Botoks ile ilgili bilgi ve yorumlar

Tüm gazete manşetleri ve televizyonlardaki şov programlan­ılın şimdilerde vazgeçilmez konusu botokstur. Bu gözde uygula­mayla yüzünüzdeki tüm yaşlılık belirtilerinin en hızlı ve kolay şe­kilde yok edileceği vurgulanıyor. Ne var ki, Botoks son derece cid­di bir tıbbi uygulama olup doktora danışılmadan yapılmamalı, gü­venilir ve işin ehli kişiler tarafından gerçekleştirilmelidir.

Bu yeni akım yani Botoks uygulaması ameliyatsız gerçekleş­tirilen kozmetik uygulamasını yeğleyen kişilerce masum bir eğlen­ce olarak değerlendirilmektedir. Ama Dallas’taki Teksas Üniversi­tesine bağlı Güneybatı Tıp Merkezi’nin estetik cerrahi bölüm baş­kanına göre bu uygulamanın istenmeyen sonuçlar doğurabileceği gerçeği bir kenara atılmamalıdır.

Dr. Rod Rohrich bu uygulamaya sıcak bakan herkesi şu sözlerle uyarıyor: “Bu uygulamalara katılmayı düşünen kişilerin işlemi uy­gulayacak kişinin işin ehli olup olmadığı araştırmaları çok önemli­dir. Botoks yalnızca yetkili ve eğitimli bir doktor tarafından uygu­lanmalıdır. Bu uygulama kırışıklığı önleyen bir kremin kullanılma­sına benzemez. Botoks sonuçta bir ilaçtır ve onun da bazı yan etki­leri vardır.

“Küçük dozlarda Botoks adeleye enjekte edildiğinde ilaç ade-lenin kasılmasına neden olan hareketi bloke eder. İşte Botoks bu şe­kilde gözlerin, alnın ve dudakların kenarındaki kırışıklıkları yumu­şatır. Uyguladığımız tedavi üç ile dört ay süresince geçerlidir.

“Öte yandan bazı insanlar Botoks uygulaması için uygun aday değildirler. Bu yüzden de her hastanın teker teker değerlendirilmesi ve uygulama işleminden önce doktor tarafından söz konusu olabilecek riskler konusunda bilgilendirilmesi gerekmektedir,” diyor Dr. Rohrich.

Dr. Rohrich aynı zamanda hastaların Botoks ilacının bazı yer­lerde 100 dolara değin düşen fiyatlarda satıldıklannı ve bu ucuz ilaçlara kesinlikle rağbet etmemeleri gerektiğini ileri sürüyor. Bo­toks adı altında satılan bu ucuz ilaçların içinde yalnızca su olduğu da kanıtlanmıştır. “Eğer biri size bu uygulama için hiç de gerçekçi olmayan ucuz bir fiyat önerdiğinde serumun içinde yalnızca su ola­bileceğini ve uygulamanın hiçbir işe yaramayacağını göz önünde bulundurmalısınız.” Dr. Rohrich bazı doktorların hastalarına uygu­lama sırasında alkol ikram ettiklerini de belirtip, “Alkol ve tıbbi uygulamalar asla birbirine karıştırılmamalıdır,” diye sözlerine ekliyor.

Amerikan Estetik Cerrahları Birliği her yıl 1.6 milyondan daha fazla Botoks uygulamasının yapıldığını ve bu uygulamanın Bir­leşik Devletlerde yapılan ameliyatsız estetik ameliyatları ara­sında en yaygını olduğunu açıklamıştır. Botoks bakteri içeren bir protein olan Clostridium botulinum’tan yapılmış olup gözkapaklarının düşmesine ve yüz hatlarında asimetriye neden olabilir.

Gülümsemeniz ışıltısını kaybetmesin

Yanlış diş fırçası seçimi, çay-kahve alışkanlıkları, ağız kokusu gibi etkenler dişlerinizin hastalanmasına, kötü görünmesine ve hatta dökülmesine neden olabilir. Uzmanlar, yüzünden gülümsemenizin ışıltısını kaybetmemesi için dikkat etmeniz gerekenleri sıralıyor…

Dişlerinizin şekli, kendinize duyduğunuz güvene katkıda bulunan fiziki şartlardan biridir. Kendi hakkınızdaki düşünceleriniz de iş ve özel hayatınızı doğrudan etkiler. Nasıl mı? Daha güzel ve rahat gülümseyen kişiler kendileriyle barışık, özgüveni yüksek ve sosyal kişilerdir. Bu da çevrelerine pozitif enerji verir ve sempati kazandırır. Yapılan araştırmalar bu sonucu doğruluyor.

Unutmayın, yüz güzelliğinde dişlerin görüntüsü en önemli etkenlerden biridir. Aynı zamanda (küçük düzeltmelerin de en çabuk fark yarattığı bölgedir. Bu sebeple yüzünüzün görünüşü ile ilgili endişe re problemleriniz varsa, önce dişlerinize bir göz atmanızda fayda var. O halde, güzel bir gülümseme ve daha estetik görünen dişler için bilgilerinizi tazelemenin zamanı geldi! Creadenta Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nden Diş Hekimi Elif Özcan, bu konularda bizleri bilgilendirdi, doğru ve yanlışları anlattı.

Elle fırçalamak, otomatik diş fırçalarıyla fırçalamaktan daha mı sağlıklı?
Büyük yanılgı! Yeni nesil elektrikli diş fırçaları geleneksel elle fırçalama yöntemlerinden kesinlikle çok daha sağlıklı sonuçlar veriyor. Çünkü bu son model fırçalar, dakikada binlerce titreşimle çok daha derinlere nüfuz ederek plak oluşumunu önlüyor ve zamanlama özellikleri sayesinde ilci dakikalık ideal süreyi aşmanıza da engel oluyor.

Peki ne zaman normal diş fırçasından vazgeçip, elektrikli diş fırçalarını tercih etmek gerek?
Diş fırçalama süreniz hakkında kuşkularınız var ise, çocuğunuza diş fırçalamayı sevdirmeye çalışıyorsanız, dişlerinizi normal fırçalar ile çok sert fırçalıyorsanız, dişeti hastalığınız ya da artıkları dişlerinizden uzaklaştırmayla ilgili problemlerinize karşı diş hekiminiz tarafından önerildiyse, normal fırçalar ile en arka dişlerinize ulaşamayıp, o bölgeyi temizleyemiyorsanız, diş fırçalamanızı zorlaştıracak bir engeliniz veya ellerinizi kullanmada bir zorluğunuz varsa, sabit ortodontik tedavi görüyorsanız, yeni teknolojileri kullanmayı seviyorsanız, elektrikli diş fırçalarını tercih etmeniz gerekir.

Diş macununu sık sık değiştirmek gerekir mi?
Tam aksine. Diş macununu seçerken özel ihtiyaçlarınız olmadığı sürece (aşırı diş taşı, dişeti hastalığı, hassasiyet vb.) alacağınız macunun florid içerip içermediği ne bakmanız yeterlidir. Çoğunluğun bu ekstralara ihtiyacı yoktur.

Dişleri hızlı ve kısa sürede fırçalamak iyi sonuç verir mi?
Kesinlikle hayır. Dişler fırçalandığında amaç dişlerin mekanik olarak temizlenmesidir. Yapılan hesaplamalar, dişin her yüzeyinin yeterli derecede fırçalanması için 2-3 dakika gerektiğini göstermiştir. Dişlerin, bu sürenin altında doğru olarak fırçalanması mümkün değildir. Yani 30 saniyelik bir diş fırçalama sadece ağzınızın tadını değiştirir, fırçalama olarak bir şey ifade etmez.

İnsanların yaptığı en önemli hatalardan bin, bu kadar (tısa fırçalayarak dişlerini temiz tuttuklarına inanmalarıdır. Oysa düzgün olmayan bir fırçalama, dişleri çürüklerden korumaz. Diş fırçalamada önemli olan, fırçalama işlemidir. Diş macununa çok az görev düşer. Ayrıca yoğun baskı uygulayarak, hızlı ve kısa sürede diş fırçalamak, diş yüzeyinin zedelenmesine ve bir süre sonra çatlamalara yol açar. 0u yüzden şunu aklınızdan çıkarmayın: Küçük hareketlerle kırmızıdan beyaza, yani diş etinden dişlere doğru fırçalamayı deneyin.

Diş ipi gerekli mi?
Evet. Fırçalama sadece dişlerin ön, arka ve çiğneyici yüzeylerini temizler. Oysa çürüklerin çok büyük bir bölümü ara yüz dediğimiz dişlerin birbirine temas ettiği yan yüzeylerinden başlar Sadece fırçalama ile bu ara yüz çürüklerinden korunmak mümkün değildir. Bu sebeple her gün l kez diş ipi kullanılması çürüklerin önlenmesi açısından önemlidir. Pek çok yemek artığı ve bakteri diş aralarına öyle bir yerleşir ki, sıradan bir diş fırçasının onu bulması neredeyse imkânsızdır. Bu yüzden diş ipi imdada yetişir. Hiç değilse günde bir kere diş ipiyle temizlik yapmakta fayda var. Bunun için de ideal saat, gün sonundaki fırçalama operasyonu olacaktır. Gece boyunca uykuda hiçbir şey yiyip içmeyeceğiniz için, dişleriniz de daha rahat bir uyku çekecektir.

“Bir parça peynir diş temizliğine katkıda bulunur” diyorlar, doğru mu?
Kısmen doğru. Peynir, özellikle de eski kaşar tükürük akışının artışını uyarır ve tükürüğün uyarımıyla diş minesindeki başlangıç çürükleri bile tamir edebilir. Yemeklerden sonra bir parça peynir yemek diş sağlığınız için iyidir.

Çay, kahve ve nikotin dişlerin rengini değiştirir mi?
Evet. Siz de güne bir bardak çay veya kahve ile başlayanlardansanız, şunu bilmelisiniz ki bu içeceklerdeki ‘tannik asit’ lekelenmelerin başlamasının en önemli sebebidir. Sabah keyfinizi bir pipet yardımıyla içmek bu taninlerin ağzınıza ve dişlerinize bulaşmadan direkt yutulmasını sağlayacaktır. Çay ve kahve aynı zamanda sıcak olmaları sebebiyle dişlerde önce bir genişleme sonra da bir büzülmeye sebep olur. Bu hareket lekelerin tamamen dişin içine yerleşmesine yol açar. Çok sıcak veya çok soğuk içeceklerden kaçınmak bu genişleme-büzülmeyi engelleyerek, lekelerin dişinizle bütünleşmesini önler. Sigara dumanı dişler üzerinde, gıda artıklarının birikeceği yapışkan bir yüzey yaratır. Bu hem dişeti hastalığına yakalanmanızı kolaylaştırır hem de dişlerinizi tamamen temizlemenizi imkansızlaştırır. Böylece dişleriniz daha sağlıksız olur ve hızla sararır.

Parlatma işlemi dişleri zedeler mi?
Doğru yapılırsa, hayır. Diş hekimlerinin kullandığı pastalar özel malzemelerdir. Ciddi bir temizlik sağlamalarına rağmen dişleri aşındırıp çizmezler. Fakat eczanelerde satılan ve özellikle sigara içenler için özel olduğu iddia edilen bazı macunlar dişleri temizlerken çizer ve uzun vadede hem dişleri aşındırarak renklerinin mat ve daha koyu olmasına sebep olur, hem de bu çizikler daha kolay lekeleneceğinden kişiyi bu malzemeyi kullanmaya bağımlı hale getirir. Çünkü kullanmadığında dişlerinin kısa sürede lekelendiğini gören kişi, bu malzemeyi kullanmadığında lekeli dişlerle gezmek zorunda kalacağını düşünür.

Hamileler dişlerini daha mı temiz tutmalılar?
Doğru. Hamilelikte meydana gelen hormonal değişiklikler dişetlerinin daha hassas ve kanamalı olmasına sebep olur. Bu sebeple Özellikle hamilelik başlangıcında bir diş taşı temizliği yapılıp, dişçilerini olabildiğince sağlıklı hale getirmek ve bu dönemde de iyi fırçalamaya devam ederek sorun yaratabilecek bir dişeti probleminden uzak durmak önemlidir, özellikle ilk 3 aydaki bulantı ve kusma problemleri de ağzın daha asitli bir ortam olmasına, bu da çürüklerin daha hızlı ilerlemesine sebep olur. Ancak bu sebeplerin hiçbiri hamilelik esnasında daha kolay diş kaybı olacağı anlamına gelmez. Biraz özen ve 2-3 dakikalık normal bir fırçalama ve ip kullanımıyla, hamilelik dönemi kolayca ve sorunsuzca atlatılabilir. Kişinin ağız bakımı zaten kötüyse ve hiçbir çaba harcamazsa, elbette hamilelik döneminde daha çok problem yaşayacaktır.

Dolgu için en iyi materyal hangisidir ve neden?
Günümüzde kullanılan tek dolgu malzemesi kompozittır {beyaz dolgu, ışıkla sertleşen dolgu). Amalgam yaklaşık 10 sene önce vücutta metal birikimine sebep olma ihtimali ve estetik olarak yetersiz olması sebebiyle kullanılmamaya başlanmıştır. İsviçre gibi gelişmiş batı ülkelerinde amalgam dolgular sokulurken bile zararlı atık muamelesi görüyor ve özel olarak toplanıyorlar. Kompozıt dolgular ise bu süreçte gittikçe gelişerek günümüzde en az amalgam kadar dayanıklı hale geldi. Kcmpozit, amalgamdan farklı olarak yapılması esnasında teknik bilgi ve hassasiyete ihtiyaç duyar. Doğru yapılmış kompozit bir dolgunun düşme ihtimali yok denecek kadar azdır.

İki ayrı diş fırçası neden olmalı?
Çünkü naylon diş fırçasının tam olarak kumyabilmesi için tam bir gün gereklidir. Her gün aynı fırçayı kullanıyorsanız, fırça tam olarak kuruyamaz, işlevini iyi yapamayacak kadar yumuşar. Bu yüzden en az 2 fırçanızın olması gereklidir.

Aklınızda bulunsun: İdeal bir diş fırçası, orta yumuşaklıkta en az 3 sıra, yuvarlatılmış naylon kıllardan yapılmış olmalıdır. Küçük başlı fırçalarla daha detaylı ve iyi bir fircalama yapmak mümkündür.

Hemen yemek bitiminde dişleri fırçalamalı mıyız?
Eğer asitli gıdalar alınmadıysa, hemen fırçalama yapılması uygundur. Ancak kola, portakal suyu vb. asitli gıdaların alımından sonra en az yarım saat diş fırçalamamak gerekir. Zira bu gıdalardaki asit, diş minesinde az da olsa bir erimeye, yumuşamaya sebep olur, tükürük bunu yarım saat içinde normal haline döndürebilecek tamponlama etkisine sahiptir ama dişler hemen fırçalanırsa, fırça bu yumuşamış tabakayı zedeler ve aşınmaya sebep olur. Bu mikro seviyede bu aşınmadır. Fakat sürekli tekrarlandığında dişte hassasiyet ve minelerde incelme oluşur.

Ağız kokusu nerden kaynaklanır?
Ağız kokusunun sebebi, ölü bakterilerin atık maddesi olan ve ‘volatile sülfür’ adı verilen bir gazdır. Nefeste oluşan kötü koku, büyük oranda ağız içi kaynaklıdır. Ağız içi bir enfeksiyon, ilerlemiş bir dişeti hastalığı ya dal sadece ağız içinde birkaç saatten fazla kalmış gıda artıklarına yerleşen bakteriler kokuya sebep olurlar.

Zihin gelişimi için çocuklukta günde 1 yumurta çok önemli

Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Karakaya, çocukların ve gençlerin, zihinsel gelişimleri için büyümelerini tamamlayıncaya kadar günde 1-2 adet yumurta tüketmesi gerektiğini söyledi.
Karakaya, sağlıklı ve… dengeli bir beslenme için hayvansal gıdaların mutlaka düzenli şekilde alınması gerektiğini belirtti.
İnsan beslenmesinde ve vücut gelişiminde proteinlerin büyük önem taşıdığını vurgulayan Karakaya; et, süt ve yumurta gibi hayvansal ürünlerin de protein açısından zengin kaynaklar olduğunu bildirdi.
Yumurtada Kaliteli Protein VarKarakaya; biyolojik değeri en yüksek olan proteinlerin yumurtada bulunduğunu belirterek, şunları kaydetti:
’’Yumurtanın bileşiminde bulunan proteinler, tüm gıdalardaki proteinler arasında en kaliteli olanlardır.
Yumurta, protein, yağ, vitamin ve mineral gibi besin maddelerinin pek çoğunu içeren önemli bir gıda kaynağıdır. Çocuklar ve gençler özellikle zihinsel gelişimleri için, büyümelerini tamamlayıncaya kadar günde 1-2 adet yumurta tüketmeli.”
Çocukluk Döneminde Yenmeyen Yumurta Telafi EdilemiyorProf. Dr. Mustafa Karakaya; bu yaşlarda yumurta veya et ve süt gibi hayvansal gıdaları yeterince almadan büyümesini tamamlayan bireylerin ileri yaşlarında bu gıdaları ne kadar alırlarsa alsınlar zihinsel gelişimleri üzerinde artık çok fazla etkili olmayacağını vurguladı.
Karakaya, “Özellikle çocukların zihinsel ve bedensel gelişiminde önemli rol oynayan yumurtanın her yaşta düzenli olarak tüketilmesi, bazı hastalıklardan korunma açısından da faydalıdır. Bu nedenle özellikle anneler, küçük yaştaki çocuklarına zihinsel gelişimlerini tamamlayabilmesi için yumurta yedirmeyi ihmal etmemeli’’dedi.

“Aşırı Tüketmek de Yanlış”
Tüm bu faydalarına karşın yumurtanın aşırı tüketilmesinin de yanlış olduğunu, et, süt ve yumurtanın yanı sıra bitkisel gıdaların da dengeli şekilde alınması gerektiğini anlatan Karakaya, yüksek oranda yağ ve karbonhidrat içeren gıdaların tüketiminde aşırıya kaçılması durumunda kilo artışına bağlı bazı sağlık sorunlarının ortaya çıkabileceğini bildirdi.

Selülit tedavisi için geç kalmayın

Selülit tedavisi için geç kalmayın

Plaj sezonu için geri sayım başlarken, kadınları fazla kilolardan ve selülitlerden kurtulma telaşı aldı. Yazın plajda gönlünce güneşlenebilmeyi ve dilediği her şeyi giyebilmeyi hedefleyen kadınlar, selülitlerden kurtulmak için alternatif yöntemleri araştırmaya başladı… Devamını oku

Ağız sağlığımıza dikkat ediyor muyuz?

Yazan: zifiri 17 Haziran 2010 Perşembe  
Kategori: Çocuk, Diş, Göz, Kadın Sağlığı ve Sağlık Haberleri

Ağız ve diş sağlığı , genel sağlığımızın, vücut fonksiyonlarımızın ve yaşam kalitemizin önemli bir parçasıdır.
Gelişmekte olan ülkelerin çoğunda olduğu gibi, ülkemizde de sigorta sistemleri dolgu ve protez benzeri tedavi yöntemlerine ödeme yaparken koruyucu hekimlik hizmetlerine yaptığı ödemeleri sınırlı tutmaktadır. Oysa ağız ve diş sağlığının iyileştirilip geliştirilmesi için koruyucu hekimlik hizmetlerinin yaygınlaştırılmasına ihtiyaç duyuyoruz.
Diş ve dişeti hastalıklarının nedenlerini ve risk faktörlerini tespit ederek başlangıç düzeyinde önlemeyi ve kontrolünü amaçlayan ilk aşama koruyucu önlemler olarak; oral hijyen eğitimi, sağlık tarama programlarının genişletilmesi, diş ve dişeti sağlığını olumsuz etkileyebilecek beslenme alışkanlıklarından uzaklaşma, florlu diş macunu ve gargara kullanımı ile fissür örtücü uygulamalarını sayabiliriz.
İkincil koruma yöntemleri ise erken teşhis ve basit tedavi uygulamalarıdır. Erken teşhis için yılda iki kez diş hekimi kontrolü ihmal edilmemeli, diş dolgu ve tedavilerinin yanı sıra diş yüzeyi temizliğinin (diştaşı temizliği) de ağız sağlığı açısından önemi unutulmamalıdır.
Bunların yanı sıra, ailelerin çocukların sağlık alışkanlıklarını belirlemede çok önemli bir yere sahip olduğunu belirtmekte yarar var.
Academy of General Dentistry’nin Haziran 2010 sayısında yayınlanan araştırmaya göre ağız sağlığını annelere ve ailelere öğreterek erken çocukluk çürüklerinin önüne geçilebilir.
Genç aileler o kadar çok sorunla karşılaşıyorlar ki çocuklarının ağız sağlığının genel sağlıkları ile ilgisi olduğunu düşünemeyebiliyorlar.
İdealde ağız sağlığı eğitiminin hamilelikte başlaması gerekiyor. Hamilelerde ağız sağlığı problemleri erken doğumlara yol açabildiğini biliyoruz. Bu nedenle hamilelerin ağız kontrollerini düzenli yaptırmaları çok önemli.
Bebek doğduktan sonra ailelerin bebeklerinin ağız ve diş sağlığı aşamalarını öğrenmeleri de diğer önemli bir konu.
Çocukların ilk diş doktoru randevularını 1 yaş civarında veya ilk diş çıktığı anda almalarını tavsiye ediyoruz. Genç annelerimiz doğru fırçalama tekniklerini, bu ilk randevuda öğrenilebilirler.
Beslenme alışkanlıkları, çocukların ağız sağlığını etkileyen diğer bir faktördür. Dişlerin sık ve uzun süreli şeker içeren sıvılarla temas etmesi diş çürümelerine sebep olur. Ayrıca ailelerin uyku zamanı çocuklarına süt, mama, meyve suyu ve gazlı içeçekler vermekten kaçınmaları en doğrusu.
Diş hekimleri tarafından ailelere ve çocuklara ağız sağlığı konusunda eğitim materyalleri dağıtılarak ve gerekli eğitimler verilerek çocukların görünümünü etkileyen ve kendine güven problemlerine sebep olabilen erken diş çürümeleri önlenerek hayat kaliteleri yükseltilebilir.
Sonuç olarak, ağız ve diş sağlığımızla ilgili koruyucu önlemlere dikkat ederek çok daha pahalı ve zahmetli tedavilere olan ihtiyacımız azalabilir.

Ağız ve diş sağlığı , genel sağlığımızın, vücut fonksiyonlarımızın ve yaşam kalitemizin önemli bir parçasıdır.Gelişmekte olan ülkelerin çoğunda olduğu gibi, ülkemizde de sigorta sistemleri dolgu ve protez benzeri tedavi yöntemlerine ödeme yaparken koruyucu hekimlik hizmetlerine yaptığı ödemeleri sınırlı tutmaktadır. Devamını oku

Biberonlardaki tehlike kanıtlandı

Yazan: zifiri 12 Haziran 2010 Cumartesi  
Kategori: Çocuk, Diş, Göz, Kadın Sağlığı ve Sağlık Haberleri

Diğer kimyasallarla kombine olarak plastik yapımında uzun yıllardır kullanılan Bisfenol A (BPA) maddesinin bağırsaklardaki olumsuz etkisi bilimsel olarak kanıtlandı. Devamını oku

Yaşlandıkça Dişlerimiz Kısalıyor

Yazan: zifiri 12 Haziran 2010 Cumartesi  
Kategori: Çocuk, Diş, Göz, Kadın Sağlığı ve Sağlık Haberleri

Haber: Yaşlandıkça Dişlerimiz Kısalıyor

Aynaya Baktığınızda Kendinizi Olduğunuzdan Daha Yaşlı Mı Görüyorsunuz? Ya da yüzünüzde gençliğinizden çok farklı bir görünüm mü sezdiniz? Peki dişlerinize hiç baktınız mı? Estetik Diş Hekimi Çağdaş Kışlaoğlu ,yaş ilerledikçe belirginleşen, dişlerdeki aşınma ve buna bağlı olarak diş kısalığını anlattı. Devamını oku

Soğuk İçecek Tüketirken Dişleriniz Sızlıyorsa

Yazan: zifiri 09 Haziran 2010 Çarşamba  
Kategori: Çocuk, Diş, Göz, Kadın Sağlığı ve Sağlık Haberleri

Haber: Soğuk İçecek Tüketirken Dişleriniz Sızlıyorsa

Yaz mevsiminin gelmesiyle sıcak ve soğuk farkına yol açangıdaların tüketilme sıklığı artar. Kışın belki de çok dikkatimizi yoğunlaştıramadığımız dişhassasiyetinden, yazın soğukiçecek ve yiyeceklerin tüketilmesinin artmasıyla kaçamaz hale geliriz ve böylecediş hassasiyeti, gündemimizdeki sırasını belirler. Devamını oku

Dişlerimiz sağlıklı ve estetik ise daha güzel konuşuyoruz

Yazan: zifiri 03 Haziran 2010 Perşembe  
Kategori: Çocuk, Diş, Göz, Kadın Sağlığı ve Sağlık Haberleri

Kişinin davranışlarında özgüven kaybından kaynaklanan bu tutukluk, çoğu zaman konuşmaya ve iletişime yansır. Özgüvenini tekrar kazanmak isteyenler yüzünde veya vücudunda değişiklik yaratmak için, çoğu zaman estetik yöntemlere başvururlar. Devamını oku

Menopoz hakkında doğru bilinen 11 yanlış

Menopoz hakkında doğru bilinen 11 yanlış-1

Kadının hayatında bir dönüm noktası olsa da menopoz, her kadının yumurtlama fonksiyonunun sona ermesiyle birlikte yaşadığı doğal bir süreç. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Mete Bostancı, menopoz hakkındaki yanlış bilgileri açıkladı. Devamını oku

Sonraki sayfa »