VARİKOSEL
Yazan: admin 10 Mart 2010 Çarşamba
Kategori: Cinsel Sağlık
->
NEDİR ?
Testislerin toplar damarlarının bir veya iki taraflı olarak genişlemesidir. Daha çok solda ortaya çıkar.
BELİRTİLERİ NELERDİR ?
Hastalıklı tarafta testise komşu bir şişkinlik farkedilir. Birlikte ağrı bulunabilir. Hafif derecede olanlar hasta tarafından farkedilemeyebilir.
ZARARI VAR MIDIR ?
Bütün erkeklerin %10-15inde hafif derecede vardır. Genişlemiş damarlarda biriken kan, sperm üreten hücrelerin sıcaklık dengesini bozarak erkeğin çocuk sahibi olma yeteneğini azaltabilir. Varikosel spermlerin hem sayısını hem hareketliliğini hem de yapısal özelliğini bozabilir. Varikoselli bir hastada spermogram bozuksa tedavi yapılmalıdır. Spermogram normal ancak ağrı varsa yine tedavi gereklidir.
NASIL TEDAVİ EDİLİR?
Tedavi cerrahidir. Kasıktan yapılan bir ameliyatla genişlemiş damarlar bağlanır.
Erkek Cinsel Hastalıkları
Yazan: admin 10 Mart 2010 Çarşamba
Kategori: Cinsel Sağlık
Cinsel Güçsüzlük
Ülkemizde ve dünyada erkeklerin daha çok ileri yaşlarda olsa da artık genç yaşlarda da sık karşılaştığı bir hastalıktır. Cinsel güçsüzlük çok çeşitli şekillerde tanımlanabilir ama kısaca erkeğin cinsel gücünden memnun olmaması olarak da tarif edilebilir. Bazen bu durum gerçek bir cinsel güçsüzlük değilse de kişi hekime başvurmaktadır. Özellikle şehir yaşantısının getirdiği stres ile bu hastalığın hem sıklığı artmış hem de daha genç yaşlarda görülmeye başlamıştır.
Cinsel güçsüzlükte neden ya ruhsal ya da bedenseldir. Burada ilke olarak hasta öncelikle bir üroloji uzmanı tarafından değerlendirilir ve bedensel bir neden olup olmadığı araştırılır. Eğer böyle bir neden saptanmazsa veya ruhsal bir neden düşünülürse bir psikiyatri uzmanına yollanır. Bazen her iki nedende mevcut olabilir ve bu nedenle her iki branştaki hekim tarafından tedavi gereklidir. Bazen ortaya çıkan bedensel hastalıklar nedeniyle hastanın bir iç hastalıkları veya beyin cerrahi uzmanı tarafından da tedavisi gerekebilir.
Bedensel hastalık olarak çeşitli hormon hastalıkları, şeker, böbrek, karaciğer, kalp-damar hastalıkları gibi nedenler bulunabilir. Kullanılan çeşitli ilaçlar nedeniyle olabilir. Sonuçta erkeklik organının damarlarında veya sinirlerinde hasar meydana gelir. Genelde bu hastalıklarda yakınmalar yavaş yavaş gelişir. Kavga, ani stres gibi durumlarda başlangıç anidir ve çoğu zaman bu neden hasta tarafından da fark edilir.
İlaç tedavisinden mutluluk çubuğu takılmasına kadar çok çeşitli tedavileri mevcuttur. Bu tedavi kararları üroloji uzmanı tarafından gerekirse diğer hekimlerle işbirliği ile ve hastanın da bilgisi dahilinde alınır.
Viagra
Son yılların en çok kullanılan ve tartışılan cinsel güçsüzlük tedavi ilacıdır. Bu ilaç cinsel ilişkiden bir saat önce alınır. Tek başına yeterli etki oluşturamaz. Yani uygun bir ortam ve cinsel ilişki öncesi ön sevişme gereklidir. Hemen her türlü cinsel yetmezlik tedavisinde kullanılmasına rağmen çeşitli cinsel hastalık tiplerinde etkisi de değişiktir. Mesela damar kaçaklarında ve cinsel organın sinir hasarında etkisi daha düşük gözükmektedir. İlacın 25, 50, 100 mg’lık dozları vardır ve hangi dozlarda alınacağına hekim karar vermelidir. Bu ilacın kimi hastalıklarda ve bazı ilaçlarla alınmasında sakıncalar vardır. Özellikle bazı kalp hastalıkları ve ilaçları ile kullanımı sakıncalıdır. Dil altı alınan kalp hapları bunlardan biridir. Bu nedenle mutlaka hekim önerisi ile alınmalıdır. Ancak bu ilacın kendi başına kalp hastalığı oluşturması gibi bir etkisi yoktur. Bu ilacın kullanım süresi de hekim tarafından belirlenmelidir.
Bu ilacın bir faydası da erkek hastanın cinsel hastalığının tanısının konulmasını kolaylaştırmasıdır. Artık hastalara bir kan tahlili ve sakıncası yoksa bir viagra verilmesi ile çoğu hastalıkta tanı konulabilmesi olanaklı duruma gelmektedir.
Diğer bir ilginç konuda ülkemiz gibi kapalı sayılabilecek ülkelerde kadınlarda cinsel bozukluk sıktır ve evliliklerde bu nedenle bir çok problem yaşanmaktadır. Viagra bu kadınların tedavisinde de kullanılmaya başlanmıştır. Bu şikayeti olan kadınların üroloji, kadın-doğum ve psikiyatri hekimlerince uygun teşhis ve tedavileri yapılmaktadır.
Peyronie
Bazı erkek hastalarda cinsel organın çeşitli yerlerinde (çoğunlukla sırt tarafında) plak şeklinde sertlikler ortaya çıkmaktadır. Bu hastalar mutlaka bir üroloji uzmanına başvurmalıdır. Bazen bu hastalarda cinsel güçsüzlük, kamışta eğrilikler, cinsel ilşkide ağrıda bulunabilir. Bu hastalığın bazı diğer cinsel organ hastalıklardan ayrımı gereklidir. Bu hastalığın kanserle ilgisi yoktur. Bazen kendiliğinden durur veya küçülür. Hastalığın ilaç veya ameliyatla tedavisi vardır. 1 yıldan daha kısa süreli olanlarda ilaçlar daha etkili olduğundan hekime erken başvurmak faydalıdır.
Erken BoÅŸalma
Eş doyuma ulaşmadan önce boşalmadır. Çok sık karşılaşılan bir problemdir. Çoğunlukla ruhsal nedenlerle oluşsa da bazı hastalıklarda da gözükebilir. Bir üroloji uzmanına başvurmak faydalıdır. Ruhsal tedavi, çeşitli ilaçlar, hatta ameliyatlar ile tedavisi mümkündür.
Mastürbasyon
Mastürbasyon cinsel kimliğin kazanılmasından sonra ve genelde evlilik öncesi dönemde başvurulan sağlıklı bir cinsel boşalma yoludur. Kişilerin bağımlılığı oluşmadığı sürece sorun yoktur. Mesela evlilikten sonra cinsel ilişki yerine tercih edilmesi doğal değildir. Kısırlık ve cinsel güç üzerine olumsuz bir etkisi yoktur. Ülkemizde bazı insanlar kendilerini ayıp-günah-yanlış-tehlikeli bir şey yaptıklarını düşünerek doğal sayılabilecek bir olayı problem haline getirmektedirler.
Cinsel İlişki ile Geçen Hastalıklar
Erkek cinsel organlarına cinsel ilişki yolu ile çeşitli mikroplar girebilir. Bu mikroplar vücutta üredikten sonra hastalık ortaya çıkarırlar. Hastalık bazen birkaç gün içerisinde akıntı, idrar yolunda yanma gibi şikayetler ile ortaya çıkarken, bazıları sinsice ilerler ve geç belirtilerle ortaya çıkarlar. Çok çeşitli olan bu hastalıkların birçoğunun tedavisi mümkündür. Bunun için bu tip bir şüpheli ilişki yaşanmışsa bir Üroloji uzmanına gitmek gereklidir. Bazı hastaların kulaktan dolma bilgilerle ve kendiliğinden uygun olmayan ilaç almaları sonucunda kolayca tedavi edilebilecek bu mikroplar, ilaçlara direnç kazanmakta ve tedavi zorlaştırmaktadır. Unutulmaması gereken bir nokta da bu tip bir ilişkiden sonra eşiyle birlikte olan erkekler mikrobu eşine de bulaştırmakta ve kendileri tedavi olsa da eşleri tedavi olmadığı için eşinden tekrar mikrop kapmaktadır. Bu nedenle, böyle durumlarda eşlerinde Kadın Doğum uzmanı tarafından tedavi edilmesi gereklidir. Ancak en önemli tedbir bu tip şüpheli ilişkilerde prezervatif ile korunmaktır. Artık çeşitli uluslardan insanların kolayca bir arada olabildiği ülkemizde çok çeşitli ve tedaviye dirençli mikroplar mevcuttur ve bu nedenle de korunma çok önem taşımaktadır. Eğer bu tip hastalıklar iyi tedavi edilmezlerse ve tekrarlarsa erkeklerde idrar yolu darlığı, kısırlık gibi ciddi hastalıklara; kadında da çok ciddi kadın hastalıklarına neden olabilirler.
AIDS
AİDS bu hastalıklar içerisinde özel bir öneme sahiptir. Bu önemin nedeni hem son yıllarda çok yaygınlaşması, hem sinsice ilerlemesi hem de maalesef henüz tam tedavisinin yapılamamasıdır. Hastalık en çok cinsel ilişki, kan ve kan ürünleri yoluyla ve hastalıklı anneden bebeğe geçişle olur. Henüz yakın arkadaşlık, tuvalet, banyo, yiyecek-içecek, sinek-böcek yoluyla geçtiği ispatlanmamıştır. Tükürükle geçme şansı çok azdır. Asıl hastalık belirtileri yaklaşık 10 yıldan sonra görülür. Şikayetler çok çeşitli olabilir. Bunlar halsizlik, kilo kaybı, ateş, uzun süren ishal, vücuttaki bezelerde şişme şeklindedir. Kan tahlili ile hastalığın gösterilmesi için mikrobun vücuda girmesinden sonra 2-3 ay geçmesi gereklidir.
Penis Doppler Ultrasonografisi
Yazan: admin 09 Mart 2010 Salı
Kategori: Cinsel Sağlık
->
Sertleşme problemi (ereksiyon kusuru) varlığında olası hastalığın penisin kan akımının bozulmasından kaynaklanıp kaynaklanmadığını belirlemeye yarayan tanı amaçlı bir yöntemdir.
Doppler ultrasonografi ile penis içi damarlardaki kan akış hızı değerlendirilir.
Penise arterler (atar damar) ile yeterli kan gelip gelmediği, yeterli kan gelmişse, gelen kanın yeterince penis içerisinde kalıp kalmadığı (toplar damar kapaklarının sağlam olup olmadığı) tespit edilir.
Penil
Doppler ultrasonografi nasıl yapılır?
Penis içi kapiller damarların genişlemesini sağlamak amacıyla inceleme sırasında penis içerisine damar genişletici bir ilaç, hasta yaşı göz önüne alınarak,belirli dozda verilir.
Penis cildi üzerine jel sürülerek ultrasonografi probu ile penis içi damarlar değerlendirilir.
Penil Doppler ultrasonografi incelemesi ağrı verir mi?
Hayır vermez,bazen penis içerisine verilen ilaç hafif yanma hissi verebilir.
Penil Doppler ultrasonografinin sonuçları güvenli midir?
İlk defa 1980 li yıllarda kullanılan penil Doppler ultrasonografi, ereksiyon kusurunda patolojinin damar kaynaklı olup olmadığını doğrulukla belirler. Ancak tetkikin yapıldığı odanın sessiz ve karanlık olması gerekir. Hastanın da tüm çekincelerinden arınmış ve gergin olmaması tetkik sonucunun doğruluk oranını arttırır.
Penil Doppler ultrasonografiden sonra dikkat edilmesi gereken hususlar;
Peniste oluşan sertleşmenin kaybolma süresi bazen kişiye göre uzayabilir, cinsel uyarı, masturbasyon yapmak veya ilişkiye girmek bu sürenin artmasına sebep olup; süre uzarsa ağrı oluşabileceği için bunlardan kaçınmak gerekir.
Penil Doppler ultrasonografi zararlımıdır?
Hayır,kişiye ne o an ,nede sonrası hiç bir zarar vermez, cinsel hayatını etkilemeyen güvenli bir yöntemdir.
Penis EÄŸriliÄŸi
Yazan: admin 09 Mart 2010 Salı
Kategori: Cinsel Sağlık
İnsan vücudundaki eş organların (eller, gözler, testisler gibi )hiç biri birbirinin aynısı değildir, arada mutlaka bazı farklar vardır.
Tüm insanlarında yapıları ve organları hem dış görünüş olarak hem de işlevleri sırasında farklılıklar gösterirler.Bu farklılık bazen çok çok az ,bazen ise çok fazla olabilir.
Penis bildiÄŸimiz gibi bir erkek cinsel organı olup spermleri (meni – ersuyu ) kadın vajeninin derinlerine bırakma görevi vardır ve bu görev sırasındada kiÅŸiye haz (zevk ) vermektedir.
Penislerde hem boy olarak hem de şekil olarak bir birinden farklı olmaktadır.
Hiç bir penis şekil olarak cetvelle çizilmiş gibi doğru değildir veya düzgün sınırlara sahip değildir.Bu farklar kişiden kişiye göre değişmekte,kiminde çok az bir sağa veya sola eğrilik olurken bazılarında bu daha fazladır.Bazı penislerde ise hem sağa -sola eğrilikle beraber aşağıya da doğru eğrilik olabilir.
Bunun sınırı nedir ? Ne kadar eğrilik normaldir,ne kadarı bir anormallik veya sakatlık olarak görülmelidir?
Bunun kesin sınırı şudur; eğer bu eğrilik sizin cinsel ilişki kurmanızı engelliyor,ilişki sırasında size veya partnerinize acı veriyorsa bu düzeltilmesi gereken bir sorundur.
*Bir de eğer kişi ciddi anlamda penisinin eğriliğinden estetik açıdan, yani görüntüsünden rahatsız oluyor ve bu yüzden soyunmaktan kaçınıyor veya ilişkiye giremiyorsa bu da düzeltilmesi gereken bir sorun sayılır.
Penis eğriliği düzeltilirmi; evet,herşey yapılabildiği gibi (bu gün yeniden el, parmak veya penisin yapılabildiği bir bilgi ve teknolojiye sahibiz) penis eğriliğide düzeltilebilmektedir.
Eğer sizde de penis eğriliği gibi bir şüphe veya sıkıntı varsa çekinmeden ve mutlaka muayeneye gidiniz.Bu şüphe , sıkıntı, veya utanma duygusu ile geçirdiğiniz her süre sizi üzecek ve cinsel hayatınızı olumsuz etkileyecektir. Hekiminiz sizi aydınlatacak ,eğer gerekli ise cerrahi bir müdahele önerecek ve yapacak veya eğer bir sorun yoksa sizin rahatlamanızı ,kendinize güveninizin gelmesini sağlayacaktır.
Bizim kliniğimize bu şikayetle gelen kişilerin çoğunluğu yaptığımız muayene ve açıklamalar sonunda hiç bir sorunları kalmadan huzur ve güven içinde rahatlamış olarak dönüyorlar. Şimdiye kadar çok az kişide cerrahi müdahale -ameliyat gerektirecek sorun görüldü, bunlarda gerektiği biçimde düzeltilip kişilerin normal cinsel hayatlarına dönmeleri sağlandı.Sadece estetik açıdan kaygı duyan hastalarımız oldu,bunların çoğunluğu yaptığımız muayene ve görüşme sonucunda bu kaygı ve komplekslerini kaybedip normal şekilde yaşamlarına devam ettiler,ancak bir kaçı psikolojik açıdan rahatlamak için gerekli operasyonla bu eğrilik düzeltildikten sonra sonra bu sıkıntıyı duymaz oldular.
Penis Kırılması
Yazan: admin 09 Mart 2010 Salı
Kategori: Cinsel Sağlık
ABD Minneapolis Kalp Enstitüsü Vakfı’nın yaptığı araÅŸtırmaya göre, erkeklerdeki sertleÅŸme sorunu, kalp ve damar hastalıkları için erken uyarı olabilir. Dr. Marc Pritzker, sertleÅŸme sorunun damardan kaynaklandığının anlaşılması halinde, kalp ve damar hastalıkları bakımından da araÅŸtırma yapılması gerektiÄŸini söyledi. Pfizer İlaç Firması’nın SaÄŸlık Bülteni’nde yer alan araÅŸtırmaya göre, Dr. Pritzker, sertleÅŸme sorunun, ‘penis stres testi’ diye de adlandırılabileceÄŸini belirtti. Dr. Pritzker, ”Efor stres testinde, kalpten gelen elektrik sinyalleri, kalpteki hastalıklı kan damarlarının saptaması için kullanılıyor. Penis stres testi de hastalıklı kan damarlarının saptanması için de baÅŸka bir yol olabilir” dedi.
Penisiniz kırılabilir!
Penis sert halde iken yatakta aniden dönme, mastürbasyon esnasında anormal bükülme, ereksiyonu sonlandırmak için penisin bükülmesi, at tepmesi penis kırılmalarına neden oluyor. Almanya’da her yıl 600 erkeÄŸin penisi kırılıyor. Penis kırılmalarında penis ÅŸiÅŸiyor ve morarıyor. Erkek aniden aÄŸrılar içinde kıvranmaya baÅŸlıyor. Vakaların verdiÄŸi bilgiler çoÄŸunlukla yanlış. Hekimlerine ‘’sabahleyin yataktan düştüm ya da çocuÄŸumu severken aniden penis bölgeme tekme attı ve birden penisim ÅŸiÅŸti anlayamadım,” diyerek doÄŸru bilgi vermiyorlar. ”Mastürbasyon yaparken penisi kırılan genç ameliyata alındı.” Bu haberin kahramanı 26 yaşında, oto tamircisi, evli bir erkek. EÅŸi sekiz aylık hamile olduÄŸu için bir süredir cinsel iliÅŸkiye giremeyen genç adam, sabah iÅŸe gitmeden önce banyoya girip mastürbasyon yapmaya baÅŸlamış. Birden penisi ÅŸiÅŸip çok acı hissedince de hastaneye kaldırılmış.
Çoğu Bekar
Penisi kırılan tek Türk erkeÄŸi bu genç deÄŸil. Penis kırılmaları olaÄŸan bir durum olmasına raÄŸmen vakalar utandıklarından hastaneye gitmedikleri için sayıları bilinmiyor. Uluslararası tıp literatüründe her 175 bin hastane baÅŸvurusundan birinin penisin bu tür yaralanması olduÄŸu yazılı. ÖrneÄŸin Almanya’da yılda 600 erkek cinsel iliÅŸki sırasında penisini kırdığı için hastaneye gidiyor. Onların aralarında da utançtan doktora gitmeyenlerin sayısı az deÄŸil. Uzmanlar hemen doktora görünülürse oluÅŸabilecek iktidarsızlık tehlikesinin de önlenebileceÄŸini belirtiyorlar. Penis kırılmaları bilinçsiz cinsel iliÅŸki, penis sert halde iken yatakta aniden dönme, mastürbasyon esnasında anormal bükülme, ereksiyonu sonlandırmak için penisin bükülmesi, at tepmesi gibi durumlarda oluÅŸabiliyor. ”Ancak çoÄŸu zaman hastanın öyküsünden gerçek sebep öğrenilemez,” diyor Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalında öğretim görevlisi Yrd. Doç. Yılmaz Aksoy: ”Hastanın verdiÄŸi bilgiler çoÄŸunlukla yanlış. ÖrneÄŸin sabahleyin yataktan düştüm ya da çocuÄŸumu severken aniden penis bölgeme vurdu gibi çeliÅŸkili konuÅŸuyorlar. Oysa çocuÄŸunu insan severken penis ereksiyon halinde olmaz. KliniÄŸimizde tedavi olmuÅŸ hastaların yaÅŸ ortalamaları 29 ve çoÄŸu da bekar. Çekindikleri için böyle ÅŸeyler uyduruyorlar.”
Penis bandajlanıyor
Tanı hastanın öyküsü ve fizik muayenesi ile konuyor. Muayenede kırılma olan tarafta kan birikmesi ve peniste karşı tarafa doğru eğilme, şişlik, morarma saptanıyor. İki veya üç silindirik cisimli şiddetli kırılmalarda ise idrar yolu kanaması ve yumurtalıklarda kan birikmesi görülebiliyor. Ancak çok küçük olan yırtıklar Kavernozografi adı verilen özel görüntüleme yöntemleri ile saptanabiliyor. Penis kırığı daha önceleri penise bandaj uygulanması, lokal soğuk pansuman tatbiki ve şişlik giderici ilaçlar verilerek tedavi edilmeye çalışılırmış. Şimdi ise tanı konur konmaz cerrahi müdahale ile başarılı bir şekilde tedavi edilebiliyor. Nasıl mı? Ameliyatta penis cildi sünnet hattından çepeçevre açılarak geriye doğru çekiliyor ve etrafa birikmiş olan kan boşaltıldıktan sonra yırtık kısım bulunarak dikişle tamir ediliyor.
Penis yatakta kırılıyor
Penis kırığı ile idrar yolu yaralanmaları arasında doğru bir orantı var. İşeme zorluğu, idrar yolundan kan gelmesi veya hastanın idrar yapamaması durumlarında penis ucundan ilaç verilerek film çekiliyor. Böylece bir yaralanma varsa o bölge net olarak gösterilebiliyor. Ardından hastanın idrar torbasına göbeğin altından özel bir sonda yerleştiriliyor. Ve yırtık cerrahi müdahale ile düzeltiliyor. Penis kırığı tedavi edilmezse peniste şekil bozukluğu, ağrılı sertleşme, cinsel ilişkide zorluk, iktidarsızlık, idrar yolunda bölgesel genişleme, kanama bölgesinde Peyroni hastalığı adı verilen sert şişlikler oluşabiliyor.
Olumsuz etkiler
Penis kırılması erkeÄŸin cinsel yaÅŸamını önemli ölçüde olumsuz etkileyebilir. Bunun olmaması için alınması gereken tedbirler çok önemli. AraÅŸtırmalar penis kırılmalarının daha çok cinsel iliÅŸki sırasında penisin vajinadan kayıp etraf dokulara isabet etmesi ile meydana geldiÄŸini gösteriyor. Penis ereksiyon halinde iken yatakta kırılma sıklığı tıp literatüründe yüzde 28-38 olarak bildirilmiÅŸ. Bunun için cinsel iliÅŸki sırasında ani ve ters hareketlerden kaçınılması, penis sertleÅŸme halindeyken kıvrılmaması gerekiyor. Cinsel iliÅŸki sırasında kadının üstte olduÄŸu pozisyonlarda ise kırılma riski daha artıyor. Orta yerinden çatlatıyor Erkek üreme organı; kamış kökü, gövde ve kamış başı olmak üzere üç bölümden oluÅŸan bir organ. Penisin dıştaki bölümüne gövde, vücutla birleÅŸtiÄŸi bölüme ise kök adı veriliyor. Kamış gövdesinde birbirine lifsi yapılarda baÄŸlanan ve dikilgen doku olarak bilinen silindir biçimli üç cisim yer alıyor. Bu silindirik cisimler penisin uzama ve geniÅŸleme kabiliyetini saÄŸlıyor. Bunlardan ikisi penisin sırt kısmında bulunuyor ve bu cisimler ”Tunigia Albuginea” adı verilen kalın ve sert bir kılıfla sarılı. Penisin sırt kısmındaki bu silindirik cisimlere ise ”Korpus Kavernozum” adı veriliyor. Üçüncü cisim ise daha ince yapıda ve etrafında sert bir kılıfla sarılmış deÄŸil. Bu üçüncü cisime de ”Korpus Spongiozum” adı veriliyor. Ereksiyon sırasında her üç silindirik doku kanla dolarak penisin boyunda uzama, geniÅŸleme ve ardından sertleÅŸme meydana geliyor. Bir penis kırılmasında ereksiyon halindeki bir penis orta yerinden aniden kıvrılınca sert kılıf yırtılıyor. Ve penisin sırt kısmında kalan kan, cisimsel dokular arasında dağılıyor. Erkek kırılma sesi duyduktan sonra hızlı bir ereksiyon kaybı, morarma ve ÅŸiÅŸmenin oluyor sonra da peniste ÅŸiddetli aÄŸrı duyuyor.
AĞRILI CİNSEL İLİŞKİ (Disparoni)
Yazan: admin 04 Mart 2010 PerÅŸembe
Kategori: Cinsel Sağlık
Nedir…?
Cinsel ilişki sırasında ya da sonrasında acı duyulması disparoni olarak adlandırılır. Erkekleri de etkileyebilmekle birlikte genellikle kadınlarda görülür. Disparonisi olan kadınlar sıklıkla vajina, klitoris ve labialarda (iç ve dış dudaklar) ağrı duyabilirler. Disparoni nedenleri çok olmakla beraber hemen hepsi tedavi edilebilir niteliktedir. Yaygın sebepler şunlardır ;
Lubrikantların yokluğuna bağlı olarak gelişen vajinal kuruluk
Atrofik vajinit (sıklıkla menopoz sonrası kadınlarda görülen vajinal mukozanın incelmesi durumu)
Bazı ilaçların yan etkileri (örneğin antihistaminikler ya da tamoksifen )
Sentetik iç çamaşırları, spermisitler (gebeliği önleyici maddeler) ve vajinal yıkama materyallerine karşı oluşan alerjik durumlar
Endometriozis: uterusun en iç tabakası olan endometriumun normal yeri dışında pelvis içinde, farklı yerlerde de bulunması ve büyümesi nedeniyle, başta kısırlık olmak üzere pelvik ağrı ve disparoni ile seyredebilen hastalık
Vulvo – vajinal vestibülit
Vajinal bölgeyi etkileyen cilt hastalıkları
Üriner sistem hastalıkları,vajinal mantar hastalıkları,cinsel yolla geçen hastalıklar
Psikolojik travma (özellikle çocukluk yaşlarında olmakla birlikte ergenlikte de yaşanmış olan cinsel taciz veya benzeri ruhsal travmatik olaylar)
Belirtiler…
Disparonisi olan kadınlar vajina girişinde yüzeysel bir acı duymakla birlikte, penisin daha ileri girişlerinde daha derin acı duyabilirler. Bazı kadınlar genellikle bu acının verdiği korku ile ilişki sırasında, vajinal kasların, penisin içeri girmesine engel olacak kadar sıkı şekilde kasılmasıyla seyreden ve vajinismus denen klinik tabloya maruz kalabilirler.
TeÅŸhis…
Disparoninin teşhisi tipik olarak sizdeki belirtilere bağlıdır. Tıbbi ve seksüel hikayenizle birlikte jinekolojik muayenenin de yardımıyla doktorunuz bu şikayetlerinizin nedenini bulmaya çalışacaktır.
Acının, genital organlara dokunmakla mı yoksa erken ya da derin penetrasyonla (girişle) mı oluştuğunu ayırt etmek, nedeni bulmak için önemli bir anahtardır. Doktorunuz acının yeri, süresi ve ilişki sonrasında ne kadar sürdüğünü de soracaktır. Ayrıca şu sorular da doktorunuz tarafından sorulabilir ;
Daha önceleri, seksüel hayatınızda hiç ağrılı bir cinsel ilişki deneyiminiz oldu mu ? veya en başından beri tüm cinsel ilişki deneyimleriniz ağrılı mı idi ?
Hiç uygun bir kayganlaştırıcı kullandınız mı ve eğer kullandıysanız ağrıda azalma oldu mu ?
Seksüel hayatınızla ilgili bilgiler (özellikle cinsel yolla geçen hastalıklar konusunda riskli deneyimleriniz oldu mu ?)
Daha önce hiç cinsel tacize uğradınız mı ? ya da bir şekilde cinsel organlarınız travmaya maruz kaldı mı ?
Eğer orta yaşlarda iseniz ve düzensiz adet sikluslarınız(dönemleriniz), sıcak basmaları veya vajinal kuruluk şikayetleriniz de varsa muhtemelen atrofik vajinit hastalığı olabilir (menopoz sırasında östrojen hormonunun azalmasına bağlı olarak vajinal mukozanın incelmesi).
Eğer yeni anne olmuşsanız ve bebeğinizi emziriyorsanız, emzirme olayı da vajinal kuruluk ve buna bağlı olarak disparoniye neden olabilir.
Bu fizik muayene sırasında doktorunuz vajinanızı kuruluk, yangı ve özellikle mantar ve herpes başta olmak üzere enfeksiyonlar, genital siğiller ve varsa yara izleri açısından değerlendirecektir. Ayrıca doktorunuz endometriozise ait olabilecek pelvik bir kitle ya da hassasiyet olup olmadığını anlamak için bimanuel (iki elle) muayene ile iç genital (üreme organlarıyla ilgili) organları da değerlendirecektir. Ve eğer gerek görürse bu şikayetlerinizin artmasına neden olabilecek, cinsel taciz, travma ya da anksiyete gibi konular için başka bir uzmanla konsültasyona gidebilir.
Ne kadar beklenmeli…?
Şikayetlerinizin süresi tamamen altta yatan nedene bağlıdır. Eğer uygun olmayan bir lubrikant kullanımı nedeniyle oluşan bir vajinal kuruluk sözkonusu ise daha uygun birini kullanmakla belirtiler hızla gerileyecektir. Eğer vajinal kuruluğun nedeni atrofik vajinit ise bir ya da iki haftalık lokal-vajinal bir östrojenli krem kullanımı ile düzelecektir. Eğer bir üriner enfeksiyon ya da vajinal mantar hastalığı mevcutsa, bir haftalık bir antibiyotik tedavisi ile enfeksiyonla birlikte disparoni de yok olacaktır. Eğer cinsel yolla geçen bir hastalığa maruz kalmış olmanız nedeniyle disparoni varsa bunun tedavisi de antibiyotik ile olacak ama muhtemelen biraz daha uzun sürecektir. Disparoninin nedeni liken planus veya liken skleroz gibi bir cilt hastalığı ise steroidli kremlerle tedavi uygulanacaktır ancak bu da uzun bir süre alabilir. Eğer disparoni aylar hatta yıllar gibi uzun bir süreden beri varsa muhtemelen olaya psikolojik faktörler de eklenmiştir ve bu durumda belirtiler daha da artmadan uzun süreli bir terapiye ihtiyacınız olabilir.
Korunma…
Cinsel taciz ya da travma gibi bazı disparoni nedenleri elde olmasa da diğer disparoni nedenlerinden önlemler almak yoluyla korunmak mümkündür;
Sıkı giysiler giymeyerek, pamuklu iç çamaşırı kullanarak, hijyenik faktörlere daha dikkat ederek (sık iç çamaşırı değişmek ve genital bölgeyi mümkün olduğunca terden ve nemden uzak tutmak gibi) ve yüzme sonrasında ıslak mayonuzu değiştirerek vajinal mantardan büyük oranda korunabilirsiniz
Üriner enfeksiyonlardan korunmak için ve cinsel ilişki sonrasında mümkünse işeyiniz ve tuvalet sonrası cinsel organınızı önden arkaya doğru siliniz.
Cinsel yolla geçebilen hastalıklardan sakınmak için öncelikle tek eşliliği tercih ediniz veya mutlaka prezervatif kullanınız.
Vajinal kuruluk varsa uygun bir lubrikant kullanınız ve eğer kuruluk atrofik vajinit gibi bir duruma bağlıysa tedavisi yoluna gidiniz.
Eğer endometriozis varsa ilişki sırasında derin penetrasyondan (girişlerden) kaçınınız ya da nispeten daha az ağrılı olan adet sonrası ilk ya da ikinci haftalarda cinsel ilişkiye giriniz.
Tedavi…
Tedavi, disparoni yapan nedene bağlıdır ;
Rahat ve sorunsuz bir cinsel ilişki için klitoral uyarının yeterince fazla olmasına dikkat edin ve uygun bir lubrikant kullanın
Vajinal mantar enfeksiyonları için antifungal(mantara karşı) ilaçlar kullanın
Üriner sistem hastalıkları ve cinsel yolla geçen hastalıklar için uygun antibiyotik kullanın
Ağrılı yangılardan kurtulmak için uygun oturma banyoları tatbik edin
Vajinal bölgedeki cilt hastalıklarının tedavisi hastalığa göre çeşitlilik gösterir (örneğin likenlerde steroidli pomat kullanılır)
Ne zaman doktora başvurmalısınız..?
İlk birkaç cinsel ilişki deneyimi bazen pek de rahat olamamakla birlikte asla acı verici olmamalıdır. Eğer ilişki sırasında ya da sonrasında ani bir ağrı olmuşsa mutlaka doktorunuza görünün. Cinsel ilişkide duyduğunuz ilk ağrı sonrasında hemen doktora başvurmanız, cinsel ilişkinin ağrılı bir iş olduğu şeklindeki yanlış bir fikrin, saplantı olarak bilinç altında yer etmesine izin vermemek açısından önem taşımaktadır.
Takip…
Disparoninin nedenlerinden bir çoğu ilaçlarla tedavi edilebilecek olan fiziksel durumlardır. Buna rağmen, uzun süredir disparonisi olanlar ya da cinsel taciz veya travma nedeniyle disparoni hatta vajinismus gelişmiş olan kadınlar daha uzun ve ayrıntılı takip ve tedaviye gereksinim duyabilirler.
Evlenmeden önce neler yapmamız gerekir?
Yazan: admin 26 Åžubat 2010 Cuma
Kategori: Cinsel Sağlık
Niçin evleniriz ;Temelde hepimiz başka insanlarla iletişim kurmayı arzu ederiz. Olgunlaştıkça da bu his bizi yakından ve derinden sevecek bir kişiyi özleyip, aramaya iter. Almakta vermekte sevginin olmazsa olmaz bölümleridir. Biri olmadan öteki pek uzun ömürlü olmaz. Evlenmenin temel nedenlerinden bir tanesi beraberlik,birine sahip olmak ve birine ait olmak duygusu, bundan doğan yakınlık, can yoldaşlığı, istenmek, anlaşılmak, çocuk sahibi olmak, kendi düzenini kurmaktır. Bunlar vazgeçilmez duygusal öğelerdir. Yine bunlar cinselliği yalnızca fiziksel yönden değil, ruhsal yönden de tamamlar.
Özellikle kadınlar yıllar yılı evlenmeyi ve cinsel ilişkide bulunmayı dört gözle beklerler. Daha çocukluklarından beri her türlü yaşam sorununun evlenince çözümleneceğine inanırlar, ama beraberlik güzel duyguların yanı sıra birçok sorumluluğu ve sıkıntıyı da beraberinde getirir. Evlilik kişilerin bundan sonraki yaşamlarında beraberce kullanacakları sınırlı bir kredidir. Bunu ilk günden tüketebilir ve ya mantık, saygı ve sevgi doğrultusunda bir ömür boyu mutlu olarak kullanabilirsiniz. Cinsellikte bu beraberliğin vazgeçilmez bir parçası ve tamamlayıcısıdır.
Beraberlikte ilk cinsel ilişkinin kusursuz geçmesi gerektiğine inanmışızdır. Oysa bu inancın tam tersine ilk gece gerginlik ve korku içinde geçer. Yeni beraber olan çiftlerin ilk gecelerini birtakım olumsuz duygular içinde olduklarını ve korkularını gizlemek istemeleri de gerginlik ve baskıları daha da arttırır.
Yetersiz cinsel eğitim, daha önceden bilinmeyen ama evlilik süresinde ortaya çıkan çeşitli sağlık sorunları zaten var olan ekonomik sorunlara, toplumsal baskılara ve olumsuzluklara eklenirse cinselliği yok etmeye başlar. Bu yüzden evlilik öncesi bazı hazırlıkları yapmak kişilerin bu olabilecek negatifliklerden uzaklaştırır.
Bunlar nelerdir ;
En önemlisi her iki tarafın evlilik öncesi muayeneye gitmeleridir Erkeğin ve kadının cinsel bir anormalliği yani sağlıklı bir cinsel yaşantıyı engelliyecek problemleri var mı, varsa ve mümkünse bunun düzeltilmesi.
Herhangi bir bulaşıcı hastalık var mı ( sarılık, cinsel yolla geçen bir hastalık, aids ve bu gibi ) varsa gerekli önlemleri alınıp, tedavi edilmesi .
İleride sorun olabilecek herhangi bir sağlık problemi var mı. ( Gizli şeker, kalp hastalığı, hormonal bozukluk gibi )
Bebek sahibi olmayı engelliyecek bir sebep var mı ? Erkeklerde evlenmeden önce sperm sayımı yaptırılması, kadında yumurtalıkların ve hormonal düzenin kontrol edilmesi.
Gebelik esnasında sorun yaratabilecek kan uyuşmazlığı, kadında toksoplasma( çiğ etten geçip kırsal alanlarda yaygın bir enfeksiyondur ) gibi gebeliğin ileri ki aylarında bebeğin ölümüne sebep verebilecek bir enfeksiyonun var olup olmadığının araştırılması gerekir.
Kan uyuşmazlığı kan grubu ile değil kanınızda ki Rh faktörü ile ilgilidir.
Yalnızca kadının Rh negatif, erkeğin ise Rh pozitif olduğu durumlarda oluşabilir.
Kadın Rh pozitif, erkek Rh negatif uyuşmazlık yok
Kadın Rh negatif, erkek Rh negatif uyuşmazlık yok
Kadın Rh pozitif , erkek Rh pozitif uyuşmazlık yok
Kan uyuşmazlığının varlığının bilinmesi gebelik öncesinde veya gebeliğin başlangıcında gerekli tedbirlerin alınarak ortaya çıkabilecek rahatsız edici durumları engeller.
6. Çiftlerin ailelerinde ve ya kendilerinde kalıtsal ( doğumla geçen ) bir hastalık ve ya anormallik var mı varsa bunların derecelerinin araştırılması , değerlendirilmesi eğer riziko payı varsa oluşacak gebeliklerin titizlikle takip edilmesi gerekir.
Özellikle akraba evliliklerinde genetik danışmanın alınması ( bunu hekiminizin tavsiye ettiği bir yerde ve ya hastanelerin genetik bölümlerinde yaptırabilirsiniz )
Akraba evliliklerinde sakat çocuk olmasının nedeni basit olarak şöyle izah edilebilir ;
Her insanın yapısında var olan ama bulunduğu şekli ile kişide ciddi rahatsızlıklar yaratmayan birtakım anormallikler vardır ( teknik olarak herkesin genetik şifresinde ki bazı yerlerde zararsız bozukluklar vardır ) aynı sülaleden gelen kişilerde bu bozuklukların aynı yerlerde olma olasılığı fazladır. Doğacak bebeğin yapısını oluşturacak formülün yarısını anneden yarısını da babadan alacağı için aynı kökenden gelen kişilerin her ikisinin de vereceği formülde aynı yerde bozukluk olma olasılığı yüksektir. Ve böyle bir bozukluk olursa verilen şifrede aynı yerde bozukluk olacağı için ciddi sakatlıklar görülecektir.
Teknik olarak her iki taraftan gelecek genetik şifre bozukluklarının aynı yerde ise çocukta o basamaktaki gen tamamen bozuk olacaktır.
Evlilik öncesi cinsel eğitim ve danışma almak oluşabilecek korku ve yanlışlıkları ve bunların getirebileceği cinsel isteksizlikleri ve problemleri ortadan kaldıracaktır.
Unutmayınız ki yaşanan her şey iz bırakır.
Evli çiftlere bir önerimizde birbirlerini iyice tanıyana kadar çocuk sahibi olmamaları. Bunun içinde bir hekime danışarak en uygun doğum kontrol yöntemini cinsel hayatlarına başlamadan önce uygulamalarıdır. Gebe kalma korkusu altında kadın rahat bir cinsellik yaşayamaz.
Sonuç olarak yukarıda saydığımız olumsuzlukların var olması birbirini seven iki insanın bir araya gelmesi için engel teşkil etmeyebilir. Bunların önceden bilinmesi eğer mümkünse gerekli tedavilerin yapılması ve tedbirlerin alınması faydalıdır.
Bilinmeden evlilik sırasında ortaya çıkması ve ya getirebileceği tamiri mümkün olmayan
sonuçlar büyük hayal kırıklıkları, olumsuzluklara hatta ilişkinin bitmesine neden olur.
Bu gibi rahatsız edici olaylarla karşılaşmamak için önerilerimize uymanızı ve hekim kontrolünde sağlıklı bir cinselliğe adım atmanızı öneririz.
Kısırlık
Yazan: admin 26 Åžubat 2010 Cuma
Kategori: Cinsel Sağlık
TÜPTEKİ MUCİZE
Louise Brown’un 1978 yılında tüp bebek yöntemi ile doğumu,kamuoyunun dikkatini,kısır çiftler için yeni gelişen tedavi yöntemlerine yöneltti.Günümüzde yardımcı üreme tekniklerinde her geçen gün yeni gelişmeler olmaktadır.Bu kitapçık,kısır çiftlerin tüp bebek ve mikroenjeksiyon tedavi tekniklerini anlamalarına yardımcı olmak üzere hazırlanmıştır.
Klinik ve cerrahi tüm geleneksel kısırlık tedavilerinden olumlu sonuç alamayan bir çok çifte,yardımcı üreme teknikleri gebelik için umut ışığı yakabilir.Bu teknikler ile,klasik yöntemler ile çocuk sahibi olamayan çiftlerin sağlıklı bir bebek sahibi olmaları mümkündür.
TÜP BEBEK
Tüp bebek,yumurta ve spermin vücut dışında laboratuvar ortamında birleştirilmesidir.Döllenme meydana gelirse,gelişen embriyo rahime transfer edilir.Embriyonun rahim içine tutunması ve gelişimini sürdürmesi beklenir.Tüp bebek,değişik nedenli kısırlıkları olan çiftlerin tercih edebileceği uygun bir yöntemdir.
Tüp bebek uygulamasının başladığı ilk yıllarda bu tedavi yöntemi öncelikle kadının üreme kanallarının zarar gördüğü,kapalı oldüğü veya hiç olmadığı çiftlere uygulanıyordu.Ancak günümüzde tüp bebek endometriozis’e bağlı (karın içi kanamalar yapan bir kadın hastalığı),erkek nedenli,immünolojik nedenli ve nedeni teşhis edilemeyen kısırlık vakalarında uygulanan tedavi yöntemidir.
Tüp bebek tedavisinde geçilmeden önce hem erkek hem de kadın eşin incelenmesi ve bu tedaviye uygunluğu tesbit edilmelidir.Erkek eşin sperm incelemesi,hormon tahlilleri,ultrasonografik incelenmesi yapılarak,üroloji konsültasyonu istenmelidir.
Kadın eşin jinekolojik muayenesi,ultrasonografik incelemesi,hormon tahlilleri,rahim filmi ve gerekirse laparoskopik incelemesi yapılmalıdır.Tüm bu tetkik ve muayeneler sonrasında çiftlere en uygun tedavi seçeneği önerilir ve çiftin gebelik beklentisi kendileri ile tartışılır.Klinik ve cerrahi tüm geleneksel kısırlık tedavilerinden bir sonuç alamayacak pek çok çift tüp bebek uygulaması ile sağlıklı bir bebek sahibi olabilirler.Tüp bebek tedavisinin temel basamakları yumurtaların uyarılması,yumurta alınması,aşılama,döllenme,embriyo gelişimi ve embriyo transferidir.
TÜP BEBEĞİN BASAMAKLARI
YUMURTALARIN UYARILMASI
Bu aşamada kullanılan ilaçlar ile yumurtalıkların,her ay ürettiği tek bir yumurta yerine çok sayıda olgun yumurta üretmesi sağlanır.Bir tedavi döneminde birden fazla yumurtanın döllenmesi ve rahime transfer edilmesi gebelik şansını arttırır.Tedavide kullanılan ilaç tipi ve dozu,uygulanan programa ve hastaya göre değişir.Doktorunuz her ilacın kullanım şeklini,etki mekanizmasını ve yan etkilerini size açıklayabilir.Bir tüp bebek tedavisinde zamanlama en önemli faktördür.Yumurtaların gelişimi ultrason aracılığı ile sık sık izlenir ve hormon seviyelerini ölçülmesi için düzenli olarak kan örneği alınır.Ultrason ve kan tetkikleri aracılığı ile,yumurtaların gelişmesi izlenir.
YUMURTALARIN ALIMI
Yumurta alımı transvaginal ultrason yardımı ile gerçekleştirilir.Yumurtalar olgunlaştığında,bir uzman hekim ultrason eşliğinde vaginal yoldan iğneyi yönlendirir.Yumurtalar,iğneye bağlı elektronik bir pompa aracılığı ile alınır.Yumurta alımı basit ve kısa süren bir cerrahi işlemdir.
AŞILAMA,DÖLLENME VE EMBRİYO GELİŞİMİ
Yumurtalar alındıktan sonra laboratuvarda incelenir ve olgunlukları değerlendirilir.Bir yumurtanın olgunluğu,spermin eklenme (aşılama) zamanını belirler.
Aşılama yumurtaların alınmasından hemen sonra,bir kaç saat sonra veya ertesi gün yapılabilir.Yumurtaların alındığı gin,erkek eş mastürbasyon ile meni verir.Özel sperm hazırlama yöntemleri kullanılarak örnekteki ileri hareketli spermleri diğer ölü veya güçsüz spermlerden ayrılır.Bu hareketli spermler alınan yumurtalar ile birlikte içinde özel besiyerleri bulunduran kaplara yerleştirilir.
Kaplar daha sonra vücut ortamına benzer bir ortam oluşturan sabit ısı,nem sağlayan inkübatör adı verilen bir cihazın içine yerleştirilir.Döllenme 16 ila 18 saat sonra tamamlanır.Döllenmeden 12 saat sonra döllenmiş yumurat (embriyo) iki hücreye bölünür.İnkübatör içinde embriyo birkaç defa bölünebilir.44-72 saat sonra iki-sekiz hücreli embriyo rahme transfer edilmeye hazır olur.
MİKROENJEKSİYON
Menide az spermi olan veya yeterli sayıda spermi olmasına rağmen spermlerin yumurtayı dölleyemediği vakalarda mikroenjeksiyon tedavisi uygulanır.
Bu işlemde de yumurtaların uyarılması ile aynıdır.Mikroenjeksiyon’un tüp bebekten ayrılan kısmı aşalama basamağıdır.Mastürbasyon ile erkek eşden elde edilen meni örneği özel işlemlerden geçirilerek mikroenjeksiyon için hazırlanır.Menide hiç sperm hücresi olmayan vakalarda ise sperm hücreleri erkek üreme kanallarından (MESA) veya testis (yumurta) dokusundan elde edilir (TESE).MESA ve TESE,bir ürolog ile birlikte gerçekleştirilen küçük cerrahi işlemlerdir.
Sperm hücreleri ve yumurtalar laboratuvarda hazırlanır.Hareketsiz spermlere hücre içi metabolizmasını hızlandıran kimyasallarla hareketlilik sağlanır ve böylelikle mikroenjeksiyonda canlı spermlerin kullanılması mümkün olur.Ayrica olgunluğu tamamlamamış sperm hücreleri mikroenjeksiyon işleminden önce laboratuvarda zenginleştirilmiş besiyerlerinde ve inkübatörler içinde bekletilerek olgunlaştırılır.
Tam olgunluğu ulaşmış yumurtaların kullanıldığı mikroenjeksiyon tedavisinde tek bir sperm özel bir mikroskop ve mikromanipülatörler aracılığı ile olgunlaşmış tek bir yumurta içine enjekte edilir.Enjekte edilen yumurtalar embriyo gelişimini sağlamak için geliştirilmiş besiyerleri içinde anne vücut ortamına benzer ortam sağlayan inkübatöre yerleştirilir.Mikroeneksiyondan sonra döllenme ve embriyo gelişimi tüp bebek işlemi gibidir.
EMBRİYO TRANSFERİ
Tüp bebek ve mikroenjeksiyon tedavilerindeki bir sonraki basamak elde edilen embriyoların rahim içine transferidir.Gelişen bir veya daha fazla embriyo bir transfer kateteri içine alınır.Doktor kateterin ucunu rahim boynundan içeri yönlendirir ve embriyoları içeren sıvı rahim boşluğuna bırakılır.Bu işlem sırasında bir veya birkaç embriyo transfer edilebilir.Tüm transfer işlemi toplam 10 ila 20 dakika sürer.Bazı doktorlar transfer sonrası yatak istirahati önerebilir.Artan embriyolar daha sonraki bir zamanda nakledilmek üzere dondurularak saklanabilir.Doktor ve çift embriyoların dondurulması kararını embriyo transferinden önce beraberce verir.Gebelik,embriyo transferinden en az 12 gün sonra kandan yapılan hormon testi ile anlaşılır.
Bu nedenlerin dışında tüplerin cerrahi olarak bağlanması da gebeliği engeller.
TÜPLERDEKİ PROBLEMLERİ TEŞHİSİ
Çocuğu olmayan çiftlerin incelenmesinde tüplerin değerlendirilmesi en önemli basamaklardan biridir.Tüplerin yapısını değerlendirebilmek için Histerosalpingografi ve Diagnostik Laparoskopi kullanılabilir.
Histerosalpingografi basit bir radyolojik incelemedir:Rahim ağzından enjekte edilen özel bir boya ile rahim ve tüpler tüpler değerlendirilir.Bu işlem adet kanamasından sonraki ilk hafta içinde uygulanır.
Diagnostik Laparoskopi de ise karında açılan ufak bir kesiden teleskop benzeri bir cihaz ile karın içine girilerek üreme organları değerlendirilir.Laparoskopi Ile üreme organları detaylı olarak incelenir ve aynı seansta tüplerdeki yapışıklıklar giderilebilir.Özellikle yaşı ileri hastalarda diagnostik laparoskopi yapılması gereklidir ve bu işlem ertelenmemelidir.
YUMURTLAMA PROBLEMİ
Çocuk sahibi olamayan kadınların yüzde 25’inde ovulasyon (yumurtlama) düzensizlikleri vardır.Bazal vücud ısısı ölçümü ile yumurtlamanın gerçekleşip,gerçekleşmediği anlaşılabilir.Kadın adet döneminin ilk gününden itibaren her sabah uyandığında derece ile ağızdan vücut ısısını ölçer ve tabloya işler.Yumurtlama gerçekleştikten hemen sonra vücut ısısı 0.5 C artar.Eğer yumurtlama gerçekleşmezse vücut ısısı değişmez.Kanda veya idrarda luteinize hormon düzeyi belirlenerek de yumurtlama doğrulanır.Ayrıca ultrason ile yapılan takipler ile de yumurtalıklarda ki folikül gelişimi ve yumurtlamanın olup olmadığı belirlenir.
Yumurtlama gerçekleşmeyen hastalarda ilaç kullanılarak follikül gelişimi ve yumurtlama sağlanır.Uygulanan tedavi ile hastaların yaklaşık % 50’si altı ay içinde gebe kalır.
RAHİM AĞZINDAKİ SORUNLAR
Rahim ağzına bağlı nedenlerde kısırlığa neden olabilir.Servikal faktörlerin belirlenebilmesi için postkoital test (cinsel ilişki sonrası test) yapılması önerilir.Bu test ile servikal mukus,sperm ve ikisi arasındaki ilişki değerlendirilebilir.Cinsel ilişkiden 2-18 saat sonra kadının serviksinden alınan mukus örneği mikroskop ile incelenir.Mukus iyi kalitede ise ve yeteri kadar hareketli sperm varsa mikroskopik incelemede ileri doğru hareketli spermler görülür.Az sayıda hareketli sperm varlığı,sperm üretimindeki bozukluğu,spermlerin vagene ulaşımındaki veya servikal mukustaki problemi ve immunolojik bozukluğu gösterir.
Servikal mukustaki problemlere bağlı kısırlık,antibiyotikler,hormonlar veya intrauterin inseminasyon aşılama ile tedavi edilebilir.
RAHİMDEKİ SORUNLAR
Çocuğu olmayan kadınların % 5’inde rahimde yapısal bozukluklar,yapışıklıklar,polip ve myomlar görülür.Bunlar döllenmiş yumurtanın tutunmasını engelleyerek veya düşüklere neden olarak normal gebeliği önler.
Histerosalpingografi denen basit radyolojik inceleme ile rahimdeki yapısal bozukluklar,rahim içi yapışıklıklar,polip ve myomlar belirlenebilir.
ENDOMETRİUM KAYNAKLI SORUNLAR
Endometriozis yaptığı yapışıklıklar ve yaralarla yumurtalıkları,rahmi ve bağırsakları birbirine bağlayarak üreme organlarının normal anatomisinin bozabilir.Bu yapışıklıklar yumurtanın atılımını ve kanallar tarafından alınmasını da engelleyebilir.Bununla birlikte araştırmacılar endometriozis dokularından salgılanan bazı kimyasalların yumurtlamayı,yumurtanın sperm ile döllenmesini ve döllenmiş embriyonun ana rahmine yerleşmesini engellediğini göstermişlerdir.Ayrıca endometriozisli hastalarda düşük riski daha fazladır.Endometriozis dokularından bebeğe zararlı kimyasalların salınması ve annenin bağışıklık sistemindeki bozukluklar düşüklere neden olabilir.Tedavi görmüş kadınlara ise bu risk artmamıştır.
Endometriozis tanısı laporoskopi ile konur ve aynı seansta cerrahi tedavi uygukanabilir.
ERKEK FAKTÖRÜ
Çocuk sahibi olamayan çiftlerin % 40’ında erkeğe bağlı faktörler ya tek başına kısırlık nedenidir ya da diğer nedenlere eşlik eder.
SPERM ÜRETİMİ
Testislerdeki (yumurtalıklar) ipliksi tübüllerde sperm üretimi gerçekleşir.Sperm hücresi yaklaşık üç ay gibi bir sürede olgunlaşır.Sperm hücresi baş,boyun ve kuyruk olmak üzere üç kısımdan oluşur.
MESA VE TESE UYGULAMALARI
Lokal anestezi ile gerçekleştirilen bu işlemler yaklaşık 30 ila 60 dakika sürer.Bu işlemlerin erkek cinsel sağlığına hiç bir olumsuz etkisi yoktur.Bu programa alınan erkek hastalar bir ürolog tarafından değerlendirlir ve işlem hakkında bilgilendirilir .Menide hiç spermi bulunmayan vakaların yanı sıra,menide normal yapıda spermi olmayan veya bulunan spermlerin hepsinin ölü olduğu vakalar bu işlemler için aday olabilir.
MESA uygulamasında,kanalları tıkalı olan hastalarda sperm kanallarından bir mikrocerrahi işlem ile sperm elde edilir.Elde edilen spermler elde edilir.Elde edilen spermler ile mikroinjeksiyon tedavisi uygulanır.
TESE işleminde ise direk testisten (yumurtalıklardan) alınan küçük doku örnekleri özel işlemlerden geçirilerek elde edilen spermler ile mikroenjeksiyon yapılır.
MESA ve TESE uygulamaları menisinde ölü veya canlı hiç spermi olmayan,şddetliği erkek kısırlığı vakalarında seçilen tedavi yöntemleridir.MESA,yumurtalık kanallarının tıkalı olduğu durumlarda uygulanır.TESE işlemi ise sperm kanallarında tıkanıklık olmamasına rağmen,menisinde hiç spermi olmayan hastalarda uygulanır.Bu hastalarda yumurtalıklarda sperm üretimi yetersizdir.Bu yöntemler ile elde edilen spermler,yeteri sayıda ise çiftin daha sonraki uygulamalarında kullanılmak üzere dondurularak saklanır.
Son yıllara dek klasik yöntemler ile çocuk sahibi olması mümkün olmayan bu hastalar,günümüzde gelişmiş merkezlerde uygulanan bu yöntemler ile sağlıklı çocuk sahibi olabilirler.
GIFT
GIFT,gametlerin (yumurta veya sperm) fallop tüplerine transferi anlamına gelmektedir.Gamet,dişi veya erkeğin üreme hücresidir (yumurta veya sperm).GIFT sırasında sperm ve yumurta biraraya getirilir ve fallop tüplerinden birine veya her ikisine transfer edilir.
Döllenme fallop tüplerinde doğal üremedeki seyrini izler.GIFT’te tedavi basamakları tüp bebek tedavisi
gibi yumurtalıkları uyarmakla başlar.Tüp bebekte elde edilen embriyolar 2-3 gün sonra rahime transfer edilir.GIFT’te ise sperm ve yumurtalar fallop tüplerine nakledilir.GIFT için en uygun adaylar,normal,sağlıklı fallop tüplerine sahip kadınlardır.Ayrıca açıklanamayan kısırlık,hafif endometriozis,erkek faktörü,rahim boynuna bağlı veya immünolojik nedenli inferilitede çiftler GIFT işlemi için aday olabilirler.GIFT siklusu sırasında,fallop tüplerine yerleştirilmeyen ekstra yumurta ve spermler vücut dışında döllenebilir ve sonraki bir tarihte transfer edilmek üzere doldurulabilir.
Sperm özel yöntemler ile önceden hazırlanır.Gamet transferi için sperm-yumurta birleşimi bir katetere konur ve laparoskop yoluyla fallop tüplerine transfer edilir.
GIFT’te genellikle iki yumurta nakledilir.35 yaşını geçen kadınlarda çoğul gebelik ihtimalini arttırmaksızın nakledilen yumurta sayısı arttırılabilir.Gametler yalnızca fallop tüplerinin sağlıklı göründüğü durumlarda transfer edilebilir.Doktorunuz,tüplerin sağlıksız olduğunu belirtmiş ise GIFT yerine Tüp bebek yöntemi tavsiye edilebilir.Bu nedenle GIFT işlemi Tüp bebek imkanı olan merkezlerde yapılmalıdır.
GIFT VE TÜP BEBEĞİN KARŞILAŞTIRILMASI
GIFT ve Tüp bebek arasında bir çok farklılık vardır.En önemlisi,GIFT için sağlıklı fallop tüplerine gereksinim varken,Tüp bebek,hastalıklı tüplerde veya fallop tüplerinin olmadığı durumlarda da uygulanabilir.GIFT’te gamet nakli laparoskopik olarak yapılır.Gametleri,fallop tüplerine laparoskopi olmaksızın transfer etmek için yeni GIFT teknikleri araştırma aşamasındadır.Tüp bebek yönteminde döllenen yumurtalar vaginal yoldan rahime transfer edilir ve laparoskopi gerekmez.GIFT yönteminde döllenme kesin değildir.Tüp bebek ile döllenme,laboratuvar koşullarında gerçekleştiği için kesinleştirmek mümkündür.Bu da genellikle erkek nedenli veya teşhis edilemiyen infertilite durumlarında önemlidir.
TÜP BEBEK / GIFT’İN VARİASYONLARI
Yardımcı üreme tekniklerini araştırırken ZIFT,PROST ve TET gibi işlem isimleri ile karşılaşabilirsiniz.Bu teknikler GIFT’den ayrılırlar.GIFT’te fallop tüplerinde gerçekleşen döllenme,yukarıda adı geçen işlemlerde laboratuvar ortamında gerçekleşir.Kısırlık erkek faktörü kaynaklı ise (örneğin spermin yumurtaya girememesi gibi) döllenmenin tespit edilmesi yararlıdır.Bu işlemler Tüp bebek’den farklıdır,çünkü döllenmiş yumurta rahim yerine fallop tüplerine nakledilir.Zygote İntrafallopian Transfer (ZIFT) diğer bir ismi de PROST,yani pronuclear stage transfer’dir.Zigot hücre bölünmesine girmemiş döllenmiş yumurtaya verilen isimdir.ZIFT yönteminde yumurtalar transvaginal ultrason aspirasyonu yoluyla alınır ve bir laboratuvar kabında döllenir.Ertesi gün döllenen yumurtaların hücre bölünme evreleri başlamadan fallop tüplerine nakledilir.Tubal Embriyo Transfer (TET),daha gelişmiş embriyoların naklidir.TET’de 4-8 arası hücre evresine ulaşan döllenmiş yumurta fallop tüplerine nakledilir.Bu işlem döllenmenin yaklaşık 24 saat sonrasında gerçekleştirilir.GIFT yerine TET veya ZIFT tercih edilmesinin bir nedeni de,spermin yumurtayı dölleyip dölleyemeyeceğinin belirlenmesidir.Tüp bebek yerine TET veya ZIFT kullanılmasının tercihi ise bir merkezin aldığı sonuçlara ve deneyimlerine bağlıdır.Kadının yumurta kalitesinin kötü olduğu durumlarda,döllenme ihtimali riske atılarak ZIFT yöntemi tercih edilebilir.Daha önce başarısız bir GIFT deneyimi geçirmiş hastalar ZIFT veya TET yönteminden yararlanabilirler.Ek süreçler nedeniyle ZIFT veta TET,Tüp bebek veya GIFT’e oranla daha pahalıya malolabilir.
EMBRİYO DONDURMA YÖNTEMİ
Mikroenjeksiyon ve tüp bebek yöntemi ile elde edilen fazla sayıdaki embriyoların daha ilerideki uygulamalarda kullanılmak üzere dondurulması işlemidir.Çeşitli kimyasalların yardımı ile dondurma işlemine dayanıklı hale getirilen embriyolar,özel cihazlarda dondurulduktan sonra,sıvı nitrojen içinde (-196 C’de) tekrar kullanılacağı zamana dek saklanır.Bu embriyolar ileride kullanılmak istenildiğinde,yine özel kimyasallar yardımı ile çözülür ve normal gelişimlerine devam eden embriyolar ana rahmine transfer edilir.
Cryopreservation olarak adlandırılan dondurma işlemi spermlere de uygulanabilir.MenideniMESA ile sperm kanallarından veya TESE işlemi ile testislerden (yumurtalıklardan) elde edilen spermler,özel kimyasallar yardımı ile dondurularak daha ilerideki uygulamalarda kullanılmak üzere saklanır.
Sperm dondurma işlemi kanser tedavisi için radyoterapi (ışın tedavisi) veya kemoterapi (ilaç tedavisi) gören hastaların ileride çocuk sahibi olabilmelerine olanak tanır.Kemoterapide kullanılan ilaçlar ve ışın tedavisi,erkeklerde sprem üretimini kalıcı olarak bozabilir.Özellikle genç yaşta kanser tedavisi görmek zorunda olan erkeklerin,tedavi öncesinde alınarak dondurulan spermler ile ileride çocuk sahibi olmaları mümkündür.
İNTRAUTERİN İNSEMİNASYON (AŞILAMA)
Aşılama olarak da bilinen intrauterin inseminasyon tedavisi çocuğu olmayan çiftlere uygulanan en yaygın tedavilerden biridir.Aşılama tedavisi sperm sayısı ve hareketliliği normalin altında olan hastalara uygulanır.Aşılama tedavisi uygulanmadan önce erkekten alınan meni örneği sayı,hareket,yapı ve antisperm antikorları yönünden detaylı olarak incelenir.Kadın eşin ise tüplerinin açık olup olmadığının değerlendirilmesi gereklidir.Uygulamanın yapılacağı gün erkekten alınan meni örneği sayı,hareket,yapı ve antisperm antikorları yönünden detaylı olarak incelenir.Kadın eşin ise tüplerinin açık olup olmadığının değerlendirilmesi gereklidir.Uygulamanın yapılacağı gün erkekten alınan meni özel yöntemlerle hazırlanarak hareketliliği ve yapısı iyi olan spermlerden enginleştirilir.Bu örnek özel katater aracılığı ile anne adayının rahmine verilir.Düzenli adet gören,tüpleri açık olan,endometriozis hastalığı olmayan ve 35 yaşın altında olan kadınlarda başarı daha yüksektir.Aşılama ile gebelik şansı her uygulamada % 15-20 civarındadır.
Aşılama yönteminin bir variasyonu Fallop Tüpü Sperm Perfüzyon tekniğidir.Bu işlemde,canlı ve dölleyebilir spermler aşılamada olduğu gibi ayrıştırılır ve hazırlanan sperm solüsyonu aşılamadakinden daha yüksek hacimdedir.Rahim boynu özel bir kateter ile geçilir ve katetrin balonu şişirilerek bir tıkaç gibi şişirilerek rahim ağzı kapatılır ve sperm solüsyonunun geriye kaçışı önlenir.Rahim içi sperm solüsyonu ile dolar ve spermler fallop tüplerine hatta karın boşluğuna kadar ulaşır.Bu yöntemin başarısının aşılamadan daha fazla olduğunu rapor eden çalışmalar vardır.İntraperitoneal inseminasyon denilen diğer bir teknikte ise sperm solüsyonu direkt olarak karın boşluğuna verilir.Bu işlem aynı zamanda aşılama ile birlikte de yapılabilir.
GEBELİK ORANLARI HAKKINDA
Gebelik oranları ve sağlıklı doğum oranları aynı anlama gelmezler.Gebelik oranı canlı doğum oranına göre oldukça yüksek olabilir.Bazı merkezler gebeliği,pozitif gebelik testi olarak tanımlarlar.Diğerleri de gebeliği ultrasonda görülen gebelik kesesi olarak tanımlarlar.Biyokimyasal gebelikler oldukça sık görülür.Bu tip gebelikler kan ve idrar tahlilleri ile doğrulanan ancak ultrasonda gebelik kesesi veya embriyonun görülemediği gebeliklerdir.Merkezler başarıyı farklı şekilde tanımlarlar.Pek çok çift için başarı gebelik değil,sağlıklı bebektir.Bu teknikler sayesinde kısırlığın tedavisi artık imkansız dağildir.Sabır,olumlu yaklaşım ve uygun tedavi ile şimdi pek çok kısır çift anne-baba olmanın mutluluğunu yaşayabilir.
GENETİK HASTALIKLARIN TEDAVİSİ
Çiftler için çocuk sahibi olmaktan çok daha önemlisi sağlıklı çocuk sahibi olabilmeleridir.Son yıllarda genetik hastalıkların tanı ve tedavisi alanında bir çok gelişmeler olmuştur.Genetik hastalıkların en erken teşhisi preimplanter genetik tanı (embriyo ana rahmine transfer edilmeden yapılan genetik inceleme) ile mümkündür.Canlı bir bebeğin yaşamına hastalıklı olduğundan dolayı kürtaj ile son verilmesi hem hekim hemde anne baba için üzücü bir durumdur.Genetik hastalık taşıyıcısı olan çiftlerin sağlıklı bebek elde edebilmeleri için tüp bebek veya mikroenjeksiyon yöntemi ile elde edilen embriyolar genetik inceleme ile değerlendirilir ve sağlıklı olan embriyolar seçilerek ana rahmine transfer edilir.Son yıllarda gelişmiş merkezlerde genetik inceleme yapıldıktan sonra ana rahmine transfer edilen embriyolar ile gebelikler elde edilmiştir.Preimplantar genetik tanı ile bebeğin doğumdan itibaren veya ileride çıkabilecek hastalıklardan dolayı kaybedilmesi önlenebilmekte ve genetik hastalık taşıyan ailelerde sağlıklı çocuk sahibi olabilmektedir.
MİKROENJEKSİYON (ICSI /Intra Cytoplasmic Sperm Injection)
Yazan: admin 26 Åžubat 2010 Cuma
Kategori: Cinsel Sağlık
Çoğu çiftin korkulu rüyası olan infertilite (kısırlık), artık tıbbın sağladığı geniş olanaklar sayesinde büyük oranda çözümlenebilmektedir. Fertilizasyon (döllenme) dışarıdan çok basit gibi görünse de gerçekte oldukça kompleks(karışık), hatta mucizevi sayılabilecek bir olaydır. Uygun sperm hücresinin bir çok engeli aşarak, uzunca bir yolun sonunda sağlıklı bir yumurta ile birleşmesi sonucu yeni bir canlının ilk taslağı oluşmuş olur. Ancak bazı nedenlerle, ne yazık ki bu birleşme gerçekleşmeyebilir. Bu nedenlerden bir çoğu kadına ait olmakla birlikte, hiç azımsanmayacak bir bölümü de erkeğe aittir. İşte, erkek nedenli kısırlıklarda, bugün,tıbbın son kozu mikroenjeksiyondur.
Mikroenjeksiyon, basitçe; seçilmiş sağlıklı bir spermin, yine seçilmiş sağlıklı bir yumurta içerisine enjekte edilerek, vücut dışında döllenmenin gerçekleştirilmesi işlemidir.1992 den beri şiddetli erkek infertilitesinin çözümünde, giderek artan başarı oranlarında, yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu bağlamda, semendeki(menideki) sperm sayısında azlık (oligospermi), sperm haraketlerinde zayıflık (astenospermi) ve sperm morfolojisinin normalin altında (teratospermi) olması gibi durumlarda veya bunların bir kaçının birarada olması halinde mikroenjeksiyon, en denemeye değer olan tekniktir. Burada amaç, normal birleşme ile yumurtaya ulaşamayacak ve onu dölleyemeyecek kadar zayıf özellikteki bu tip bir spermin, vücut dışında, doğrudan yumurta içine verilmek suretiyle gebeliğin gerçekleşebilmesidir.
Mikroenjeksiyon sonrası oluşan zigotun (döllenmiş yumurta) tekrar anne adayına verilmesi (embriyo transferi), zamanlama, uygulama şekli ve yeri açısından farklı seçenekler doğurmuştur. Bir çok bilim adamı daha başarılı sonuçlar elde edebilmek amacıyla yaptıkları çalışmalar sonucunda embriyo transferi konusunda değişik teknikler üretti. Embriyo, döllenmenin doğal yeri olan tüplerin içine bırakılabildiği gibi (ZIFT), daha ileriki günlerde doğrudan rahim içine de bırakılabilmektedir. Anne adayında, tercih edilen yere bırakılan embriyonun muhafaza edilebilmesi ve gebeliğin kaybedilmemesi için de bir takım daha derin uygulamalar (assisted hatching-yardımlı yumurtlama) mevcuttur.
Mikroenjeksiyonun avantajlı yanları; yüksek fertilizasyon(döllenme) ve implantasyon(aşılama) oranları, ağır vakalarda uygulanabilirliği ve konjenital(doğumsal) anomali riskinin spontan(kendiliğinden oluşmuş,normal) gebeliktekinden daha yüksek olmamasıdır. Dezavantajları ise; teknik olarak kompleks(karışık) oluşu, tek yumurta ikizi şansının artmış olması ve embriyo transferinin yinelenmesinde kayıp riskinin daha da artabileceğidir.
Bu bilgiler ışığında mikroenjeksiyon; doğru seçilmiş vakalarda, dikkatli ve titiz çalışmalar sonucunda oldukça başarılıdır. Kısırlık tedavisinde bugün tıbbın geldiği nokta hiç de küçümsenmeyecek bir yerdir ve daha başarılı sonuçlar elde etmek için dünyanın her yerinde çalışmalar halen devam etmektedir. Bütün amaç, isteyen her çifti çocuk sahibi edebilmektir.
MİKROENJEKSİYON KONUSUNDA YANLIŞ BİLİNENLER
Mikroenjeksiyon,klasik / standart tüp bebek işlemi değildir. Klasik tüp bebek (IVF); vücut dışında, yumurta ve spermlerin bir araya getirilerek döllenmenin kendiliğinden olmasını beklemek esasına dayanırken, mikroenjeksiyonda seçili tek bir sperm yumurta içine direk enjekte edilerek döllenmenin gerçekleştirilmesi esasına dayanır.
Mikroenjeksiyon, kısırlık tedavisinde sihirli bir değnek değildir. Ancak uygun vakalarda (kadında problem olmaksızın özellikle erkekte problem olanlar) yapıldığında daha başarılı sonuçlar alınabilir.
Mikroenjeksiyon,kısırlık tedavisinde (kanıtlanmış şiddetli erkek kısırlığı hariç) ancak son basamak tedavisi olmalıdır. Öncelikle daha basit, daha ucuz olan teknikler denenmelidir.
Sifiliz (Frengi)
Yazan: admin 25 Åžubat 2010 PerÅŸembe
Kategori: Cinsel Sağlık
Treponema pallidum olarak adlandırılan bakterinin neden olduÄŸu tedavi edilmediÄŸi zaman vücudun birçok organını etkileyen sifiliz çok eski çaÄŸlardan beri bilinen ve sık rastlanılan cinsel yolla bulaÅŸan hastalıklardan biridir. Halk arasında frengi olarak da adlandırılmaktadır. Her yıl yaklaşık 12 milyon kiÅŸi frengi’ye yakalanmaktadır.
BulaÅŸma
%90 olguda bulaşma vaginal, anal veya oral sex ile olur.Hastalığın erken dönemlerinde genital, anal veya dudak mukozası ile temas edildiğinde ciltteki açık bir yaradan da enfeksiyon bulaşabilir.( örneğin öpüşme ile bulaşma riski vardır).Çok ender olarak diğer cinsellikle bulaşan hastalıklardan farklı olarak sexuel olmayan yollarla da bulaştığı görülmüştür.( Örneğin hastalığın birinci veya ikinci evresinde elinde açık yarası olan bir kişinin yine elinde açık bir yarası olan bir diğer kişi ile el sikişması ile bulaşabilir.) Bu da mikrobun ne kadar bulaşıcı olduğunu göstermektedir. Frengi ayrıca kan nakli ile de bulaşabilmektedir. Frengili hamile kadınların % 70 i mikrobu bebeklerine bulaştırır ve bu bebeklerin yaklaşık % 25 i ölü doğar veya erken doğum nedeniyle ölürler.
Belirtiler
Birinci evre: İlk belirtiler mikrop bulaÅŸtıktan sonraki 9 – 90 gün içinde genellikle bakterinin vücuda girdiÄŸi yerde ortaya çıkan ÅŸankr adı verilen kırmızı, sert, ıslak görünümlü yaklaşık bir santim büyüklüğünde aÄŸrısız çıbanlardır. Rektum, vulva veya vajinada, peniste sünnet derisinin altında oluÅŸabilirler. Bazen vajenin iç kısımlarında.servikste oluÅŸurlar ve hasta tarafından farkedilmeyebilirler. Ağız dudak ve dilde de oluÅŸabilirler. Genellikle 3 hafta içerisinde kaybolurlar.
İkinci evre:Hastalık birinci evrede tedavi edilmezse 2-12 hafta içerisinde mikrop vücuda yayılır ve ellerde, avuçlarda, ayaklarda ve çeşitli vücut kısımlarında bakteri taşıyan, kırmızı döküntüler oluşur.Bu dönemde bulaşıcılığı oldukça yüksektir.Soğuk algınlığı benzeri ateş, boğaz ağrısı, halsizlik ve başağrısı yapabilir. Lenf bezlerinde şişme, saçlarda dökülme görülebilir. Hastalığın bu evresi 2 yıl veya daha fazla sürebilir.
Üçüncü evre: Bu evre de hastalık kaybolmuş gibi belirti vermeyebilir.Ancak yapılacak kan testleri ile enfeksiyonun varlığı saptanır. Ancak bakteri kalp, göz, beyin, sinir sistemi, kemikler ve eklemleri etkilemektedir. bu evre on yıl sürebilir. Hastalığın son aşamasında kalp hastalıkları , körlük, felçler ve ölüm görülebilir.
Tanı:
Bazı aÅŸamalarında belirtiler baÅŸka hastalıklara benzediÄŸi için tanı güç olabilir. Bakteriyi tanıyan kan testleri hastalığın ilk 3 ayında yapıldığında yanıltıcı sonuç verebilir. doktor tarafından ÅŸankr’dan alınan materyalin mikroskobik incelemesinde bakterinin görülmesi ile tanı konulur.
Tedavi:
Doktorunuz tarafından verilecek uygun antibiyotiklerle (genellikle penisilin, alerjik vakalarda tetrasiklin, doksisiklin,erytromicin, ceftriaxone grubu antibiyotikler) tedavisi mümkündür. Tedavi başladıktan sonraki ilk 48 saat içerisinde bulaşıcılık artar, sonra kaybolur. Tedaviyi mutlaka bir doktor yönlendirmeli, zaman zaman yapılacak kan testleri ile hiç bakteri kalmayıncaya kadar tedaviye devam edilmelidir. Hastalık sinir sistemini etkiledi ise testler iki yıl sürdürülmelidir. İlerlemiş sifilizde etkilenmiş organlardaki değişiklikleri geriye döndürmek mümkün değildir.
Korunma:
Cinsellikle bulaşan tüm hastalıklarda olduğu gibi tek eşlilik ve güvenli bir prezervatif kullanımı hastalıktan korunmayı sağlayacaktır.Ancak prezervatif vücudun diğer yerlerinden bulaşacak hastalıktan korunma sağlamaz. Cinsel ilişkiden sonra yıkanmak veya idrara çıkmak hastalıktan koruma sağlamaz.Tedavide diğer eşin de incelenmesi gerekir. Sifiliz hastası olupta tedavi olmuş kişilerde tedavi bitiminden sonra dahi 1 hafta kadar ilişkiye girmemek güvenli olacaktır. EĞER HASTALIĞIN BELİRTİLERİNİN SİZDE DE VAR OLDUĞUNA İNANIYORSANIZ LÜTFEN VAKİT KAYBETMEDEN BİR ÜROLOĞA GÖRÜNÜN: KENDİ KENDİNİZİ TEDAVİ ETMEYE KALKIŞMAYIN.

