Botoks ile ilgili bilgi ve yorumlar
Yazan: admin 02 Eylül 2010 Perşembe
Kategori: Çocuk, Diş, Göz, Kadın Sağlığı ve Sağlık Haberleri
->
Tüm gazete manşetleri ve televizyonlardaki şov programlanılın şimdilerde vazgeçilmez konusu botokstur. Bu gözde uygulamayla yüzünüzdeki tüm yaşlılık belirtilerinin en hızlı ve kolay şekilde yok edileceği vurgulanıyor. Ne var ki, Botoks son derece ciddi bir tıbbi uygulama olup doktora danışılmadan yapılmamalı, güvenilir ve işin ehli kişiler tarafından gerçekleştirilmelidir.
Bu yeni akım yani Botoks uygulaması ameliyatsız gerçekleştirilen kozmetik uygulamasını yeğleyen kişilerce masum bir eğlence olarak değerlendirilmektedir. Ama Dallas’taki Teksas Üniversitesine bağlı Güneybatı Tıp Merkezi’nin estetik cerrahi bölüm başkanına göre bu uygulamanın istenmeyen sonuçlar doğurabileceği gerçeği bir kenara atılmamalıdır.
Dr. Rod Rohrich bu uygulamaya sıcak bakan herkesi şu sözlerle uyarıyor: “Bu uygulamalara katılmayı düşünen kişilerin işlemi uygulayacak kişinin işin ehli olup olmadığı araştırmaları çok önemlidir. Botoks yalnızca yetkili ve eğitimli bir doktor tarafından uygulanmalıdır. Bu uygulama kırışıklığı önleyen bir kremin kullanılmasına benzemez. Botoks sonuçta bir ilaçtır ve onun da bazı yan etkileri vardır.
“Küçük dozlarda Botoks adeleye enjekte edildiğinde ilaç ade-lenin kasılmasına neden olan hareketi bloke eder. İşte Botoks bu şekilde gözlerin, alnın ve dudakların kenarındaki kırışıklıkları yumuşatır. Uyguladığımız tedavi üç ile dört ay süresince geçerlidir.
“Öte yandan bazı insanlar Botoks uygulaması için uygun aday değildirler. Bu yüzden de her hastanın teker teker değerlendirilmesi ve uygulama işleminden önce doktor tarafından söz konusu olabilecek riskler konusunda bilgilendirilmesi gerekmektedir,” diyor Dr. Rohrich.
Dr. Rohrich aynı zamanda hastaların Botoks ilacının bazı yerlerde 100 dolara değin düşen fiyatlarda satıldıklannı ve bu ucuz ilaçlara kesinlikle rağbet etmemeleri gerektiğini ileri sürüyor. Botoks adı altında satılan bu ucuz ilaçların içinde yalnızca su olduğu da kanıtlanmıştır. “Eğer biri size bu uygulama için hiç de gerçekçi olmayan ucuz bir fiyat önerdiğinde serumun içinde yalnızca su olabileceğini ve uygulamanın hiçbir işe yaramayacağını göz önünde bulundurmalısınız.” Dr. Rohrich bazı doktorların hastalarına uygulama sırasında alkol ikram ettiklerini de belirtip, “Alkol ve tıbbi uygulamalar asla birbirine karıştırılmamalıdır,” diye sözlerine ekliyor.
Amerikan Estetik Cerrahları Birliği her yıl 1.6 milyondan daha fazla Botoks uygulamasının yapıldığını ve bu uygulamanın Birleşik Devletlerde yapılan ameliyatsız estetik ameliyatları arasında en yaygını olduğunu açıklamıştır. Botoks bakteri içeren bir protein olan Clostridium botulinum’tan yapılmış olup gözkapaklarının düşmesine ve yüz hatlarında asimetriye neden olabilir.
Gülümsemeniz ışıltısını kaybetmesin
Yazan: admin 13 Ağustos 2010 Cuma
Kategori: Çocuk, Diş, Göz, Kadın Sağlığı ve Sağlık Haberleri
Yanlış diş fırçası seçimi, çay-kahve alışkanlıkları, ağız kokusu gibi etkenler dişlerinizin hastalanmasına, kötü görünmesine ve hatta dökülmesine neden olabilir. Uzmanlar, yüzünden gülümsemenizin ışıltısını kaybetmemesi için dikkat etmeniz gerekenleri sıralıyor…
Dişlerinizin şekli, kendinize duyduğunuz güvene katkıda bulunan fiziki şartlardan biridir. Kendi hakkınızdaki düşünceleriniz de iş ve özel hayatınızı doğrudan etkiler. Nasıl mı? Daha güzel ve rahat gülümseyen kişiler kendileriyle barışık, özgüveni yüksek ve sosyal kişilerdir. Bu da çevrelerine pozitif enerji verir ve sempati kazandırır. Yapılan araştırmalar bu sonucu doğruluyor.
Unutmayın, yüz güzelliğinde dişlerin görüntüsü en önemli etkenlerden biridir. Aynı zamanda (küçük düzeltmelerin de en çabuk fark yarattığı bölgedir. Bu sebeple yüzünüzün görünüşü ile ilgili endişe re problemleriniz varsa, önce dişlerinize bir göz atmanızda fayda var. O halde, güzel bir gülümseme ve daha estetik görünen dişler için bilgilerinizi tazelemenin zamanı geldi! Creadenta Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nden Diş Hekimi Elif Özcan, bu konularda bizleri bilgilendirdi, doğru ve yanlışları anlattı.
Elle fırçalamak, otomatik diş fırçalarıyla fırçalamaktan daha mı sağlıklı?
Büyük yanılgı! Yeni nesil elektrikli diş fırçaları geleneksel elle fırçalama yöntemlerinden kesinlikle çok daha sağlıklı sonuçlar veriyor. Çünkü bu son model fırçalar, dakikada binlerce titreşimle çok daha derinlere nüfuz ederek plak oluşumunu önlüyor ve zamanlama özellikleri sayesinde ilci dakikalık ideal süreyi aşmanıza da engel oluyor.
Peki ne zaman normal diş fırçasından vazgeçip, elektrikli diş fırçalarını tercih etmek gerek?
Diş fırçalama süreniz hakkında kuşkularınız var ise, çocuğunuza diş fırçalamayı sevdirmeye çalışıyorsanız, dişlerinizi normal fırçalar ile çok sert fırçalıyorsanız, dişeti hastalığınız ya da artıkları dişlerinizden uzaklaştırmayla ilgili problemlerinize karşı diş hekiminiz tarafından önerildiyse, normal fırçalar ile en arka dişlerinize ulaşamayıp, o bölgeyi temizleyemiyorsanız, diş fırçalamanızı zorlaştıracak bir engeliniz veya ellerinizi kullanmada bir zorluğunuz varsa, sabit ortodontik tedavi görüyorsanız, yeni teknolojileri kullanmayı seviyorsanız, elektrikli diş fırçalarını tercih etmeniz gerekir.
Diş macununu sık sık değiştirmek gerekir mi?
Tam aksine. Diş macununu seçerken özel ihtiyaçlarınız olmadığı sürece (aşırı diş taşı, dişeti hastalığı, hassasiyet vb.) alacağınız macunun florid içerip içermediği ne bakmanız yeterlidir. Çoğunluğun bu ekstralara ihtiyacı yoktur.
Dişleri hızlı ve kısa sürede fırçalamak iyi sonuç verir mi?
Kesinlikle hayır. Dişler fırçalandığında amaç dişlerin mekanik olarak temizlenmesidir. Yapılan hesaplamalar, dişin her yüzeyinin yeterli derecede fırçalanması için 2-3 dakika gerektiğini göstermiştir. Dişlerin, bu sürenin altında doğru olarak fırçalanması mümkün değildir. Yani 30 saniyelik bir diş fırçalama sadece ağzınızın tadını değiştirir, fırçalama olarak bir şey ifade etmez.
İnsanların yaptığı en önemli hatalardan bin, bu kadar (tısa fırçalayarak dişlerini temiz tuttuklarına inanmalarıdır. Oysa düzgün olmayan bir fırçalama, dişleri çürüklerden korumaz. Diş fırçalamada önemli olan, fırçalama işlemidir. Diş macununa çok az görev düşer. Ayrıca yoğun baskı uygulayarak, hızlı ve kısa sürede diş fırçalamak, diş yüzeyinin zedelenmesine ve bir süre sonra çatlamalara yol açar. 0u yüzden şunu aklınızdan çıkarmayın: Küçük hareketlerle kırmızıdan beyaza, yani diş etinden dişlere doğru fırçalamayı deneyin.
Diş ipi gerekli mi?
Evet. Fırçalama sadece dişlerin ön, arka ve çiğneyici yüzeylerini temizler. Oysa çürüklerin çok büyük bir bölümü ara yüz dediğimiz dişlerin birbirine temas ettiği yan yüzeylerinden başlar Sadece fırçalama ile bu ara yüz çürüklerinden korunmak mümkün değildir. Bu sebeple her gün l kez diş ipi kullanılması çürüklerin önlenmesi açısından önemlidir. Pek çok yemek artığı ve bakteri diş aralarına öyle bir yerleşir ki, sıradan bir diş fırçasının onu bulması neredeyse imkânsızdır. Bu yüzden diş ipi imdada yetişir. Hiç değilse günde bir kere diş ipiyle temizlik yapmakta fayda var. Bunun için de ideal saat, gün sonundaki fırçalama operasyonu olacaktır. Gece boyunca uykuda hiçbir şey yiyip içmeyeceğiniz için, dişleriniz de daha rahat bir uyku çekecektir.
“Bir parça peynir diş temizliğine katkıda bulunur” diyorlar, doğru mu?
Kısmen doğru. Peynir, özellikle de eski kaşar tükürük akışının artışını uyarır ve tükürüğün uyarımıyla diş minesindeki başlangıç çürükleri bile tamir edebilir. Yemeklerden sonra bir parça peynir yemek diş sağlığınız için iyidir.
Çay, kahve ve nikotin dişlerin rengini değiştirir mi?
Evet. Siz de güne bir bardak çay veya kahve ile başlayanlardansanız, şunu bilmelisiniz ki bu içeceklerdeki ‘tannik asit’ lekelenmelerin başlamasının en önemli sebebidir. Sabah keyfinizi bir pipet yardımıyla içmek bu taninlerin ağzınıza ve dişlerinize bulaşmadan direkt yutulmasını sağlayacaktır. Çay ve kahve aynı zamanda sıcak olmaları sebebiyle dişlerde önce bir genişleme sonra da bir büzülmeye sebep olur. Bu hareket lekelerin tamamen dişin içine yerleşmesine yol açar. Çok sıcak veya çok soğuk içeceklerden kaçınmak bu genişleme-büzülmeyi engelleyerek, lekelerin dişinizle bütünleşmesini önler. Sigara dumanı dişler üzerinde, gıda artıklarının birikeceği yapışkan bir yüzey yaratır. Bu hem dişeti hastalığına yakalanmanızı kolaylaştırır hem de dişlerinizi tamamen temizlemenizi imkansızlaştırır. Böylece dişleriniz daha sağlıksız olur ve hızla sararır.
Parlatma işlemi dişleri zedeler mi?
Doğru yapılırsa, hayır. Diş hekimlerinin kullandığı pastalar özel malzemelerdir. Ciddi bir temizlik sağlamalarına rağmen dişleri aşındırıp çizmezler. Fakat eczanelerde satılan ve özellikle sigara içenler için özel olduğu iddia edilen bazı macunlar dişleri temizlerken çizer ve uzun vadede hem dişleri aşındırarak renklerinin mat ve daha koyu olmasına sebep olur, hem de bu çizikler daha kolay lekeleneceğinden kişiyi bu malzemeyi kullanmaya bağımlı hale getirir. Çünkü kullanmadığında dişlerinin kısa sürede lekelendiğini gören kişi, bu malzemeyi kullanmadığında lekeli dişlerle gezmek zorunda kalacağını düşünür.
Hamileler dişlerini daha mı temiz tutmalılar?
Doğru. Hamilelikte meydana gelen hormonal değişiklikler dişetlerinin daha hassas ve kanamalı olmasına sebep olur. Bu sebeple Özellikle hamilelik başlangıcında bir diş taşı temizliği yapılıp, dişçilerini olabildiğince sağlıklı hale getirmek ve bu dönemde de iyi fırçalamaya devam ederek sorun yaratabilecek bir dişeti probleminden uzak durmak önemlidir, özellikle ilk 3 aydaki bulantı ve kusma problemleri de ağzın daha asitli bir ortam olmasına, bu da çürüklerin daha hızlı ilerlemesine sebep olur. Ancak bu sebeplerin hiçbiri hamilelik esnasında daha kolay diş kaybı olacağı anlamına gelmez. Biraz özen ve 2-3 dakikalık normal bir fırçalama ve ip kullanımıyla, hamilelik dönemi kolayca ve sorunsuzca atlatılabilir. Kişinin ağız bakımı zaten kötüyse ve hiçbir çaba harcamazsa, elbette hamilelik döneminde daha çok problem yaşayacaktır.
Dolgu için en iyi materyal hangisidir ve neden?
Günümüzde kullanılan tek dolgu malzemesi kompozittır {beyaz dolgu, ışıkla sertleşen dolgu). Amalgam yaklaşık 10 sene önce vücutta metal birikimine sebep olma ihtimali ve estetik olarak yetersiz olması sebebiyle kullanılmamaya başlanmıştır. İsviçre gibi gelişmiş batı ülkelerinde amalgam dolgular sokulurken bile zararlı atık muamelesi görüyor ve özel olarak toplanıyorlar. Kompozıt dolgular ise bu süreçte gittikçe gelişerek günümüzde en az amalgam kadar dayanıklı hale geldi. Kcmpozit, amalgamdan farklı olarak yapılması esnasında teknik bilgi ve hassasiyete ihtiyaç duyar. Doğru yapılmış kompozit bir dolgunun düşme ihtimali yok denecek kadar azdır.
İki ayrı diş fırçası neden olmalı?
Çünkü naylon diş fırçasının tam olarak kumyabilmesi için tam bir gün gereklidir. Her gün aynı fırçayı kullanıyorsanız, fırça tam olarak kuruyamaz, işlevini iyi yapamayacak kadar yumuşar. Bu yüzden en az 2 fırçanızın olması gereklidir.
Aklınızda bulunsun: İdeal bir diş fırçası, orta yumuşaklıkta en az 3 sıra, yuvarlatılmış naylon kıllardan yapılmış olmalıdır. Küçük başlı fırçalarla daha detaylı ve iyi bir fircalama yapmak mümkündür.
Hemen yemek bitiminde dişleri fırçalamalı mıyız?
Eğer asitli gıdalar alınmadıysa, hemen fırçalama yapılması uygundur. Ancak kola, portakal suyu vb. asitli gıdaların alımından sonra en az yarım saat diş fırçalamamak gerekir. Zira bu gıdalardaki asit, diş minesinde az da olsa bir erimeye, yumuşamaya sebep olur, tükürük bunu yarım saat içinde normal haline döndürebilecek tamponlama etkisine sahiptir ama dişler hemen fırçalanırsa, fırça bu yumuşamış tabakayı zedeler ve aşınmaya sebep olur. Bu mikro seviyede bu aşınmadır. Fakat sürekli tekrarlandığında dişte hassasiyet ve minelerde incelme oluşur.
Ağız kokusu nerden kaynaklanır?
Ağız kokusunun sebebi, ölü bakterilerin atık maddesi olan ve ‘volatile sülfür’ adı verilen bir gazdır. Nefeste oluşan kötü koku, büyük oranda ağız içi kaynaklıdır. Ağız içi bir enfeksiyon, ilerlemiş bir dişeti hastalığı ya dal sadece ağız içinde birkaç saatten fazla kalmış gıda artıklarına yerleşen bakteriler kokuya sebep olurlar.
Zihin gelişimi için çocuklukta günde 1 yumurta çok önemli
Yazan: admin 02 Temmuz 2010 Cuma
Kategori: Genel sağlık, Çocuk, Diş, Göz, Kadın Sağlığı ve Sağlık Haberleri
->
Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Karakaya, çocukların ve gençlerin, zihinsel gelişimleri için büyümelerini tamamlayıncaya kadar günde 1-2 adet yumurta tüketmesi gerektiğini söyledi.
Karakaya, sağlıklı ve… dengeli bir beslenme için hayvansal gıdaların mutlaka düzenli şekilde alınması gerektiğini belirtti.
İnsan beslenmesinde ve vücut gelişiminde proteinlerin büyük önem taşıdığını vurgulayan Karakaya; et, süt ve yumurta gibi hayvansal ürünlerin de protein açısından zengin kaynaklar olduğunu bildirdi.
Yumurtada Kaliteli Protein VarKarakaya; biyolojik değeri en yüksek olan proteinlerin yumurtada bulunduğunu belirterek, şunları kaydetti:
’’Yumurtanın bileşiminde bulunan proteinler, tüm gıdalardaki proteinler arasında en kaliteli olanlardır.
Yumurta, protein, yağ, vitamin ve mineral gibi besin maddelerinin pek çoğunu içeren önemli bir gıda kaynağıdır. Çocuklar ve gençler özellikle zihinsel gelişimleri için, büyümelerini tamamlayıncaya kadar günde 1-2 adet yumurta tüketmeli.”
Çocukluk Döneminde Yenmeyen Yumurta Telafi EdilemiyorProf. Dr. Mustafa Karakaya; bu yaşlarda yumurta veya et ve süt gibi hayvansal gıdaları yeterince almadan büyümesini tamamlayan bireylerin ileri yaşlarında bu gıdaları ne kadar alırlarsa alsınlar zihinsel gelişimleri üzerinde artık çok fazla etkili olmayacağını vurguladı.
Karakaya, “Özellikle çocukların zihinsel ve bedensel gelişiminde önemli rol oynayan yumurtanın her yaşta düzenli olarak tüketilmesi, bazı hastalıklardan korunma açısından da faydalıdır. Bu nedenle özellikle anneler, küçük yaştaki çocuklarına zihinsel gelişimlerini tamamlayabilmesi için yumurta yedirmeyi ihmal etmemeli’’dedi.
“Aşırı Tüketmek de Yanlış”
Tüm bu faydalarına karşın yumurtanın aşırı tüketilmesinin de yanlış olduğunu, et, süt ve yumurtanın yanı sıra bitkisel gıdaların da dengeli şekilde alınması gerektiğini anlatan Karakaya, yüksek oranda yağ ve karbonhidrat içeren gıdaların tüketiminde aşırıya kaçılması durumunda kilo artışına bağlı bazı sağlık sorunlarının ortaya çıkabileceğini bildirdi.
Selülit tedavisi için geç kalmayın
Yazan: zifiri 18 Haziran 2010 Cuma
Kategori: Çocuk, Diş, Göz, Kadın Sağlığı ve Sağlık Haberleri

Plaj sezonu için geri sayım başlarken, kadınları fazla kilolardan ve selülitlerden kurtulma telaşı aldı. Yazın plajda gönlünce güneşlenebilmeyi ve dilediği her şeyi giyebilmeyi hedefleyen kadınlar, selülitlerden kurtulmak için alternatif yöntemleri araştırmaya başladı… Devamını oku
Ağız sağlığımıza dikkat ediyor muyuz?
Yazan: zifiri 17 Haziran 2010 Perşembe
Kategori: Çocuk, Diş, Göz, Kadın Sağlığı ve Sağlık Haberleri

Ağız ve diş sağlığı , genel sağlığımızın, vücut fonksiyonlarımızın ve yaşam kalitemizin önemli bir parçasıdır.Gelişmekte olan ülkelerin çoğunda olduğu gibi, ülkemizde de sigorta sistemleri dolgu ve protez benzeri tedavi yöntemlerine ödeme yaparken koruyucu hekimlik hizmetlerine yaptığı ödemeleri sınırlı tutmaktadır. Devamını oku
Biberonlardaki tehlike kanıtlandı
Yazan: zifiri 12 Haziran 2010 Cumartesi
Kategori: Çocuk, Diş, Göz, Kadın Sağlığı ve Sağlık Haberleri
Diğer kimyasallarla kombine olarak plastik yapımında uzun yıllardır kullanılan Bisfenol A (BPA) maddesinin bağırsaklardaki olumsuz etkisi bilimsel olarak kanıtlandı. Devamını oku
Yaşlandıkça Dişlerimiz Kısalıyor
Yazan: zifiri 12 Haziran 2010 Cumartesi
Kategori: Çocuk, Diş, Göz, Kadın Sağlığı ve Sağlık Haberleri

Aynaya Baktığınızda Kendinizi Olduğunuzdan Daha Yaşlı Mı Görüyorsunuz? Ya da yüzünüzde gençliğinizden çok farklı bir görünüm mü sezdiniz? Peki dişlerinize hiç baktınız mı? Estetik Diş Hekimi Çağdaş Kışlaoğlu ,yaş ilerledikçe belirginleşen, dişlerdeki aşınma ve buna bağlı olarak diş kısalığını anlattı. Devamını oku
Soğuk İçecek Tüketirken Dişleriniz Sızlıyorsa
Yazan: zifiri 09 Haziran 2010 Çarşamba
Kategori: Çocuk, Diş, Göz, Kadın Sağlığı ve Sağlık Haberleri

Yaz mevsiminin gelmesiyle sıcak ve soğuk farkına yol açangıdaların tüketilme sıklığı artar. Kışın belki de çok dikkatimizi yoğunlaştıramadığımız dişhassasiyetinden, yazın soğukiçecek ve yiyeceklerin tüketilmesinin artmasıyla kaçamaz hale geliriz ve böylecediş hassasiyeti, gündemimizdeki sırasını belirler. Devamını oku
Dişlerimiz sağlıklı ve estetik ise daha güzel konuşuyoruz
Yazan: zifiri 03 Haziran 2010 Perşembe
Kategori: Çocuk, Diş, Göz, Kadın Sağlığı ve Sağlık Haberleri
Kişinin davranışlarında özgüven kaybından kaynaklanan bu tutukluk, çoğu zaman konuşmaya ve iletişime yansır. Özgüvenini tekrar kazanmak isteyenler yüzünde veya vücudunda değişiklik yaratmak için, çoğu zaman estetik yöntemlere başvururlar. Devamını oku
Menopoz hakkında doğru bilinen 11 yanlış
Yazan: zifiri 31 Mayıs 2010 Pazartesi
Kategori: Çocuk, Diş, Göz, Kadın Sağlığı ve Sağlık Haberleri

Kadının hayatında bir dönüm noktası olsa da menopoz, her kadının yumurtlama fonksiyonunun sona ermesiyle birlikte yaşadığı doğal bir süreç. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Mete Bostancı, menopoz hakkındaki yanlış bilgileri açıkladı. Devamını oku

