunda kalacağını düşünür.</p>
<p>Hamileler dişlerini daha mı temiz tutmalılar?<br />
Doğru. Hamilelikte meydana gelen hormonal değişiklikler dişetlerinin daha hassas ve kanamalı olmasına sebep olur. Bu sebeple Özellikle hamilelik başlangıcında bir diş taşı temizliği yapılıp, dişçilerini olabildiğince sağlıklı hale getirmek ve bu dönemde de iyi fırçalamaya devam ederek sorun yaratabilecek bir dişeti probleminden uzak durmak önemlidir, özellikle ilk 3 aydaki bulantı ve kusma problemleri de ağzın daha asitli bir ortam olmasına, bu da çürüklerin daha hızlı ilerlemesine sebep olur. Ancak bu sebeplerin hiçbiri hamilelik esnasında daha kolay diş kaybı olacağı anlamına gelmez. Biraz özen ve 2-3 dakikalık normal bir fırçalama ve ip kullanımıyla, hamilelik dönemi kolayca ve sorunsuzca atlatılabilir. Kişinin ağız bakımı zaten kötüyse ve hiçbir çaba harcamazsa, elbette hamilelik döneminde daha çok problem yaşayacaktır.</p>
<p>Dolgu için en iyi materyal hangisidir ve neden?<br />
Günümüzde kullanılan tek dolgu malzemesi kompozittır {beyaz dolgu, ışıkla sertleşen dolgu). Amalgam yaklaşık 10 sene önce vücutta metal birikimine sebep olma ihtimali ve estetik olarak yetersiz olması sebebiyle kullanılmamaya başlanmıştır. İsviçre gibi gelişmiş batı ülkelerinde amalgam dolgular sokulurken bile zararlı atık muamelesi görüyor ve özel olarak toplanıyorlar. Kompozıt dolgular ise bu süreçte gittikçe gelişerek günümüzde en az amalgam kadar dayanıklı hale geldi. Kcmpozit, amalgamdan farklı olarak yapılması esnasında teknik bilgi ve hassasiyete ihtiyaç duyar. Doğru yapılmış kompozit bir dolgunun düşme ihtimali yok denecek kadar azdır.</p>
<p>İki ayrı diş fırçası neden olmalı?<br />
Çünkü naylon diş fırçasının tam olarak kumyabilmesi için tam bir gün gereklidir. Her gün aynı fırçayı kullanıyorsanız, fırça tam olarak kuruyamaz, işlevini iyi yapamayacak kadar yumuşar. Bu yüzden en az 2 fırçanızın olması gereklidir.</p>
<p>Aklınızda bulunsun: İdeal bir diş fırçası, orta yumuşaklıkta en az 3 sıra, yuvarlatılmış naylon kıllardan yapılmış olmalıdır. Küçük başlı fırçalarla daha detaylı ve iyi bir fircalama yapmak mümkündür.</p>
<p>Hemen yemek bitiminde dişleri fırçalamalı mıyız?<br />
Eğer asitli gıdalar alınmadıysa, hemen fırçalama yapılması uygundur. Ancak kola, portakal suyu vb. asitli gıdaların alımından sonra en az yarım saat diş fırçalamamak gerekir. Zira bu gıdalardaki asit, diş minesinde az da olsa bir erimeye, yumuşamaya sebep olur, tükürük bunu yarım saat içinde normal haline döndürebilecek tamponlama etkisine sahiptir ama dişler hemen fırçalanırsa, fırça bu yumuşamış tabakayı zedeler ve aşınmaya sebep olur. Bu mikro seviyede bu aşınmadır. Fakat sürekli tekrarlandığında dişte hassasiyet ve minelerde incelme oluşur.</p>
<p>Ağız kokusu nerden kaynaklanır?<br />
Ağız kokusunun sebebi, ölü bakterilerin atık maddesi olan ve ‘volatile sülfür’ adı verilen bir gazdır. Nefeste oluşan kötü koku, büyük oranda ağız içi kaynaklıdır. Ağız içi bir enfeksiyon, ilerlemiş bir dişeti hastalığı ya dal sadece ağız içinde birkaç saatten fazla kalmış gıda artıklarına yerleşen bakteriler kokuya sebep olurlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://saglikliol.net/gulumsemeniz-isiltisini-kaybetmesin-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zihin gelişimi için çocuklukta günde 1 yumurta çok önemli</title>
		<link>http://saglikliol.net/zihin-gelisimi-icin-cocuklukta-gunde-1-yumurta-cok-onemli.html</link>
		<comments>http://saglikliol.net/zihin-gelisimi-icin-cocuklukta-gunde-1-yumurta-cok-onemli.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Jul 2010 11:16:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk, Diş, Göz, Kadın Sağlığı ve Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[yumurta]]></category>
		<category><![CDATA[yumurtanın faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[zihin gelişimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglikliol.net/?p=1940</guid>
		<description><![CDATA[Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Karakaya, çocukların ve gençlerin, zihinsel gelişimleri için büyümelerini tamamlayıncaya kadar günde 1-2 adet yumurta tüketmesi gerektiğini söyledi.
Karakaya, sağlıklı ve&#8230; dengeli bir beslenme için hayvansal gıdaların mutlaka düzenli şekilde alınması gerektiğini belirtti.
İnsan beslenmesinde ve vücut gelişiminde proteinlerin büyük önem taşıdığını vurgulayan Karakaya; et, süt [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Karakaya, çocukların ve gençlerin, zihinsel gelişimleri için büyümelerini tamamlayıncaya kadar günde 1-2 adet yumurta tüketmesi gerektiğini söyledi.<br />
Karakaya, sağlıklı ve&#8230; dengeli bir beslenme için hayvansal gıdaların mutlaka düzenli şekilde alınması gerektiğini belirtti.<br />
İnsan beslenmesinde ve vücut gelişiminde proteinlerin büyük önem taşıdığını vurgulayan Karakaya; et, süt ve yumurta gibi hayvansal ürünlerin de protein açısından zengin kaynaklar olduğunu bildirdi.<br />
Yumurtada Kaliteli Protein VarKarakaya; biyolojik değeri en yüksek olan proteinlerin yumurtada bulunduğunu belirterek, şunları kaydetti:<br />
’’Yumurtanın bileşiminde bulunan proteinler, tüm gıdalardaki proteinler arasında en kaliteli olanlardır.<br />
Yumurta, protein, yağ, vitamin ve mineral gibi besin maddelerinin pek çoğunu içeren önemli bir gıda kaynağıdır. Çocuklar ve gençler özellikle zihinsel gelişimleri için, büyümelerini tamamlayıncaya kadar günde 1-2 adet yumurta tüketmeli.&#8221;<br />
Çocukluk Döneminde Yenmeyen Yumurta Telafi EdilemiyorProf. Dr. Mustafa Karakaya; bu yaşlarda yumurta veya et ve süt gibi hayvansal gıdaları yeterince almadan büyümesini tamamlayan bireylerin ileri yaşlarında bu gıdaları ne kadar alırlarsa alsınlar zihinsel gelişimleri üzerinde artık çok fazla etkili olmayacağını vurguladı.<br />
Karakaya, &#8220;Özellikle çocukların zihinsel ve bedensel gelişiminde önemli rol oynayan yumurtanın her yaşta düzenli olarak tüketilmesi, bazı hastalıklardan korunma açısından da faydalıdır. Bu nedenle özellikle anneler, küçük yaştaki çocuklarına zihinsel gelişimlerini tamamlayabilmesi için yumurta yedirmeyi ihmal etmemeli’’dedi.</p>
<p>&#8220;Aşırı Tüketmek de Yanlış&#8221;<br />
Tüm bu faydalarına karşın yumurtanın aşırı tüketilmesinin de yanlış olduğunu, et, süt ve yumurtanın yanı sıra bitkisel gıdaların da dengeli şekilde alınması gerektiğini anlatan Karakaya, yüksek oranda yağ ve karbonhidrat içeren gıdaların tüketiminde aşırıya kaçılması durumunda kilo artışına bağlı bazı sağlık sorunlarının ortaya çıkabileceğini bildirdi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://saglikliol.net/zihin-gelisimi-icin-cocuklukta-gunde-1-yumurta-cok-onemli.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Selülit tedavisi için geç kalmayın</title>
		<link>http://saglikliol.net/selulit-tedavisi-icin-gec-kalmayin.html</link>
		<comments>http://saglikliol.net/selulit-tedavisi-icin-gec-kalmayin.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Jun 2010 10:51:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zifiri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk, Diş, Göz, Kadın Sağlığı ve Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[selülit]]></category>
		<category><![CDATA[selülit tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglikliol.net/?p=1904</guid>
		<description><![CDATA[
Plaj sezonu için geri sayım başlarken, kadınları fazla kilolardan ve selülitlerden kurtulma telaşı aldı. Yazın plajda gönlünce güneşlenebilmeyi ve dilediği her şeyi giyebilmeyi hedefleyen kadınlar, selülitlerden kurtulmak için alternatif yöntemleri araştırmaya başladı&#8230; 
Selülitin şişman ya da zayıf ayrımı yapmaksızın her kadında görülebildiğini belirten Epila Slimed Club genel koordinatörü Ayşe Bocan dilediğimiz gibi bir yaz geçirebilmemiz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;"><img src="http://saglik.haber.pro/resim/45899529.jpg" alt="Selülit tedavisi için geç kalmayın" /></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Plaj sezonu için geri sayım başlarken, kadınları fazla kilolardan ve selülitlerden kurtulma telaşı aldı. Yazın plajda gönlünce güneşlenebilmeyi ve dilediği her şeyi giyebilmeyi hedefleyen kadınlar, selülitlerden kurtulmak için alternatif yöntemleri araştırmaya başladı&#8230; <span id="more-1904"></span><br />
Selülitin şişman ya da zayıf ayrımı yapmaksızın her kadında görülebildiğini belirten Epila Slimed Club genel koordinatörü Ayşe Bocan dilediğimiz gibi bir </span><span style="font-weight: bold; line-height: 1.7; border-bottom-width: 3px; border-bottom-style: double; border-bottom-color: #ff0000;"><span style="color: #000000;">yaz</span></span><span style="color: #000000;"> geçirebilmemiz için bize en etkili selülit tedavisi olan mezoterapiden bahsetti.</p>
<p>Selülite karşı en etkili yöntem: MEZOTERAPİ</p>
<p>Mezoterapi yönteminde 4 &#8211; 6 milimetrelik iğneler yardımıyla sorunlu bölgeye küçük miktarlarda ilaçlar verilir. İğneler oldukça küçük olduğundan, tedavi esnasında sinek ısırığından farklı bir acı hissedilmez. Bölgesel zayıflama ve selülit tedavisinde kullanılan mezoterapi teknik olarak, dolaşım düzenleyici, yağ eritici ve yağ taşıyıcı ilaçlarla belirli vitaminlerin bir karışım halinde ciltaltına, çok ince iğnelerle verilmesidir. Sellülitli alanda kan akımının ve lenfatik dolaşımın düzenlenmesiyle, yağ depozitleri çözülür, yağ hücreleri yağlarını yakmaya başlar ve sertleşmiş bağ dokusu düzelir. Mezoterapinin en büyük avantajlardan birisi bölgede zayıflama sağlarkan sarkma probleminin olmaması ve tam tersine toparlama ve şekillenme göstermesidir.</p>
<p>Sadece selülit değil aynı zaman da fazlalıklar da gider</p>
<p>Mezoterapi yöntemiyle kişi selülitlerinden kurtulduğu gibi, bölgesel yağ fazlalıklarından da kurtuluyor. 4. seansın sonunda ödem çözülüyor, incelme başlıyor. 6. seans sonunda incelme ve selülitlerde iyileşme gözle fark edilir düzeye geliyor. Mezoterapi tedavisı kişiden kişiye göre değişmekle birlikte ortalama 8-10 seans sürer.(gerektiğinde daha fazla)Yöntem son derece pratik olup ortalama 10-15 dakika da gerçekleşir. Seanslara düzenli bir şekilde devam edildiğinde bölgedeki selülitlerde azalma ve yok olma istenilen bölgede 10- 20 cm arasında hızlı ve zayıflama meydana gelir.</p>
<p>Mezoterapinin avantajları<br />
*Sonuçların hızlı ve kesin olması(ortalama 3. cu seanstan sonra sonuçlar gözlemleniyor)</p>
<p>*Doğru kişilerce uygulandığında her hangi bir yan etki içermemesi.</p>
<p>*Cerrahi yöntemlerin aksine lokal ve ya genel anetezi gerkmemesi,ve uygulamadan sonra kişinin günlük aktivitelerini herhangı bir şekilde etkilememesi.</p>
<p>*Kozmetik yöntemler(yosun,parafin,masaj…)göre çok daha etkin sonuçlar sağlaması</p>
<p>*Kısa sürede gerçekleşmesi</p>
<p>Saygılarımla,<br />
Epila Slimed Club<br />
Ayşe Bocan</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://saglikliol.net/selulit-tedavisi-icin-gec-kalmayin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ağız sağlığımıza dikkat ediyor muyuz?</title>
		<link>http://saglikliol.net/agiz-sagligimiza-dikkat-ediyor-muyuz.html</link>
		<comments>http://saglikliol.net/agiz-sagligimiza-dikkat-ediyor-muyuz.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Jun 2010 11:16:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zifiri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk, Diş, Göz, Kadın Sağlığı ve Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[ağız sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[diş sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglikliol.net/?p=1888</guid>
		<description><![CDATA[
Ağız ve diş sağlığı , genel sağlığımızın, vücut fonksiyonlarımızın ve yaşam kalitemizin önemli bir parçasıdır.
Gelişmekte olan ülkelerin çoğunda olduğu gibi, ülkemizde de sigorta sistemleri dolgu ve protez benzeri tedavi yöntemlerine ödeme yaparken koruyucu hekimlik hizmetlerine yaptığı ödemeleri sınırlı tutmaktadır. Oysa ağız ve diş sağlığının iyileştirilip geliştirilmesi için koruyucu hekimlik hizmetlerinin yaygınlaştırılmasına ihtiyaç duyuyoruz.
Diş ve dişeti [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.saglikaktuel.com/images/news/agiz-sagligimiza-dikkat-ediyor-muyuz--3052.jpg" alt="" /></p>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 90px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Ağız ve diş sağlığı , genel sağlığımızın, vücut fonksiyonlarımızın ve yaşam kalitemizin önemli bir parçasıdır.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 90px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Gelişmekte olan ülkelerin çoğunda olduğu gibi, ülkemizde de sigorta sistemleri dolgu ve protez benzeri tedavi yöntemlerine ödeme yaparken koruyucu hekimlik hizmetlerine yaptığı ödemeleri sınırlı tutmaktadır. Oysa ağız ve diş sağlığının iyileştirilip geliştirilmesi için koruyucu hekimlik hizmetlerinin yaygınlaştırılmasına ihtiyaç duyuyoruz.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 90px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Diş ve dişeti hastalıklarının nedenlerini ve risk faktörlerini tespit ederek başlangıç düzeyinde önlemeyi ve kontrolünü amaçlayan ilk aşama koruyucu önlemler olarak; oral hijyen eğitimi, sağlık tarama programlarının genişletilmesi, diş ve dişeti sağlığını olumsuz etkileyebilecek beslenme alışkanlıklarından uzaklaşma, florlu diş macunu ve gargara kullanımı ile fissür örtücü uygulamalarını sayabiliriz.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 90px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">İkincil koruma yöntemleri ise erken teşhis ve basit tedavi uygulamalarıdır. Erken teşhis için yılda iki kez diş hekimi kontrolü ihmal edilmemeli, diş dolgu ve tedavilerinin yanı sıra diş yüzeyi temizliğinin (diştaşı temizliği) de ağız sağlığı açısından önemi unutulmamalıdır.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 90px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Bunların yanı sıra, ailelerin çocukların sağlık alışkanlıklarını belirlemede çok önemli bir yere sahip olduğunu belirtmekte yarar var.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 90px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Academy of General Dentistry’nin Haziran 2010 sayısında yayınlanan araştırmaya göre ağız sağlığını annelere ve ailelere öğreterek erken çocukluk çürüklerinin önüne geçilebilir.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 90px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Genç aileler o kadar çok sorunla karşılaşıyorlar ki çocuklarının ağız sağlığının genel sağlıkları ile ilgisi olduğunu düşünemeyebiliyorlar.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 90px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">İdealde ağız sağlığı eğitiminin hamilelikte başlaması gerekiyor. Hamilelerde ağız sağlığı problemleri erken doğumlara yol açabildiğini biliyoruz. Bu nedenle hamilelerin ağız kontrollerini düzenli yaptırmaları çok önemli.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 90px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Bebek doğduktan sonra ailelerin bebeklerinin ağız ve diş sağlığı aşamalarını öğrenmeleri de diğer önemli bir konu.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 90px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Çocukların ilk diş doktoru randevularını 1 yaş civarında veya ilk diş çıktığı anda almalarını tavsiye ediyoruz. Genç annelerimiz doğru fırçalama tekniklerini, bu ilk randevuda öğrenilebilirler.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 90px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Beslenme alışkanlıkları, çocukların ağız sağlığını etkileyen diğer bir faktördür. Dişlerin sık ve uzun süreli şeker içeren sıvılarla temas etmesi diş çürümelerine sebep olur. Ayrıca ailelerin uyku zamanı çocuklarına süt, mama, meyve suyu ve gazlı içeçekler vermekten kaçınmaları en doğrusu.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 90px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Diş hekimleri tarafından ailelere ve çocuklara ağız sağlığı konusunda eğitim materyalleri dağıtılarak ve gerekli eğitimler verilerek çocukların görünümünü etkileyen ve kendine güven problemlerine sebep olabilen erken diş çürümeleri önlenerek hayat kaliteleri yükseltilebilir.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 90px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Sonuç olarak, ağız ve diş sağlığımızla ilgili koruyucu önlemlere dikkat ederek çok daha pahalı ve zahmetli tedavilere olan ihtiyacımız azalabilir.</div>
<p>Ağız ve diş sağlığı , genel sağlığımızın, vücut fonksiyonlarımızın ve yaşam kalitemizin önemli bir parçasıdır.Gelişmekte olan ülkelerin çoğunda olduğu gibi, ülkemizde de sigorta sistemleri dolgu ve protez benzeri tedavi yöntemlerine ödeme yaparken koruyucu hekimlik hizmetlerine yaptığı ödemeleri sınırlı tutmaktadır. <span id="more-1888"></span>Oysa ağız ve diş sağlığının iyileştirilip geliştirilmesi için koruyucu hekimlik hizmetlerinin yaygınlaştırılmasına ihtiyaç duyuyoruz.</p>
<p>Diş ve dişeti hastalıklarının nedenlerini ve risk faktörlerini tespit ederek başlangıç düzeyinde önlemeyi ve kontrolünü amaçlayan ilk aşama koruyucu önlemler olarak; oral hijyen eğitimi, sağlık tarama programlarının genişletilmesi, diş ve dişeti sağlığını olumsuz etkileyebilecek beslenme alışkanlıklarından uzaklaşma, florlu diş macunu ve gargara kullanımı ile fissür örtücü uygulamalarını sayabiliriz.</p>
<p>İkincil koruma yöntemleri ise erken teşhis ve basit tedavi uygulamalarıdır. Erken teşhis için yılda iki kez diş hekimi kontrolü ihmal edilmemeli, diş dolgu ve tedavilerinin yanı sıra diş yüzeyi temizliğinin (diştaşı temizliği) de ağız sağlığı açısından önemi unutulmamalıdır.</p>
<p>Bunların yanı sıra, ailelerin çocukların sağlık alışkanlıklarını belirlemede çok önemli bir yere sahip olduğunu belirtmekte yarar var.</p>
<p>Academy of General Dentistry’nin Haziran 2010 sayısında yayınlanan araştırmaya göre ağız sağlığını annelere ve ailelere öğreterek erken çocukluk çürüklerinin önüne geçilebilir.</p>
<p>Genç aileler o kadar çok sorunla karşılaşıyorlar ki çocuklarının ağız sağlığının genel sağlıkları ile ilgisi olduğunu düşünemeyebiliyorlar.</p>
<p>İdealde ağız sağlığı eğitiminin hamilelikte başlaması gerekiyor. Hamilelerde ağız sağlığı problemleri erken doğumlara yol açabildiğini biliyoruz. Bu nedenle hamilelerin ağız kontrollerini düzenli yaptırmaları çok önemli.</p>
<p>Bebek doğduktan sonra ailelerin bebeklerinin ağız ve diş sağlığı aşamalarını öğrenmeleri de diğer önemli bir konu.</p>
<p>Çocukların ilk diş doktoru randevularını 1 yaş civarında veya ilk diş çıktığı anda almalarını tavsiye ediyoruz. Genç annelerimiz doğru fırçalama tekniklerini, bu ilk randevuda öğrenilebilirler.</p>
<p>Beslenme alışkanlıkları, çocukların ağız sağlığını etkileyen diğer bir faktördür. Dişlerin sık ve uzun süreli şeker içeren sıvılarla temas etmesi diş çürümelerine sebep olur. Ayrıca ailelerin uyku zamanı çocuklarına süt, mama, meyve suyu ve gazlı içeçekler vermekten kaçınmaları en doğrusu.</p>
<p>Diş hekimleri tarafından ailelere ve çocuklara ağız sağlığı konusunda eğitim materyalleri dağıtılarak ve gerekli eğitimler verilerek çocukların görünümünü etkileyen ve kendine güven problemlerine sebep olabilen erken diş çürümeleri önlenerek hayat kaliteleri yükseltilebilir.</p>
<p>Sonuç olarak, ağız ve diş sağlığımızla ilgili koruyucu önlemlere dikkat ederek çok daha pahalı ve zahmetli tedavilere olan ihtiyacımız azalabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://saglikliol.net/agiz-sagligimiza-dikkat-ediyor-muyuz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Biberonlardaki tehlike kanıtlandı</title>
		<link>http://saglikliol.net/biberonlardaki-tehlike-kanitlandi.html</link>
		<comments>http://saglikliol.net/biberonlardaki-tehlike-kanitlandi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Jun 2010 12:59:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zifiri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk, Diş, Göz, Kadın Sağlığı ve Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[biberon bebekler için zararlımı]]></category>
		<category><![CDATA[biberonun zararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglikliol.net/?p=1842</guid>
		<description><![CDATA[
Diğer kimyasallarla kombine olarak plastik yapımında uzun yıllardır kullanılan Bisfenol A (BPA) maddesinin bağırsaklardaki olumsuz etkisi bilimsel olarak kanıtlandı. Fransız araştırmacılar tarafından fareler üzerinde yapılan ve sonuçları Amerikan Bilimler Akademisinin (PNAS) dergisinde yayımlanan araştırma, bazı biberonlar, su damacanaları, sert plastik bardaklar, yeniden kullanılabilir besin kapları, gıda ambalajları gibi günlük hayatta sıklıkla kullanılan malzemelerde yer alan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;"><img src="http://www.fazlakilo.com/image/haber/937_9455385gif" alt="" /></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Diğer kimyasallarla kombine olarak plastik yapımında uzun yıllardır kullanılan Bisfenol A (BPA) maddesinin bağırsaklardaki olumsuz etkisi bilimsel olarak kanıtlandı.</span><span id="more-1842"></span><span style="color: #000000;"> Fransız araştırmacılar tarafından fareler üzerinde yapılan ve sonuçları Amerikan Bilimler Akademisinin (PNAS) dergisinde yayımlanan araştırma, bazı biberonlar, </span><span style="text-decoration: underline; border-bottom-color: #ee6603; border-bottom-width: 1px; border-bottom-style: solid; padding-bottom: 1px; cursor: pointer; background-color: transparent;"><strong><span style="color: #000000;">su</span></strong></span><span style="color: #000000;"> damacanaları, sert plastik bardaklar, yeniden kullanılabilir besin kapları, gıda ambalajları gibi günlük hayatta sıklıkla kullanılan malzemelerde yer alan Bisfenol A´nın bağırsak üzerinde olumsuz etki yarattığını ortaya koydu.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://saglikliol.net/biberonlardaki-tehlike-kanitlandi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yaşlandıkça Dişlerimiz Kısalıyor</title>
		<link>http://saglikliol.net/yaslandikca-dislerimiz-kisaliyor.html</link>
		<comments>http://saglikliol.net/yaslandikca-dislerimiz-kisaliyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Jun 2010 11:47:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zifiri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk, Diş, Göz, Kadın Sağlığı ve Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[dişlerde kısalma]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlandıkça dişler kısalıyor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglikliol.net/?p=1830</guid>
		<description><![CDATA[
Aynaya Baktığınızda Kendinizi Olduğunuzdan Daha Yaşlı Mı Görüyorsunuz? Ya da yüzünüzde gençliğinizden çok farklı bir görünüm mü sezdiniz? Peki dişlerinize hiç baktınız mı? Estetik Diş Hekimi Çağdaş Kışlaoğlu ,yaş ilerledikçe belirginleşen, dişlerdeki aşınma ve buna bağlı olarak diş kısalığını anlattı. Kullanılan herşey gibi dişleriniz de zamanla eskiyecektir. Yıllar geçtikçe yediğiniz, içtiğiniz herşey dişlerinizi biraz daha yıpratarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img.haberler.com/haber/383/yaslandikca-dislerimiz-kisaliyor-2099383_790_o.jpg" alt="Haber: Yaşlandıkça Dişlerimiz Kısalıyor" /></p>
<p>Aynaya Baktığınızda Kendinizi Olduğunuzdan Daha Yaşlı Mı Görüyorsunuz? Ya da yüzünüzde gençliğinizden çok farklı bir görünüm mü sezdiniz? Peki dişlerinize hiç baktınız mı? Estetik Diş Hekimi Çağdaş Kışlaoğlu ,yaş ilerledikçe belirginleşen, dişlerdeki aşınma ve buna bağlı olarak diş kısalığını anlattı. <span id="more-1830"></span>Kullanılan herşey gibi dişleriniz de zamanla eskiyecektir. Yıllar geçtikçe yediğiniz, içtiğiniz herşey dişlerinizi biraz daha yıpratarak sağlıksız bir görünüme sebep olacaktır. Diş bakımınızı ne kadar düzgün ve özenle yaparsanız yapın, yıllar öncesinde sahip olduğunuz can alıcı parlaklığa fırçalama yöntemleri ile ulaşmanız mümkün olmayacaktır.</p>
<p>Dişlerdeki aşınma 40 yaş üstünde iyice belirginleşmeye başlar bu olay belirli bir yaş üzeri kişiler için çok <span style="color: #030087;">Yaygın</span> görülen bir durumdur.</p>
<p>Dişlerdeki kısalma ve aşınma nasıl gerçekleşir…</p>
<p>Estetik Diş Hekimi Çağdaş Kışlaoğlu&#8217;a göre, günümüzün hastalığı Strese bağlı olarak görülen uyku sırasında dişleri gıcırdatma, çeneyi sıkma ve kilitleme, dişlerin, dişetlerinin ve diş köklerinin aşınarak, zarar görmesine neden olur. Sürekli birbirine sürtünen dişlerin mineleri zarar görür, dişlerin boyları kısalır. Dişler kötü görünerek, fonksiyonlarını yerine getiremez ve bunlara ilave olarak çene ekleminde problemler oluşmaya başlar ve tüm bunlar kişiyi sağlıksız ve yaşlı gösterir.</p>
<p>Dişlerde aşınma ve kısalmanın nedenleri;</p>
<p>Pek çoğumuzda aşınmadan kaynaklanan diş kısalığı yavaş gerçekleşir ve meydana gelen değişiklikler çok fazla dikkat çekmez. Ancak dişlerdeki aşınmanın yoğun olduğu bireylerde yaş ilerledikçe dişlerin görünümü ve fonksiyonu olumsuz yönde etkilenir.</p>
<p>Diş aşınmasında 3 temel konunun dikkat çektiğinden söz eden Kışlaoğlu, İlki diş dokusunun kimyasal malzemeler aracılığıyla aşınması, (erozyon) ikincisi dişlerin birbirleriyle teması sonucu olan aşınma (atrisyon) üçüncüsü ise bunların dışında gelişen sebeplerden (abrazyon) kaynaklanan aşınmalar olduğunu açıkladı.</p>
<p>Aşınma genellikle azı dişlerimizin çiğneyici yüzlerinde ve üst kesici dişlerin damağa bakan yüzeylerinde meydana gelir.</p>
<p>Asitli gıdaların dişlere de zararı var…</p>
<p>Dış faktörlerin dışında aldığımız besinlerde diş kısalmasında ve aşınmada büyük rol oynamaktadır. Tükettiğimiz gıdalar arasında dişlerin aşınmasında en büyük etken karbonatlı içecekler, meyve suyu, şarap, gibi gıda maddelerin içerisinde bulunan asittir. Bu sebeple bu gıdaların tüketilme miktarı ve içme şekli çok önemlidir. Ayrıca, asitli içecek ya da yiyeceklerin ağızda tutulması gibi alışkanlıklar diş yüzeylerinin daha fazla süre asit&#8217;e maruz kalmasına neden olur.</p>
<p>Diğer bir sebepte; mide sıvısının, reflü ile pasif olarak, ya da beslenme bozuklukları ve aşırı alkol alımı gibi durumlarda istifra sonucu ağza gelmesidir. Bu hastalarda yenilen yiyecek ve içeceklerin, istifra olmaksızın ağza geri gelmesi dişlerin ağza bakan yüzeylerinde aşınmaya sebep olur.</p>
<p>Diş fırçasının sertliği ve dişlerin sert fırçalanması da alt ve üst köpek dişleri ve küçük azı dişlerinin boyun bölgelerinde aşınmalara sebep olabilir.</p>
<p>Aşınmayı nasıl önleriz?</p>
<p>Öncelikle diş gıcırdatma alışkanlığı olanlarda gece takılan splintler kullanılabilir. Tükettiğimiz asitli miktarının azaltılması ile reflü ve miğde rahatsızlıklarının ilaçlarla engellenmesi gereklidir. Beslenme bozukluğu veya alkol problemi olan hastalar tedaviye yönlendirilmelidir.</p>
<p>Daha yumuşak diş fırçalarının kullanımı ve diş fırçalama alışkanlıklarının değiştirilmesi de önemli bir yaklaşımdır. Ayrıca hassasiyet giderici diş macunların kullanılması da alınacak önlemlerden biri sayılabilir. En önemlisi belirtiler doğrultusunda, erken safhada bir diş hekiminden yardım alarak gelecek tehlikelerden korunmamızdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://saglikliol.net/yaslandikca-dislerimiz-kisaliyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Soğuk İçecek Tüketirken Dişleriniz Sızlıyorsa</title>
		<link>http://saglikliol.net/soguk-icecek-tuketirken-disleriniz-sizliyorsa.html</link>
		<comments>http://saglikliol.net/soguk-icecek-tuketirken-disleriniz-sizliyorsa.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Jun 2010 10:29:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zifiri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk, Diş, Göz, Kadın Sağlığı ve Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[diş sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[diş sızlaması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglikliol.net/?p=1802</guid>
		<description><![CDATA[
Yaz mevsiminin gelmesiyle sıcak ve soğuk farkına yol açangıdaların tüketilme sıklığı artar. Kışın belki de çok dikkatimizi yoğunlaştıramadığımız dişhassasiyetinden, yazın soğukiçecek ve yiyeceklerin tüketilmesinin artmasıyla kaçamaz hale geliriz ve böylecediş hassasiyeti, gündemimizdeki sırasını belirler. MemorialAtaşehir Hastanesi Ağız, Diş ve Çene Hastalıkları Bölümü’nden Dr. Ezel Yıldız Elmas, dişlerde sıcak soğuk hassasiyeti hakkında bilgi verdi.
Dondurma, buzlu bir içecek hatta meyve bile dişlerinizi sızlatabilir
Şikayetler oldukça belirgindir ancak diş hekiminin hastadan daha ayrıntılı klinik bilgiyi toplamaya ihtiyacı vardır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;"><img src="http://img.haberler.com/haber/248/soguk-icecek-tuketirken-disleriniz-sizliyorsa-2094248_o.jpg" alt="Haber: Soğuk İçecek Tüketirken Dişleriniz Sızlıyorsa" /></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Yaz mevsiminin gelmesiyle sıcak ve </span><span style="font-weight: bold; line-height: 1.7; border-bottom-width: 3px; border-bottom-style: double; border-bottom-color: #ff0000;"><span style="color: #000000;">soğuk</span></span><span style="color: #000000;"> farkına yol açangıdaların tüketilme sıklığı artar. Kışın belki de çok dikkatimizi yoğunlaştıramadığımız dişhassasiyetinden, yazın soğukiçecek ve yiyeceklerin tüketilmesinin artmasıyla kaçamaz hale geliriz ve böylecediş hassasiyeti, gündemimizdeki sırasını belirler.<span id="more-1802"></span> </span><span style="color: #030087;"><span style="color: #000000;">Memorial</span></span><span style="color: #030087;"><span style="color: #000000;">Ataşehir</span></span><span style="color: #000000;"> Hastanesi Ağız, Diş ve Çene Hastalıkları Bölümü’nden Dr. Ezel Yıldız Elmas, dişlerde sıcak soğuk hassasiyeti hakkında bilgi verdi.</p>
<p>Dondurma, buzlu bir içecek hatta meyve bile dişlerinizi sızlatabilir</p>
<p>Şikayetler oldukça belirgindir ancak diş hekiminin hastadan daha ayrıntılı klinik bilgiyi toplamaya ihtiyacı vardır. Hasta hassasiyet şikayeti ile geldiğinde ilk adım tüm hikayeyi hastadan dinlemektir. Öngörülen gerekli bilgiler:</p>
<p>- </span><span style="font-weight: bold; line-height: 1.7; border-bottom-width: 3px; border-bottom-style: double; border-bottom-color: #ff0000;"><span style="color: #000000;">Diş</span></span><span style="color: #000000;"> ağrısının şekli ve niteliği (keskin, künt, vurucu)</p>
<p>- Hassasiyetin lokalizasyonu (genellikle benzer grup dişlerde benzer şikayetler oluşabilir)</p>
<p>- Dişte hassasiyetin başladığı yüzey</p>
<p>- Ağrının şiddetinin tanımlanması (1-10luk skalada, 1=hafif, 10=dayanılmaz )</p>
<p>- Hassasiyeti başlatan uyarıcı tetikleyici yiyecek ve </span><span style="font-weight: bold; line-height: 1.7; border-bottom-width: 3px; border-bottom-style: double; border-bottom-color: #ff0000;"><span style="color: #000000;">içecekler</span></span><span style="color: #000000;"> var mı?</p>
<p>Ağrı mı, hassasiyet mi?</p>
<p>Diş hassasiyetinin ortaya çıkmasında birçok farklı etken rol oynayabilir. Ağız içerisindeki gelişen çeşitli sorunlar, çürükler, diş eti çekilmeleri, dişve bazen kök kırık ve çatlakları, hatalı diş fırçalama alışkanlıkları,beslenme alışkanlıklarındaki hatalar, oluşan ağrının hasta tarafından dişhassasiyeti olarak tanımlanmasına yol açabilir.</p>
<p>Diş hassasiyetinin nedenleri</p>
<p>Eski dolgulu dişler: Kanal tedavisi uygulanmış ve sonradan fistül oluşmuş veya canlılığını tamamen ya da yarı yarıya kaybetmiş dişlerin ağız kapandığında karşı dişlerle temasında oluşan ağrı.</p>
<p>Kırık ve çatlak dişler: Dikey ve yatay, parça kırık veya çatlak oluşan dişlerin ağız kapandığında karşı dişlerle temasında oluşan ağrı.</p>
<p>Diş çürükleri: En yüksek derecede hassasiyet algısı, çürük doku dişminesini tamamen harap ettiğinde mine-dentin sınırını geçerken görülür. Hassasiyet, çürük dişin canlı dokusuna ilerleyene kadar artarak devam eder.</p>
<p>Diş eti çekilmesi: Kronik diş eti hastalığı olan kişilerde, diş eti ameliyatları sonrasında veya yaşla, ağız bölgesine alınan darbeler sonucu, dişlerdeki çapraşıklıklar ya da diğer yumuşak dokulardaki anomaliler ile dişlerin kök yüzeyinin açığa çıkmasıyla oluşan ağrı.</p>
<p>Diş fırçası abrazyonu: Sert diş fırçası </span><span style="font-weight: bold; line-height: 1.7; border-bottom-width: 3px; border-bottom-style: double; border-bottom-color: #ff0000;"><span style="color: #000000;">kullanımı</span></span><span style="color: #000000;"> veya yumuşak dişfırçasının aşındırıcı özelliği, fazla macun kullanımı veya hatalı fırçalama sonrasında genellikle baskın kullanılan elin denk geldiği bölgede oluşan aşınma, hem diş eti çekilmesine neden olabilir; hem de diş eti çekilmesi sonucu yumuşak kök yüzeyinin açığa çıkmasıyla hissedilen ağrıya sebep olur.</p>
<p>Abfraksiyon lezyonları: Genellikle dişin anatomik şeklinin bozuk olduğu yerlerde dişlerde aşınma ve yüzeyden mikro düzeyde parça kopması ile oluşur. Çürük olmadığı halde diş yüzeyinde madde kaybı olan bu tip lezyonlar yüksek hassasiyet göstererek, dişin canlı dokusuna kadar ilerleyebilir.</p>
<p>Erozyon lezyonları: Düşük Ph’lı ve yüksek karbonat oranlı kola, meyve veenerji içecekleri diş yüzeyinden çürüksüz madde kaybı oluşumuna sebep olmaktadır. Bu tür içeceklerin kullanım alışkanlıkları, asitle yüzeyel olarak yumuşayan mine veya dentinin diş fırçalama ile kolayca yerinden kalkmasına sebep olacaktır. Reflü, bulimia gibi gastointestinal sistemhastalıkları dişlerin dile bakan yüzeylerinde, yüzeylerine zarar verirken;beslenme ile alınan asitli </span><span style="font-weight: bold; line-height: 1.7; border-bottom-width: 3px; border-bottom-style: double; border-bottom-color: #ff0000;"><span style="color: #000000;">gıda</span></span><span style="color: #000000;"> tüketiminin fazlalığıyla oluşan lezyonlar dişlerin yanaklara (dışa) bakan yüzeylerinde görülür.</p>
<p>Beslenme tipi: Herhangi bir sebeple hasarlanmış diş yüzeyi, domates,meyve suları, kola içecekleri gibi düşük Ph’ lı içeceklerin asidik sıvısıyla temas ettiğinde ani hassasiyet oluşacaktır. Beslenme şekli erozyondan dolayı oluşan hassasiyeti şiddetlendirebilir.</p>
<p>Genetik hassasiyet: Hassas dişlerin hikayesi yıllardır hastalar tarafından anlatılır. Bu tip hassasiyetin sebebi, %10 sementin kök dokusunun ve mine dokusunun diş dentin yapısını örtmediği tipte sınıflandırılan anatomik yapı bozukluğu ile de korelasyon kurularak veya tüm hastaların farklı ağrı eşik değerlerinin olmasıyla da açıklanabilir.</p>
<p>Dolgu sonrası hassasiyet: Bazı tip gümüş civa karışımı amalgam dolguların 24-48 saat büzülmeye bağlı olarak hassasiyet oluşturması; dişrenginde yapılan dolgu uygulamalarında yeterli teknik hassasiyet gösterilmemesi veya hatalı asit uygulaması; dolgu yapılırken diş kurutma tekniğinin hatalı uygulaması; diş dokusunda çürük temizlenirken hatalı uygulamalar yaparak dişin canlı sinir dokusunu etkilemek; dolgu yaparken </span><span style="font-weight: bold; line-height: 1.7; border-bottom-width: 3px; border-bottom-style: double; border-bottom-color: #ff0000;"><span style="color: #000000;">ani</span></span><span style="color: #000000;"> ısı değişikliği oluşturmak ya da dolgunun normalden yüksek bırakılması; ağız içinde ani uyarılmaya veya ‘pas ya da alüminyum’tadına sebep olan farklı metaller arasındaki reaksiyonlar hassasiyet oluşumunu tetikler.</p>
<p>İlaç kullanımı: Ağız kuruluğuna sebep olan ilaçlar (antihistaminikler, tansiyon ilaçları gibi) tükürüğün miktarını azaltarak koruyucu etkisini de bozar ve beslenmeyle meydana gelebilecek travmalara veya bakteri plak artışına sebep olurlar. Tükürük akışındaki azalma, yaşlanma ve ilaç alınımıyla birlikte tükürük Ph’ının diş çürüklerinin ve erozyon lezyonlarının oluşumuna sebep verecek düzeye inmesine neden olur.</p>
<p>Beyazlatma hassasiyeti: Kanal tedavisi uygulanmamış dişlere uygulanandiş beyazlatmasında %10’luk karbamid peroksitin ( %3 hidrojen peroksit, %7 üre) mine ve dentini geçerek sinir dokusuna ulaşmasıyla oluşur. Dentindeki sıvı akışı ve materyalin sinir dokusuyla temasıyla yoğunluğun değişimi nedeniyle, hassasiyet geri dönüşebilir sinir dokusu iltihabı şeklini alır. Hassasiyet tüm diğer beyazlatma yöntemleri (ışık aktivasyonlu, lazerle beyazlatma) sonucunda oluşabilir ve tercih edilen beyazlatma markası ve içeriği ile ilgilidir.</p>
<p>Beyazlatma işlemi sırasında hassasiyetin ortaya çıkması beklenmesine rağmen; klinik hassasiyet oluştuğunda sebebin beyazlatma olabileceği belirtilmelidir. Hafif seyreden hassasiyetlerin tedavi protokolünde yeri yoktur. Ancak diş hekimi, hastayı tedavi süresini uzatma (örneğin uygulama sıklığı) konusunda bilgilendirerek yeni uygulama talimatları verebilir. Bu yöntemin geçerli olmadığı durumda, bazı klinisyenler beyazlatma yönteminin diş yüzeylerine flor jelleri uygulamalarıyla desteklenmesini savunurlar. Diğer klinisyenler beyazlatma öncesi ve sonrasında 2-3 hafta boyunca hassasiyet giderici diş macunları kullanımıöneririler.</p>
<p>Potasyum içeren hassasiyet giderici yardımcı materyallerin ağza uygulanan plaklarla kullanımının gelişmesi, diş hekimine hassasiyeti gidermekte yardımcı olurken; tedavi sürecinde hastaların daha efektif rol oynamalarını da sağlamıştır. Beyazlatma çalışmalarında, ihtiyaçduyulduğunda Günde bir, haftada bir, beyazlatmadan önce veya beyazlatma tedavisinin uygulama tipine göre 10-30 dk yardımcıhassasiyet giderici maddeler uygulanır.</p>
<p>Hassasiyet giderici diş macunları, şikayetleri azaltıyor</p>
<p>En genel, profesyonel olarak önerilen, hassas dişe yalnız uygulama kolaylığı sunan hassasiyet giderici diş macunları, potasyum tuzları içerenlerdir. Potasyum tuzları mine ve diş dentin dokusundan kolayca geçerek birkaç dakika içinde dişin canlı sinir dokusuna ulaşır. Çoğunlukla potasyum bazlı hassasiyet giderici diş macunları diş dokusunu korumak için flor içerir aynı zamanda bazıları da değişik tatlar, beyazlatma özelliği, tartar kontrolü ve karbonat içerikli olarak tüketiciye sunulur. Kinik girişimlerde hassasiyet giderici etkili diş macunları günde iki kere ve yaklaşık iki hafta kullanım sonucunda hassasiyetin azalmasını sağlamışve daha büyük etkileri de düzenli kullanımıyla gözlenmiştir. Bu arada hasta, üreticinin tavsiyesine de uyarak günde iki defa ağız hijyenuygulamasının bir parçası olarak fırçalamayı sürdürmelidir. Hastalara sürekli kullandıkları diş macununa benzer özellikler taşıyan hassasiyet giderici edici diş macunları önerildiğinde başarı oranı yükselecektir.</p>
<p>Tedaviyi ertelemeyin</p>
<p>Diş hekimi tüm olasılıkları gözden geçirmeli, doğru bir teşhis ve tedavi planı oluşturmalı ve buna göre hassasiyete sebep ve engel olan tüm faktörleri işaret eden bir tedavi stratejisi belirlemelidir. Tedaviler, hasta tarafından evinde restorasyon yapılan dişe uygulanan medikal materyallerden, pulpa extirpasyonu (kanal tedavisi) ve mukogingival (dişeti ameliyatları) cerrahiye kadar uzanır.</p>
<p>Hassasiyetin sıklığı ve şekli, tedavi seçenekleri arasındaki seçimi belirler. Restorasyon yapılmamış veya açık bir sorun patoloji bulunmayan kişilerde dişlerin kronik hassasiyet şikayeti çoğunlukla beklenmedik ve araştırılmaya muhtaç durumları işaret eder.</p>
<p>Diş dolguları sonrası görülen hassasiyet klinik olarak 2 hafta ile 8 hafta arası takip edilir. Hekim tarafından uygun görülürse bu süre beklenmeden de dolgular yenilenebilir.</p>
<p>Diş beyazlatması sırasında diş hassasiyetini engellemesi için uygulanan %5lik potasyum nitrat flor jeli (diş macunu) gibi hassasiyet giderici materyaller oldukça etkili olmakta ve hastanın olay üzerindekikontrolünü artırmaktadır.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://saglikliol.net/soguk-icecek-tuketirken-disleriniz-sizliyorsa.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dişlerimiz sağlıklı ve estetik ise daha güzel konuşuyoruz</title>
		<link>http://saglikliol.net/dislerimiz-saglikli-ve-estetik-ise-daha-guzel-konusuyoruz.html</link>
		<comments>http://saglikliol.net/dislerimiz-saglikli-ve-estetik-ise-daha-guzel-konusuyoruz.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Jun 2010 11:37:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zifiri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk, Diş, Göz, Kadın Sağlığı ve Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[diş estetiği]]></category>
		<category><![CDATA[diş sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglikliol.net/?p=1732</guid>
		<description><![CDATA[
Kişinin davranışlarında özgüven kaybından kaynaklanan bu tutukluk, çoğu zaman konuşmaya ve iletişime yansır. Özgüvenini tekrar kazanmak isteyenler yüzünde veya vücudunda değişiklik yaratmak için, çoğu zaman estetik yöntemlere başvururlar. Yani estetik operasyon başvurularında sebep çoğu zaman özgüven kazanımıdır.
Dişler, yüzümüzün en dikkat çeken yeri olduğu için, küçük kusurların bile hemen göze çarptığını belirten, Diş Hekimi Protez Doktoru [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.fazlakilo.com/image/haber/1166_bayan1jpg" alt="" /></p>
<p>Kişinin davranışlarında özgüven kaybından kaynaklanan bu tutukluk, çoğu zaman konuşmaya ve iletişime yansır. Özgüvenini tekrar kazanmak isteyenler yüzünde veya vücudunda değişiklik yaratmak için, çoğu zaman estetik yöntemlere başvururlar. <span id="more-1732"></span>Yani estetik operasyon başvurularında sebep çoğu zaman özgüven kazanımıdır.</p>
<p>Dişler, yüzümüzün en dikkat çeken yeri olduğu için, küçük kusurların bile hemen göze çarptığını belirten, Diş Hekimi Protez Doktoru Çağdaş Kışlaoğlu, sağlıklı ve bakımlı görünen dişlerin, insanların dikkatini daima pozitif yönde etkilediğini söyledi. Kışlaoğlu’na göre, sağlıklı dişler kişide özgüveni arttırırken, kötü görünümlü dişler ise özgüveni kaybettirir, kişi gülümsemeye ve konuşmaya çekinir. İşte bu noktada diş estetiği devreye giriyor. “Eskiden dişi ağrıyana, şişene dek insanların aklına diş hekimine gitmek gelmezdi. Yani ihtiyaçtan diş hekimine gidilirdi.” diyen Dr. Çağdaş Kışlaoğlu, artık güzellik kaygısıyla, hastaların sırf danışmak için bile diş hekimine gittiğinin altını çizdi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://saglikliol.net/dislerimiz-saglikli-ve-estetik-ise-daha-guzel-konusuyoruz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Menopoz hakkında doğru bilinen 11 yanlış</title>
		<link>http://saglikliol.net/menopoz-hakkinda-dogru-bilinen-11-yanlis.html</link>
		<comments>http://saglikliol.net/menopoz-hakkinda-dogru-bilinen-11-yanlis.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 31 May 2010 09:19:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zifiri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk, Diş, Göz, Kadın Sağlığı ve Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[doğal]]></category>
		<category><![CDATA[doğum]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[regl]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglikliol.net/?p=1707</guid>
		<description><![CDATA[
Kadının hayatında bir dönüm noktası olsa da menopoz, her kadının yumurtlama fonksiyonunun sona ermesiyle birlikte yaşadığı doğal bir süreç. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Mete Bostancı, menopoz hakkındaki yanlış bilgileri açıkladı.
Spiral, doğum kontrol hapı, tüplerin bağlanması ve bunun gibi gebelik önleyici yöntemler erken menopoza yol açar.
YANLIŞ. Bu yöntemlerin hiç birinin yumurtalıkların hormonal faaliyeti üzerine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://foto.ekolay.net/images/galeri2/galeri_18711/200355237_001.jpg" alt="Menopoz hakkında doğru bilinen 11 yanlış-1" width="202" height="304" /></p>
<p>Kadının hayatında bir dönüm noktası olsa da menopoz, her kadının yumurtlama fonksiyonunun sona ermesiyle birlikte yaşadığı doğal bir süreç. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Mete Bostancı, menopoz hakkındaki yanlış bilgileri açıkladı.<span id="more-1707"></span></p>
<p>Spiral, doğum kontrol hapı, tüplerin bağlanması ve bunun gibi gebelik önleyici yöntemler erken menopoza yol açar.</p>
<p><span style="color: red;">YANLIŞ.</span> Bu yöntemlerin hiç birinin yumurtalıkların hormonal faaliyeti üzerine olumsuz etkisi yoktur dolayısı ile menopoza yol açmazlar.</p>
<p>Menopoz belirli bir yaşta aniden ortaya çıkar.</p>
<p><span style="color: red;">YANLIŞ.</span> Menopoz, adetlerin kalıcı olarak kesilmesinden yaklaşık 1–5 yıl önce başlayan bir süreçtir. Önmenopoz (premenopoz ) olarak adlandırılan bu süreçte adetler devam eder ancak hormonal dalgalanmalar nedeni ile değişik derecelerde sıkıntılar yaşanır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://saglikliol.net/menopoz-hakkinda-dogru-bilinen-11-yanlis.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
<!-- WP Super Cache is installed but broken. The path to wp-cache-phase1.php in wp-content/advanced-cache.php must be fixed! -->